e-günlük

Şaka Gibi: Formasyon Bitti :)

Hiç aklıma gelmezdi birgün eğitim fakültesinin giriş merdivenlerinde fotoğraf çekileceğim. Hani biz Fen Edebiyat geleneğinden geliriz ya, hani biz kaç yıl formasyon alırsak alalım mutasyona uğramaz, fen edebiyatlı olarak hayatımıza devam ederiz ya :) Tezsiz yüksek lisansın son günü de kendimizi eğitim fakültesiyle çok kaynaşmış gördüm. Herkes birbiriyle fotoğraf çekilme, eğitim fakültesi binası önünde poz verme yarışında :)

Kitap İncelemesi dersinin final ödevi, sıfırdan bir kitap hazırlamaktı. Semih, Hacer, Mahmut ve Hey sen! Esengül ile Kitap-lık grubu olarak muhteşem bir kompozisyon kitabı hazırladık. Artık yeni eğitim öğretim döneminde Milli Eğitim Bakanlığı, lise edebiyat kitapları için bize komisyonda yer alma teklifinde bulunur mu bilemeyiz ama biz bu işi pek bir sevdik :) Kitabın kapak tasarımının bana ait olduğunu gerine gerine yazmadan edemeyeceğim.

 

Ve bizim Richard Gere’miz {yazılışı için Ankara’dan Ayşe’ye teşekkürler}, profösörümüz Müfit Kömleksiz hocamızın odasındayız ödev teslimi için. Formasyonun en fotoğraf delisi ekibi olarak, Müfit Hocayla fotoğraf çekilmemek ayıp olurdu. Yabancı filmlerde harika profesörler olur bilirsiniz, çok karizmatik ve öğrencileriyle son derece barışıktırlar. İşte Müfit Hocamız da öyle bir profesördü ki ne PAÜ’de ne ADÜ’de daha görmedim kendisi gibi birini. “Yani” ve “Pardon”unu sevdiğim Hocam, özleyeceğim sizi :)

Çok alışıldık olacak ama daha dün gibi sanki. Geçen yıl Haziran’da mezun olduğumda yüksek lisansa başvurup akademik kariyer planları yapan biriydim. Sürekliiçim rahat değil dedim, kendimi sürekli yol ayrımında hissettim. Ve ruhumdaki bütün bu inişleri çıkışları, geleceğimle ilgili belirsizlikleri yaşarken bir taraftan da e-vren günlüğü’ne ince ince işledim. Birgün ansızın başardım! deyip toparladım kendimi. Zafer sarhoşluğu kısa sürdü, yağmur durdu ve ben yaşanan büyük hayal kırıklığının ardından kendi hayatımın başrolünü oynamaya karar verdim. Bugün, formasyonun bu son gününde birisi ya da birilerinin yüzünden -kimbilir belki de sayesinde- bir edebiyat öğretmeni adayıyım. İlk defa bu kadar çok susan, sabreden bir edebiyat öğretmeni adayı….

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

1 Yorum

  • Yanıtla Bora GÜR 12 Kasım 2010 at 20:57

    Çok mu geç? Yoksa çok mu erken?
    Keşke anlayabilseydim…

  • Bir Cevap Yazın