e-günlük

Hüss gevrek yedi, ben de balık

Hüss’le yastık savaşı, Mart 2006

HÜSS EKMEĞİN NEREDE YAPILDIĞINI ÖĞRENDİ :)

Bugün pazardı ve kahvaltılar özel olmalıydı. Bir gece önceden Hüss‘e sabah fırına gidip sıcak ekmek ve gevrek alacağız diye söz verilmiş, şapur şupur öpülerek iyi geceler denilmişti. [Bu arada biz Aydınlılar simitgevrek deriz. Tıpkı çekirdeğe çiğdem dediğimiz gibi :) ] Hüss bugün ilk defa ekmek fırınına gitti ve hergün yediği ekmeğin nerede yapıldığını öğrenmiş oldu. Bu önemli keşfin sonunda bütün gevrekleri bedavaya getirdi :)

YILLAR SONRA YENİDEN BALIK !

Yediğimiz içtiğimiz anlatılmaz ama dün akşamki olay benim için son derece önemli bir gelişme. On küsür yıldır ağzına balık sokmayan ben, dün Ali‘nin marifetli elleri sayesinde bir balık ziyafeti çektim. Bizim eve balık hiç girmez. Annem balıktan, tadından ve kokusundan tiksinir. [Bu tamamen psikolojik, tek suçlu dedem :) ] Bir iki balık yemeğe yeltenmiş ama içim dışıma çıkmıştı. Son iki haftadır nedense Evren‘in canı balık yemek istedi. Cihan ve Ali, hemen bir operasyon düzenleyerek beni on küsür yıl sonra son derece özenle kızartılmış, nefis balıklarla buluşturdular. Netice: Kesinlikle midem filan bulanmadı; gayet iştahla yedim. 

Diğer bir netice ki bu en önemlisi: Balık yiyenlerin hafızalarının güçlendiği iddiasını çürütmüş oldum. Çünkü sofra muhabbeti esnasında Adnan Menderes için “koskoca cumhurbaşkanı” demiştim. Oysa o koskoca bir başbakandı; hiçbir zaman cumhurbaşkanı olmadı :)

Bir önceki Blog yazarlarına kitap önerileri başlıklı yazımda adalet ağaoğlu, Adnan Binyazar ve Aklını Kullan Aksini Düşün hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın