e-günlük

Türkiye Açılımı

22.07.2009 (34)

İnsanın bu ülkede Cem Garipoğlu olup testere ile kız kesesi; APO  olup  babil kulesinde yaşayası; terörist olup dağdan inesi ve domuz gribi olup geberesi geliyor! {Allah korusun!}

Demokratik açılıma destek amacıyla dağdan inen teröristlerin (aaa çok özür dilerim hemen düzeltiyorum) barış elçilerinin dün 50 bin kişi tarafından davullu zurnalı karşılandığını bütün haber bültenlerinde seyretmek, bir Türk olarak büyük sabır gerektiriyordu. Şehit yakını olmak elbette büyük bir onur; bütün şehitler bizim kanımız canımız  ama iyi ki şehit yakını değilimdedim. O görüntüler karşısında şehit analarının nasıl da kahrolduğunu tahmin edebiliyorum. İnsan o televizyonu parçalardı sanırım.

Kimse Cem Garipoğlu’na git o kızı kesdemedi belki ama çocukcağız (!) hazır bir canilik etmişkenmutlaka bu olayı şişirelim; allayıp pullayıp medya ile milleti bir süre uyutalım dediler. Cem Garipoğlu yakalandı, 2 gün boyunca başka haber seyretmedik ama o sıra Türkiye’de başka alanlarda hiç mi gelişme / değişme olmadı?

30 bin kişinin katili Apo, babil kulesinde adeta. Eli sıcak sudan soğuk suya geçmiyordur. Türkiye’de en güvendeki adam o olsa gerek. Savaş çıksa hepimiz ölsek, o orada sapasağlam kalır eminim. Genç bir kızı doğrayıp gitar çantasına koyup çöpe atan Cem Garipoğlu da bizim medayaya bakılırsa plazma televizyonlarla dolu, Avrupa’nın en iyi şartlarına sahip beş yıldızlı otelvari hapishanesinde şöhretin tadını çıkarıyor. Affedilmesi mümkün olmayan korkunç suçlara ve suçlulara biçilen kaftan bunlar olunca, insanın ne terörist ne de katil olmaktan cayası geliyor!

Aşk-ı Memnu’nun sevişme sahneleriyle kendinden geçen benim canım milletimin beyni Hanımın Çiftliği ile hepten uyuşmuşken bir de domuz gribiyle kadersiz talihine bir yenisi eklendi. Müslüman adam domuz gribi mi olurmuş; bize koyun gribi yakışır. İki aşı vururlar hepten koyun gibi güderler.

Sonra ne mi olur? İmralı’nın haritadaki yerini bulamayız; Cem Garipoğlu afla hapisten çıkar; bütün diziler final yapar. Kafamızı kaldırıp bir bakarız ki  kamusal alandaki bütün güler yüzlü müşteri temsilcileri, dağdan inen barış elçileriyle dolup taşmış. Başka bir arzusu olan?

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir.TOFD’aulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası”na 5 TL’lik bağışta bulunun.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

10 Yorumlar

  • Yanıtla zuhal 23 Ekim 2009 at 13:13

    Dağdan inerken dahi terör örgütüne ve elebaşına sloganlar atarak gelen teröristlerin (pardon barış elçileri!!) kuzu kuzu oturacağını sanarak buna vesile olanlar tarihe geçmişlerdir. Ama nasıl? Gün olur, devran döner!

  • Yanıtla pınar 22 Ekim 2009 at 20:53

    . . .

  • Yanıtla sultan 22 Ekim 2009 at 15:49

    dilimizi,dinimizi,ırkımızı biz seçemiyoruz, bu bir tercih meselesi değil haliyle kimseyi bu sebeplerden ayırıma tabi tutamayız ,bu bizim de işimiz değil zaten.
    ortada bir sorun var bunu kabul etmek lazım.bu sorun uğruna binlerce şehit verdi bu vatan!eğer bu bir savaşsa hepimiz bir şeyler yapalım ama bu savaş değil,karşımızda somut bir düşman yok.halkı arkasına almış bir örgüt var,budur bizim elimizi kolumuzu bağlayan,bu kadar yara almamıza sebep olan.
    halkın bu tarz sorunları olduğunu düşünmüyorum,bu iktidarların savaşı.şuan izliyoruz hepimiz,halkın temsilcisi olarak seçilen bu insanlar adımıza bir şeyler yapıyorlar,bize fikrimizi soran yok,sebep kim yada ne olursa olsun sonuçlarını hep beraber çekicez,maalesef.
    sanki ülkemin bütün sorunlarını bitirdik geriye sadece açılım yapmak kaldı,yanıbaşımda hala evinde elektiriği olmayan insanlar varken,sokakta yaşayan aç ve sefil bir şekilde yaşama tutunmaya çalışanlar varken,hala asgari ücret gibi komik bir maaşla geçinmeye çabalayanlar varken,kapı kapı dolanıp allah rızası için para toplayanlar varken,okula gidecek ayakkabısı olmayanlar varken,yılda bir defa evine et girenler varken..inanın bu iktidarların saçmasapan uğraşları bana çok anlamsız geliyor!!

