Mutluyum, huzurluyum, höy löy löy

Aytepe Mesire Alanı / Şubat ’06

ADÜ Toplum Gönüllüleri’nin “Kitap Okuyoruz” Projesinin ilki bugün gerçekleştirildi. Yarın Aydın Life Dergisi yazar kadrosunun tanışma toplantısına katılıyorum. Ayrıca yarın Anahtar Eğitimi için Trakya Üniversitesinden canım arkadaşım Önder GÜNHAN geliyor. Ve 16 Mart’ta Evren ERGEÇ abim Aydın’da oluyor ! Ve ICHA ile yeniden… Mutlu olmayayım da daha ne olsun :)

MUTLUYUM, ÇOCUKLAR GİBİ ŞENİM

Ben ki, son bir aydır kapalı kutu gibiydim. Yüzüm gülmedi, içim sıkım sıkım sıkıldı. Çok değil, dün geceye kadar berbat bir ruh hali içerisindeydim. Neyse ki, ICHA geri döndü de, sihirli kelimeleri ve büyüleyici sesiyle beni kendime getirdi :)

Çalıştılar çabaladılar sonunda Kitap Okuyoruz Projesini ADÜ’lü Toplum Gönüllüsü arkadaşlar gerçekleştirdiler. İki arada bir derede Merkez Kampus’te arkadaşların yanında olmaya çalıştım. Ne de olsa o kadar saat projenin atölye çalışmasını yapmıştık. Ayrıntılı bilgi için [Bkz.] Sonra ver elini İncirliova. Deniz Feneri ışığımızı takıp yakamıza kısa bir İncirliova macerası. Sonrasında Mahmut’la Sabahçı Kahvesi’nde nefis börekler ve leziz çaylar. Her şeyden önemlisi keyifli bir sohbet :)

Yarın büyük bir heyecanın son demlerini paylaşacağız Aydın Life yazar kadrosuyla. Dergiyi ilk defa göreceğiz ve bütün köşe yazarları tanışacağız. Yazıyı yazan benim ama insan bir de dergide nasıl durduğunu merak ediyor. Ne biçim bir şey acaba şu Aydın Life ? Dedikodulara göre Ahmet Hakan ÇOŞKUN da sırf benim hatırım için yarın kokteylde olacakmış. Oradan Sabah Gazetesine geçeriz artık :)

Dostluğunu, samimiyetini ve emeklerini saymakla bitiremeyeceğim canım arkadaşım Önder GÜNHAN da yarın Aydın’da olacak. Toplum Gönüllüleri maceramda başından beri yanımda olan Trakya ToG’un koordinatörü, aslan parçası Önder’im ile yarın buluşmayı iple çekiyorum.

Hayatımda tanıdığım ilk ve tek Evren. Öyle gıcıklıklar yaptım, kızdırdım, saçmaladım, öfkelendirdim, profesyonelliğini hiç umursamayıp “abim” dedim ki ona. Gene de tahammül etti bana. Yüzlerce paylaşımdan sonra askerlik vs derken onu çok özledim. 16 Mart’ta inşallah Aydın’da olacak Evren ERGEÇ. Ve Yunus’un Evren’i, gönüllü hocasını, başının tacını dört gözle bekliyor!

Yeni bir Eurovision faciası kapıda

“Şarkımız keyifli, enerjik ve kıvrak. Ama en önemlisi yarışacak 38 ülke arasında, Türkiye’nin çarpıcı ve güçlü konseptini ortaya koyduğuna inanıyoruz.”  [Sibel TÜZÜN] 

Sibel TÜZÜN‘ün resmi web sitesinde de ” 51. EŞY’de yarışacak şarkımız SÜPER STAR’ı beğendiniz mi?” konulu bir anket var. Ankete katılanların %72‘si EVET cevabını vermiş. Benim gibi şarkıyı beğenmeyenlerin sayısı %38 [Bkz.]

Eurovision 2006‘da temsilcimizin Sibel TÜZÜN olduğunu öğrenince sevinmiştim ve de umutlanmıştım. Çok iyi bir parça ortaya çıkartılacağını düşünüyordum. Öyle ki, 3 parça hazırlanıp, bunlar halk oylamısına sunulacak diye bir beklenti içindeydim. Eurovision Funlarının büyük çoğunluğu da bu beklentideydi. Ancak TRT‘de yapılan basın toplantısında hayallerimiz suya düştü!

