SENİ UMUYORUM

Yol boyu seni düşündüm... Unutup kendimi, dinlemeyip sesimi, koymaya kalktım yüreğimi bir yaban'ın eline. Oturdukça seni düşündüm. Sustukça seni düşündüm. Seni anlattım... Bedenimi kucaklayıp sımsıkı, kalktım, yürüdüm. Yol uzun, çetin, yorucu... Ama düşleyerek sevdayı yol alırsam, o da biter; bilirim. SENİ UMUYORUM, BENİ UMURSA..* Bir donuk fotoğraftan ibaret[tin]. Bir suskun harekete bürün[dün]. Ses oldun ilk … SENİ UMUYORUM yazısını okumaya devam et

ZOR GELİYOR

Gömüldüm ben içime şaştım dünyaya Ağzımı kapadım parmaklarımla avucuma* Yeşil gözleri vardı babasının, sesi titrekti hikayesini anlatırken. Mahcuptu bakışları annesinin, ağlıyor diye kucağına aldığında minik bebeğini. Yeni dünyaya gelen yavrularından önce, ölümüne alışamadıkları ilk bebeklerinin fotoğraflarını gösterdiler. İlk göz ağrısı yavruları dayanamamıştı diyalize bağlı yaşamaya. İkinci bir  hayat taşıyorlardı kucaklarında, yepyeni umutları vardı. Ama 30 günlük … ZOR GELİYOR yazısını okumaya devam et

EVLENMEYE KARAR VERDİM

Sabahtan akşama kadar bir ağrılık bir ağırlık üzerimde... Esneye esneye bir hal oldum. "Nazar olmuşsun." dediler, alıp tepeden tırnağa şöyle bir okudular, üflediler. Üzerimde öyle bir göz varmış ki, kafi gelmedi. Bir bardak suyu okuyup içirdiler de  kendime ancak öyle gelebildim. "Nazar mezar kazar." derler, şeytan kulağına kurşun :) Öyle internette filan boy boy fotoşoplu … EVLENMEYE KARAR VERDİM yazısını okumaya devam et

SUĞRA ve ANAOKULLARINA GİRİŞ SINAVI

Semra Kaynana'nın, Afrodit Banu'nun, Caner'le Tülin'in son kullanma tarihleri geçince medya hemen yeni bir kurtarıcı kahraman buldu kendisine: İstiklal Marşımızı gür bir edayla ezbere okuyan, açılıştan davete, tv programından festivallere koşan dört yaşındaki SUĞRA. Parklarda oynayıp, dondurma yiyip, çizgi film seyretmesi gereken ve uyuyor olması gerektiği saatte canlı yayınlara katılan SUĞRA'yı kamuoyunun sevgilisi haline getiren Türk basını, … SUĞRA ve ANAOKULLARINA GİRİŞ SINAVI yazısını okumaya devam et

AYRILIĞIN YAZISI

En zoru buymuş; üç yıl önce Türk Dili Edebiyatı panosunun önünden alıp seni, bunca yıl her şeyimi paylaşıp, üç yıl sonra ayrılığın yazısını yazmakmış. Daha da zoru, ardından bakakalmak oldu. “İnsanları homojen bırakmalı” derken sen ve “bırakamazken" ben apayrıydık birbirimiz için bu koca sınıfta. En iyi biz anladık birbirimizi. Kurduğumuz cümlelerde zorlanmadık, ucunu bucağını getirmedik … AYRILIĞIN YAZISI yazısını okumaya devam et

CENNET – CEHENNEM SINAVI

CENNET - CEHENNEM SINAVI Dört gün üst üste sosyal incelemedeyim Deniz Feneri'ne başvuran ailelerle. Her bir ev ayrı bir hikaye, ayrı bir yürek acısı. Her kapıdan bambaşka dünyaya dalıyorum ve her seferinde sahte dünyayla yüzleşiyorum dışarı çıktığımda. Ekmek yok, para yok, huzur yok, kıyafet yok, yok, yok... "Bu insanlar Aydın'da mı yaşıyor." diye şaşırıyorken ilk … CENNET – CEHENNEM SINAVI yazısını okumaya devam et

Ç’NİN EZİKLİĞİ, Ğ’NİN YUMUŞAKLIĞI

A'dan başlamayı öğrettiler bize en başta. A'dan başlamalı Z'ye kadar gelmeliydik, eksiksiz ve atlamadan. Önce Z'den başlasaydık da A,B,C diye devam etseydik, olmaz mıydı? A'nın asaleti vardı, Z'nin rehaveti. A olmadan Z var olmadı çoğu zaman. A-Z, C-Ç, YUMUŞAK G Yirmi dokuz harfi sırasını bozmadan ezberlettiler de, nedense "Ç", "C"nin gölgesinde kaldı hep. "Ç", ezik … Ç’NİN EZİKLİĞİ, Ğ’NİN YUMUŞAKLIĞI yazısını okumaya devam et