  • Yanıtla Yasemin diye biri... 21 Ekim 2009 at 21:02

    Tek kelime ile mükemmel bir yazı.Benim içimi alıp dökmüşsün adeta… Bugün okulda yaşadığım bir durumun üzerine bu yazı tam bir uyum içerisinde olmuş.Sağolasın

  • Yanıtla Zeynep Çiğdemal IŞIK 21 Ekim 2009 at 16:39

    Artık bir Türk Açılımı bekliyoruz pek sevgili vekillerimizden, hükümetimizden. Hem böylece şehit yakınlarına, gazilere sahip çıkar devletimiz.. Hem böylece belki TÜRKÇE’ye sahip çıkılır.. Hem böylece işi olmayan onca vatandaşımız iş bulur… Yok yok bizi ancak Türk Açılımı paklar!!! Yıllarca biz KÜRT-TÜRK demeden yaşamıştık. (Dağdaki çatışmaların kimlerden destek gördüğü, silahların nereden geldiği, kimlerin ikili oynadığı herkesin malumu olduğu için bunu dışarıda bırakıyorum..) En azından ben kendi şehrim için söylüyorum, yoktu bizim birbirimizden farkımız. Ama ne zamanki açılımlardan açılım beğendik, artık onlar Kürt bizse Türk… Sanırım amaca ulaşıldı..

  • Yanıtla mustafa pişirici 21 Ekim 2009 at 15:29

    ya aranızdan 30 kişi teslim olsun.. adamlara açılım yapın diye askı yaptık.. söz size birşey olmayacak yahuu olmaz biz varız. dtp karşılar sizi hem oy toplarız onlara… hadi yahuuu çabuk olun daha işimiz çok.. sırada ermenistan var.. ekümenik kimlik tartışası açacağızz ooo çabuk çabuk söz size bişey olmazzz.. diyenleri dinleyenler var… EY TÜRK GENÇLİĞİ !!!

  • Yanıtla kalderavolkan 21 Ekim 2009 at 09:41

    Ne oldu, nasıl oldu da bu hale geldik, şurda 3-5 sene öncesine kadar Terörist kelimesi arkasında bir çuval küfürle, bela ile anılırken adları Barış elçisi oluverdi. Bırakın dağdan inmeyi, burunlarını gördüğümüz yerde kafalarını uçuracağımız canileri bugün davul zurna ile karşılar, 12 saat içinde Türkiye Cumhuriyeti maarif hamamında 2 kese 3 tas su ile aklayıp paklayıp şehit analarımızın, bacılarımızın gözünün içine baka baka salıverdik doğal hayata.
    Allahım sen görüyorsun, neylersen güzel eylersin diyip susmak istiyorum ama olmuyor, olamıyor işte :( Canım yanıyor, gözüm, dilim yüreğim ağlıyor ya ne çare ://

  • Yanıtla Halis 20 Ekim 2009 at 23:25

    Ben bu açılım olayını ilk duyduğum günden bu yana sıcak bakmıyorum. Ama çevremde gördüğüm kadarıyla bunu kabullenmeye başladı bizim halkımız. Daha düne kadar kürtçe konuşmak bile yasakken özel televizyon kanalları kürt şarkılarla doldu. Başbakanımız TRT6’yı kürtçe konuşarak açtı… Bizi nasıl bu hale getirdiler. Kimse boşuna demokratik açılımmış falan filan demesin. Bugünün demokratik açılımı yarının kürdistanı(!) Bence apo dağdayken Türkiye daha gururluydu…

  • Yanıtla hülya 20 Ekim 2009 at 22:53

    son paragrafında ülkemizin durumunu traji komik bir şekilde özetlemişsin.Benim tek dileğim bu durumlara gelmememiz.
    Her şeyin başının siyaset olduğu ülkemizde ilk başda siyasete yön verilerek ya da son verilerek yeni bir başlangıç yapılmasını istiyorum.Arkadan çok kalabalık çok dağınık çok asi bir yeni nesil geliyor olaylar çığrından çıkmadan yola girmeli diye düşünüyorum.Tüm bu diziler hiçbir eğitici içeriği olmayan yarışma programları da insanları ekonomik krizden uzaklaştırıp sözde oyalama programları ama bu ülkede zeki olan oyuna gelmeyen uyumayan duyarsız kalmayan insanlar da var tek dileğim bu insanların tek çatı altında birleşip olan bitene dur demesi.

  • Yanıtla sultan 20 Ekim 2009 at 20:55

    Haklı söze ne denir ki!Haberleri izlediğimde inanın bir ağrı başlıyor başımda.Gördüğüm,dinlediğim şeyler işte bu sebepler yüzünden beni üzüyor.Üzülmemin asıl sebebi ise şu,elimden hiçbirşey gelmiyor!Halk olarak yapcağımız şeyler kısıtlı,elimizdeki tek güç seçim.Onu da ne kadar doğru kullanıyoruz,sonuçlardan belli oluyor,çoğunluğun her zaman doğru şeyler söylemediğini görüyoruz.Evet belki tepkimizi koymanın başka yöntemleri var ama bunlar pek yasal şeyler olmayacağından hoş karşılanmayacaktır en nazik ifadesiyle böyle.

    İşin kötü tarafı herşeyin farkında olup,susup kalmak insanın zoruna gidiyor,haliyle bir süre sonra gözlerimizi kapatıp,kulaklarımızı tıkıyoruz yaşananlara..Onların da istediği bu değil mi zaten.Kör ve sağır bir toplum yaratmak.

    İkilemler,gel gitler yaşadıktan sonra hepimiz normal hayatımıza devam ediyoruz.

    Çok üzgünüm ama bunlar sadece şuan olduğu gibi sözlerde kalıyor.Eyleme dönüşmeyen sözler de anlamını yitiriyor.

  • Bir Cevap Yazın