Frizbi: Benim Çocukluk Oyuncağım!

Bu yaşıma kadar sporun herhangi bir dalıyla hiç ilgilenmedim ama 90'lı yıllarda bir spor olarak görülmeyen frizbiyi gayet başarılı bir şekilde atardım. Ufo'ya benzeyen o oyuncağa "frizby, frisbee, frisbi, disket" deyin ya da onun adını ilk defa duymuş olun hiç fark etmez; hayatınızda mutlaka bir kez de olsa çöp kovasının kapağını havaya fırlatmışlığınız vardır. Demek istediğim … Frizbi: Benim Çocukluk Oyuncağım! yazısını okumaya devam et

Portre Fotoğraf, Yazmaya Şiirle Başlamaktır!

Bir süredir Seyit Ali Ak imzasını taşıyan Fotoğrafın İzinde Kırk Yıl kitabını okuyordum. Ak’ın Hürriyet Gösteri ve Milliyet Sanat dergileri başta olmak üzere bazı gazete ve fotoğraf dergilerinde yayımlanan seçme yazılarından oluşan kitabın sayfaları arasında dolaşırken kendi özel merakımdan dolayı da ‘röportaj’ sözcüğü dikkatimi çekiyor ve Ak’ın ‘Fotoğraf varsa röportaj vardır’ sözünü not ediyorum. Öyle ki … Portre Fotoğraf, Yazmaya Şiirle Başlamaktır! yazısını okumaya devam et

Sen Akıp Giderken İstanbul; Orhan Veli 100 Yaşına Girdi!

Yazdım okuyun; Bir Orhan Veli Şiiri bulup Şiire Dokunun! YKY’den e-posta adresime gelen mesajda 'Sakın Şaşırma, Orhan Veli 100 Yaşında' yazıyordu. Serginin tarihini takvimime kaydettim ve birkaç hafta önce bir cumartesi soluğu İstiklal’deki YKY kitap satış mağazasının önünde aldım. Orhan Veli’nin dünyasına dalmadan önce bir zamanlar arşınladığı yollardan bugün geçen binlerce insanı seyrettim, onu bir … Sen Akıp Giderken İstanbul; Orhan Veli 100 Yaşına Girdi! yazısını okumaya devam et

Zaman Kumbarası Diye Bir Şey Var: Zumbara

Size bugün farklı bir yerden sesleniyorum. "Para yerine zamanın kullanıldığı, yetenek ve tecrübelerin paylaşıldığı topluluk" olarak özetlenen Zumbara'nın blogundan (bkz.) Gönüllülük bilincinin ve yardımlaşmanın sanal alemdeki yansıması Zaman Kumbarası Zumbara'yla tanışma hikayemi, Zumbara'yı ve Zumbara tecrübelerimi siz {şuradaki} ilk yazımı okurken ben bu yazının altında yazmaya devam edeceğim. Birkaç ay önce bir hafta sonu ulusal bir … Zaman Kumbarası Diye Bir Şey Var: Zumbara yazısını okumaya devam et

Ah O Balkon!

Babamdan çok babam; canım abim. Çocukluğun da bizde; gençliğin de!Oturma odasının balkonunda, o divanın üzerinde yine otursak... Ağustos böceklerinin sesi Aydın - İzmir yolundan geçen arabaların sesine karışsa. Hüss doğmamış olsa; İboş daha emekliyor olsa; Ziya emziği hâlâ emiyor olsa. Arada uçak geçtiğinde 'babam bu uçakta mı?' diye sorsam; yeşil kilimin üstünde yer sofrasında annemle … Ah O Balkon! yazısını okumaya devam et

İnsan Hikâyecisi

‘Sana uzatacak başka elim yok’ dediğimde gerçekten yorulmuştum Egeli damarımdan. Almadan vermeye çalışmak, bir sevgi uğruna bir yüreğin peşinden koşmak, bir gönlü fethetmeye çalışmak, şaşırtmak, savaşmak sanırım en çok da zeytin ve incirle beslenen biz Egeliler’e has bir durum. Hele ki 'samimiyetsiz' samimiyetin, yüzeysel ilişkinin, göstermelik alakanın zirve yaptığı İstanbul, bir Egeli için ikide bir … İnsan Hikâyecisi yazısını okumaya devam et