
Güzel an’lar, hızlı geçiyor her zamanki gibi. Dört yıllık üniversite maratonu sona erdi de, 3-4 saatlik bir gece mi göz açıp kapayıncaya kadar geçmeyecekti. Yedik içtik, oynadık zıpladık… Kısacası ADÜ Edebiyat ilk defa bir arada bu kadar çok eğlendi. Meğer bizim sınıfın kızları ne kadar güzel, erkekleri ne kadar da yakışıklıymış. Üstüne üstlük bizim sınıf oynamayı ne kadar da iyi beceriyormuş. Edebiyatçı ağır olur, efendi olur diyenlere inat, hiçbirimiz oturmadık yerimize :)

Bir başka bahara ertelemedik mutluluklarımızı. Biliyorduk ki başka bir bahar daha yoktu. Eğlenmiştik, gülüp oynamıştık ama hepimiz çok iyi biliyorduk ki, çekilen her bir fotoğraf geri dönülmesi mümkün olmayan günlerimize atılan bir imzaydı. Adnan Hoca ve Şahin Hoca eşleriyle birlikte aramızdaydı. Mustafa Hoca, Ali İhsan Hoca, Nilüfer Hoca ve Yasemin Hoca da büyük bir özlemle hatırlayacağımız gecede yalnız bırakmadılar bizi. Bunca güzel yüreği, böylesine güzel insanları bir daha bir araya toplamak, gençliği geri getirmek milyarlar harcasak da mümkün olacak mı? Ya bu kareleri çekebilmek tekrar…
e-vren günlüğü sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
