e-vreniyyat

NE OLMAK İSTEDİM, NE OLDUM

Ne çok sorulurdu: Büyüyünce ne olmak istiyorsun? Şimdiki zamanın geniş zamana dağılımıydı. Şimdiki zamanla cevap verirdim, gelecek zamanı yüreğimde tutarak.

Ben ilk önce ve en çok da astronot olmak isterdim. İsmimin Evren olmasının bunda bir payı var mıydı bilmiyorum. Gözüm yıldızlarda, Ay’daydı. Dünyanın ilk astronotu olma şansını kaçırmıştım belki ama Ay’a çıkan ilk Türk astronot olabilirdim.

Sonra sonra vazgeçtim. Daha ortaokul birinci sınıfta, ilk kravatı takıp ceketi giydiğimde, matematik öğretmenimin yüzümde patlayan tokatıyla aklım başıma geldi. Bu eğitim sisteminde mi ben astronot olacaktım. Daha tahtadaki problemi çözemiyordum. Ve eli dayaklı öğretmenlere sahiptim. Uzay, bana da bizim eğitime de çok ama çok uzaktı. Ben Türkçe öğretmeni olmalıydım.

Lise sıralarında, medya ordusuna katılmam gerektiğine karar verdim. Kameraların önündeki değil de onu tutan adam olmalıydım. Canımı sıkanların suratına suratına kamerayı sokmalı, onları rezil etmeliydim. Her ana haber bülteninde dayak yiyen kameramanları gördükçe, üniversite tercih formumun ilk sıralarında Psikolojik Danışmanlık yer aldı.

Bembeyaz kolalı yakam ve sağ cebimdeki üçgen mendilimle gidip geldim ilkokula. Önlükler mavi olduğunda ben beşinci sınıftaydım. Ne çok üzülmüştüm siyah önlüklerin kaldırılmasına. Gözüm maviye alıştı zamanla; üstelik içimde kalmasın diye son sınıfta bana da mavi önlük alınmıştı. Bizim sınıfın penceresi yola bakardı. Annemi görünce içim içime sığmazdı. Zil çalsa da gidip sarılsam anneme, evimize gitsek isterdim.

Şimdi ben öğretmen oluyorum. Daha doğrusu beni öğretmen yapıyorlar. Sessizce okuyorum kitaplarımı ve rolümü oynuyorum ses çıkarmadan. Neleri olmayı isterdim, şimdi neleri olamıyorum neyi olurken/oldurulurken. Hayat sadece olmak istediklerimizden, sizden, benden ve paradan ibaret değil, ben biliyorum. Ve savaşırken bu dünyada, canım mavi önlüğüm; öyle çok yoruluyorum ki… Okuyorum ama… Yıllardır bıkmadan usanmadan bırakmadan yapabildiğim tek şey olarak… Okumaya devam ediyorum.

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

4 Yorumlar

  • Yanıtla facebook üzerinden: Sudiye 07 Eylül 2011 at 00:15

    Ben de :/

  • Yanıtla facebook üzerinden: Gül Balyan 07 Eylül 2011 at 00:02

    ben de gazeteci olmayı planlarken :)gittim fizikçi oldum :)

  • Yanıtla facebook üzerinden: Gül Balyan 07 Eylül 2011 at 00:02

    Hayat; sen planlar yaparken başına gelenlerdir”(John Lennon)

  • Yanıtla Sudiye 19 Ağustos 2011 at 00:34

    Babamın katiline 33 yıl hapis verdiler, üç yılı bitirdi genel af sayesinde herkesle beraber o da çıktı hapisten. Bir türlü kabullenemedim, adaleti elinde tutanlar o kadar yanlış yapıyordu ki.Okuyacaksam Hukuk okumalıydım, Ankara Hukuk.lise ikiye geçince eşit ağırlıklı bölüm istediğim halde müdür yardımcımızın inadına rastlayıp sözele gittim. Öğrenciliğimde o kadar ağladığımı hatırlamıyorum :)Hukuk nere biz nere, kendi çocukları bile kazanamazken bize mi kalmışmış hem de :)Öyle derken kendimi edebiyat fakültesinde buldum :) Ankara Hukuk’u da kardeşim kazandı,aynı liseden Türkiye derecesiyle.Nasib kısmet diyorum başka bir şey demiyorum :)

  • Bir Cevap Yazın