Cihangir Göker: İyi bir diksiyon için her gün sesli okuyun

Diksiyon eğitiminin son dersini TRT'nin 1968'deki ilk programı "Atatürk ve Devrimleri"ni sunan iki isminden biri olan Cihangir Göker'den aldık. Konuşması ve ses rengi büyüleyiciydi ve tam anlamıyla bir İstanbul beyefendisiydi. Cihangir Hoca, derste hata yaptığı için özür dileyen herkese büyük bir nezaketle 'rica ederim' karşılığını veriyordu ve dersin sonunda (her zaman bunu yaptığını söyledi) kapıda … Cihangir Göker: İyi bir diksiyon için her gün sesli okuyun yazısını okumaya devam et

STK’lar için Google Programı Kapsamında Yazılım Bağışından Faydalanın

Google Türkiye'nin Sivil Toplum Kuruluşları için Google Programının tanıtım toplantısı için İnternet Derneği'ni (isoc-tr) temsilen Salı günü Wyndham Grand Istanbul'daydım. Ev sahibi olarak Google Türkiye Kamu İlişkileri Müdürü Pelin Kuzey açılış konuşmasını yaptı. Kuzey, Google'ı sivil toplum kuruluşları için Türkiye'ye getirmekten duydukları sevinci dile getirdi. STK'lar için Google Programının Türkiye'de de nihayet başlayacak olması STK'lar tarafından … STK’lar için Google Programı Kapsamında Yazılım Bağışından Faydalanın yazısını okumaya devam et

Fulin Arıkan: Konuşma kişisel bir şovdur

Sahneye kendimi tanıtmak için çıktığımda 'Yüzün bana tanıdık geldi' deyince 'Sizin de yüzünüz bana tanıdık geliyor' dedim gülerek ;) Ben heyecanımı yatıştırmak adına latifeyle karışık bir karşılık vermeye çalışmıştım çünkü karşımdaki TRT'nin ünlü spikerlerinden Fulin Arıkan'dı. Televizyonla az çok ilgisi olan hemen herkesin mutlaka görüp bildiği bir ekran yüzüydü kendisi. Bizim bu 'simalarımızın birbirimize tanıdık gelmesi' … Fulin Arıkan: Konuşma kişisel bir şovdur yazısını okumaya devam et

Alçakdam Yokuşundaki ‘Duvar’ın Bana Fark Ettirdikleri

Öğle yemeklerinden sonra çoğunlukla Cihangir'in ara sokaklarında kısa bir yürüyüşe çıkarım. Yine o yürüyüşlerden birinde önünden geçtiğim kafenin yan duvarındaki bu çalışma dikkatimi çekti. 'Boş bir duvar' deyip öylece bırakılmamıştı. Her kim ise hayal gücünü, sanatını ya da kişisel zevkini o boş duvara yansıtmıştı. Sonra fotoğrafını çekip "Bildiğin duvar... Beyoğlu Cihangir'deki Alçakdam Yokuşu'nda bir kafenin … Alçakdam Yokuşundaki ‘Duvar’ın Bana Fark Ettirdikleri yazısını okumaya devam et

Türkçede söyleyiş birliği yok çünkü Türkçe fonetik sözlüğümüz yok

Petrol mühendisliğini son sınıfta terk edip çok istediği tiyatro bölümüne gider. Eş dost 'ikinci üniversiteyi okuduğuna göre paran çok galiba" der ancak o ders dışı zamanlarında müzikle uğraşarak okul masraflarını karşılamaya çalışır. Üniversite sonrası çalışma hayatına atılır ve işinde öylesine profesyoneldir ki yıllar önce yüzündeki kistin alınması için üst dişlerinin tamamı sökülüp damağı kesilip büyük … Türkçede söyleyiş birliği yok çünkü Türkçe fonetik sözlüğümüz yok yazısını okumaya devam et

Ne bildiğimizden çok nasıl anlatabildiğimiz önemli

İFOD'da 2012 yılında almaya başladığım dijital fotoğraf eğitiminin ilk dersinde Nilay İşlek hocamız, 'bu eğitimler sırasında fotoğraf çekememeye başlayacaksınız; merak etmeyin bir süre sonra geçer' demişti. Neyin, nasıl olması gerektiğine dair herhangi bir konuda eğitim almaya başlayınca insan bildiğini (alışageldiğini) de unutmaya (karıştırmaya) başlıyor. Örneğin bugünlerde konuşurken çok fazla hata yapmaya (hatta konuşamamaya) başladığımı hisseder oldum. Diksiyon … Ne bildiğimizden çok nasıl anlatabildiğimiz önemli yazısını okumaya devam et

Yazmak Yaşamaktır*

Melih Cevdet Anday'ın günlüklerinin bir araya toplandığı 'Bir Defterden' kitabında "Yazmak, yaşamaktır" diyordu Anday. Oktay Akbal'ın kendisine yönelttiği "Sence yazmak yaşamak mıdır?" sorusuna bu cevabı vermişti. 3 Temmuz 1978 tarihli günlüğüne de bu konu hakkında şu cümleleri not düşmüştü: "...Defterimi buldum. Gene yazmak istiyorum. Üstelik yalnız olduğum için bu deftere yazmak beni canlandıracaktır. (...) Yazmak … Yazmak Yaşamaktır* yazısını okumaya devam et