BİZİ BU ŞARKININ TEMSİL ETMESİNİ İSTEMİYORUZ!

Şarkı basit, klasik… Klip, bir başka yabancı klibin taklidi. Sanki Türk müziğinin tek unusuru darbukaymış gibi parçanın ortasında kısa bir darbuka şov… Geçen yıl bizi temsil eden “rimi rimi leyci” şarkıcının üzerine Süper Star şarkısı iyi kapak oldu. Yıllarca “Seninle Bir Dakika Turkey” ile anıldık; bundan sonra da “Super Star Turkey” olarak eurovision arenasında caka satarız.

TRT’ye mi kızmalı, Sibel TÜZÜN ve ekibine mi… Olan oldu bir kere.  Sertap‘ın yeri göğü sallayan parçasından sonra nasıl böyle kulağa tanıdık gelen şarkılar seçilir, akıl mantık kabul edemiyor. Super Star ile en alt derecelerde yer alacağımıza da eminim. Geçmiş ola…

BU BENİM İLK GÜNLÜĞÜM

{Mart ’06 MisAfiR KaLeM Yazısıdır}

Merhaba. Bu ay e-vren günlüğü’nde misafir benim. Allah’tan bu sanal bir misafirlik yoksa Evren’i pişman ederdim yaptıklarımla ama burada pek sorun çikaramayacagim galiba ;) İnanın kendimi misafirlik psikolojisine soktum; yazı yazmaya başlamadan terlik giydim ayağıma. E tabi bir de abuk sabuk bir şey yazmamı önlemesi için annemden koluma çimdik atmasını istedim. :) Bu arada ben kim miyim? Kendimi tanıtmalıyım galiba.

Ben Bade. 1982 İstanbul doğumluyum ama aslen Rizeliyim. Doğduğumdan beri -ki bu 19 yıla tekabül ediyor- İstanbul Kadıköy’de yaşiyorum. Tabi buna bağlı olarak iyi bir Fenerbahçe taraftarıyım. 2004 yılında Sakarya Ünv. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. 2 yıldır ögretmenlik yapıyorum. İtiraf etmeliyim ki hayallerimi ögretmenlik süslemiyordu ama şu an keyif alarak yapıyorum.

Gelelim Evren’le nasıl tanıştığıma…

Continue reading →

Kiralık sevgiler

“Çok kısa zamanda çok büyük yardımlar yaptın; seni unutmak zor.” dedi Gece Gündüze. “Ama…” dedi; “Ben eğlenmeyi seviyorum; sen fazla duygusalsın.”

Kendi hayatını yaşadı Gece. Anlık mutlulukları tercih etti. Bol bol eğlendi. Zor gününde sadece Gündüz varken yanında, iyi gün dostlarıyla birlikte vakit geçirdi.

“Madem öyle…” dedi Gündüz ve ekledi: “Sana iyi eğlenceler!”. Gündüz aydınlığını toplayıp, Gece’yi kendi karanlığıyla yalnız bıraktı.

Mavi önlük

Bazen kendimi çok küçük hissediyorum, bazen büyük… yaşça…

Hatalarım gözümün önüne geldiğinde içten içe utanıyorum. Ne mutludur ki, yanlışlarımı anımsayınca hala kızarıyor yüzüm.

Büyüdüğümü anladım sanki bugün; boynunda beyaz yaka, üstünde mavi önlüğünle bana koştuğunda. Uzun süredir ağlamadığımı da anladım boynuma sarıldığında. Kolların sımsıkı boynuma dolandığında bir ömür boyu sürmesini diledim bu büyük hazzın.

Mutluluktan ağlamış olmam gerekirdi. Ama hüznümden ağladım.

Sen mavi önlüğünün içinde bana yaşayamadıklarımı -yaşayamamış olduğumu- hatırlattın, belki de…

Öyle mahzun bir duruşun var ki, bakmaya kıyamıyorum. Bir gün büyüdüğünde, bu hayat bakmayacak saflığına, masumiyetine. Ve çok acıtacak canını. Ruhun keşke hep mavi önlüklü kalsa, boynundaki yaka gibi de beyaz…