Virgüller şehri

BİR nokta (.)                                                    BİR virgül (,) Noktalar kondu aşklara. Kesin cümleler kuruldu her birinin ardından. Bitti denildi, Nuh denildi, Peygamber denilmedi. Yırtıp atıldı fotoğraflar. Yazılanlar silindi. Söylenen her şey, verilen sözler unutuldu. Bütün renkleri sevdanın, siyah beyaza çevrildi. "Ben" denildi; "yalnızım bundan böyle!" Bu gönül virgülün şehri. Noktalar bir aynadan ibaret sadece. Ağızdan çıkanın değil, yürekten geçenin önemi var burada. Gözyaşı, gözden akmıyor … Virgüller şehri yazısını okumaya devam et

Çağlar Demir’i Biz mi Öldürdük?

Yukarıdaki başlığı kullanmayı düşünüyordum, Çağlar'ın ansızın ortadan kayboluşu ile ilgili eklemeyi düşündüğüm birkaç gün önceki yazıya. Ama gerek kalmadı artık. Dönüşü de aniden oldu Çağlar'ın tıpkı gidişi gibi.  Şubat'ın 28'inde "Dünya Benim İçin Dönüyor Yine.. DURDURUN" yazdı Çağlar ve susuş o susuş. Mart'ın 7'sine kadar yeni bir yazı eklemedi. Yorumlara cevap vermedi, epostaları cevaplamadı. Son yazısı onu takip edenler tarafından … Çağlar Demir’i Biz mi Öldürdük? yazısını okumaya devam et

Kardeş Yürekler

Yukarıdaki fotoğraf  KaRDeŞ YüReKLeR Projesi kapsamında çekildi. [Teşekkürler Selda ARSAK] Yaratıcı Drama çalışması yaptığım Salavatlı İlköğretim Okulundaki minik arkadaşlarımla çekilmiştik. Biliyorum kızacaksın ama yine bir çıkmaza girdim gibi. Son dönemlerde fikrini aldığım büyüklerimin etkisi belki de. Ekim'de alıp formasyonu öğretmen mi olsam acaba? Dayanamıyorum bu fotoğraflara bakmaya... İnsan bir şeyi ya ister ya da istemez değil mi? Beni görmek istediğin … Kardeş Yürekler yazısını okumaya devam et

Hüss gevrek yedi, ben de balık

Hüss'le yastık savaşı, Mart 2006 HÜSS EKMEĞİN NEREDE YAPILDIĞINI ÖĞRENDİ :) Bugün pazardı ve kahvaltılar özel olmalıydı. Bir gece önceden Hüss'e sabah fırına gidip sıcak ekmek ve gevrek alacağız diye söz verilmiş, şapur şupur öpülerek iyi geceler denilmişti. [Bu arada biz Aydınlılar simite gevrek deriz. Tıpkı çekirdeğe çiğdem dediğimiz gibi :) ] Hüss bugün ilk defa ekmek fırınına gitti ve hergün yediği ekmeğin nerede yapıldığını öğrenmiş … Hüss gevrek yedi, ben de balık yazısını okumaya devam et

Ölümün günlüğü yazılabilir mi?

Çağlar bir gün yazdı ve gitti. Günlerce yeni yazı eklemedi. Yorum üzerine yorum bırakıldı sayfasına. Kimse onun ölmüş olabileceği ihtimalini düşünmedi. Blogger küsebilir, yazmayı bırakabilir, ara verebilir, işlerinin yoğunluğundan yazı ekleyemeyebilir ama ÖLEMEZDİ sanki... Sahi, yakından takip ettiğiniz bir blogger'ın sayfası günlerce, haftalarca, aylarca güncellenmezse aklınıza artık onun ölmüş olabileceği gerçeği gelir miydi? Bir zamanlar Batumania'nın sayfasında okumuştum. Çok … Ölümün günlüğü yazılabilir mi? yazısını okumaya devam et

Bir müze gezisinden yansıya(maya)nlar

 Müze dönüşü bir grup TDE öğrencisinden kareler. Hiç müze gezmiş öğrenci havası var mı :) Biz bir grup TDE 4 öğrencisi Sanat Tarihi Hocamız Mükerrem KÜRÜM'le birlikte Müzeye gittik bugün. Gönül isterdi ki, müzeden çekilmiş bir kaç pozu paylaşayım ama yasaktı (mış daha doğrusu) Çaktırmadan bir iki kare çekelim dedik ama her yer örümcek denilen … Bir müze gezisinden yansıya(maya)nlar yazısını okumaya devam et

Nereye kadar?

Ne Aydın Life'ın tanışma toplantısı ne de Önder'le buluşma... İnsanın gönlü düğüm düğüm bağlı olunca sevdaya, yaşadıkları bir anda bir yalandan ibaret oluveriyor...                                                           Nereye kadar bu maske...                   Nereye kadar bu yalanlar...                            Nereye kadar bu gereksiz dostluk.... Hoş, dostluk da denir mi sen ve ben arasındaki bu ilişkiye. Aşk, sevgi, sevgili, sevda, arkadaş... Hepsi birbirine karışmışken … Nereye kadar? yazısını okumaya devam et