Kasım’da hakkımda kim, ne demiş?

Hakkımda konuşulanları de(şifre) edi(yorum)!

  • Sizin gibi duyarlı bir insan bu savaşta, bu emek savaşında bizlerin yanında olacaktır. (Oya TEKİN / engelliler.biz / 10.11.’05)
  • Yunus arkadaşım kendini boş yere üzme… Gerçekleri görebilmek için deha olmak gerekmiyor (barbiebarbie / engelliler.biz / 11.11.’05)
  • Yunus Evren arkadaş unutmasın mezarlıklar kendisinin vazgeçilmez olduğunu düşünenlerle doludur (efrasyap / 11.11.’05)
  • Edebiyat bilmek her zaman, her şeyde işe yaramaz (Mr.food / 11.11.’05)
  • Ayakta alkışlıyorum (ceco01/Engelliler.Biz / 11.11.’05)
  • Yorumuyla huzur saçan güzel insan (Çağlar / 12.11.’05)
  • Henüz foruma 5 – 6 mesaj atmış biri (Abhorrence / 10.11.’05)
  • Yunus; kendine yakışanı yapmış. Belli ki kaliteli bir arkadaş. (Sabiha/BlogcuForum / 13.11.’05)
  • Yunus Evren de aynı kişi. (Editör/engelliler.net / 13.11.’05)
  • Haydut(lar) (Ömer Faruk / Engelliler.Net / 13.11.’05)
  • Eee zaten bu kadar okuyan bir insandan da daha kötüsü beklenemez :) (Alperen / 14.11.’05)
  • Seni bu günlerde durgun görüyorum ? (Ali ihsan Hoca / 15.11.’05)
  • Be sen baya yakışıklıymışsın :) (Delgeç ve Pipet/Irmak / 18.11.’05)
  • Farkettim de ne kadar cok paralel düşüncelerimiz var. (E.Yılmaz / 18.11.’05)
  • Bizim için bir şeyler yapmaya çalışan sizin gibi engelsiz ve takdir edilecek bir insanı gönülden kutlamak bizim görevimiz (Fatoş/engelliler.biz / 18.11.’05)
  • Hayata bakış açınız güzel ve herkese ulaşabilecek bir dille anlatıyorsunuz (minerva / 22.11.’05)
  • Bu toplumun sizin gibi gençlere ihtiyacı var (zero1 / 22.11.’05)
  • Bütün herkes sporu desteklerken, sporu bir iletişim aracı görürken senin buna karşı çıkmana bir türlü anlam veremedim. (Alperen / 24.11.’05)
  • Sen neymişsin be abi (Ramazan TEKKOYUN / 27.11.’05)
  • Ya ne enteresan bir site yapmışsın arkadaşım (Bir Garip Rezo / 28.11.’05)
  • Güzel pozlar veriyorsun tamam itiraf edeyim.:)) (prenstenes / 28.11.’05)
  • Blogcu sayfaları arasında en iyi sayfa sanırım seninki olmuş (Mustafa PİŞİRİCİ / 29.11.’05)

Bu yazı, blogcu.com’daki ilk kaydından 15.04.2017 tarihinde buraya taşındı.

Bizim oğlan nişanlandı, darısı…

Ben O’ndan 11 ay sonra doğdum. Kendimizi bildik bileli hep birlikteydik. Belli bir yaşa kadar her şeyimiz ortaktı. Birlikte bilye oynardık sokakta, çocuklarla taş savaşı yapardık, bilmediğimiz yerlere keşfe giderdik. Adını kendisinin koyduğu “domuz bisikletime” binerdik, evimizin arkasındaki komşunun oğlunun saçına bir tüp uhuyu sıkıp bodruma saklanırdık. Bazen o bizde kalırdı, bazen ben onlarda. Çoğu zaman kavga ederdik. Genelde o, beni 4. kattaki kapımıza kadar kovalardı. Annem sesimi duymakta gecikip kapıyı açmayınca beni yakalar kafamda oyuncak tabancasını kırardı. Sonra okullarımız değişti. Sınav maratonları arasında çocukluğumuzu unuttuk. O, üniversiteye gitti, sonra ayrı apartmana taşındılar. Paylaşımlar azaldı. Hiç bir şey eskisi gibi olmaz oldu. Continue reading →

Deniz Feneri

Dün 4 saat süren bir oryantasyon ve teorik eğitim… Bugün sahaya çıkılarak yapılan pratik eğitim… İlk defa böylesine farklı bir atmosferde kapıyorum bir yılı…

Deniz Feneri Derneği İzmir Şubesi yetkilileri Aydın’daki gönüllülere iki bölümden oluşan bir toplantıyla kendilerini ve il bazında neler yapılabileceğini anlattılar. Aydın’da sayısı binleri bulan insan var, yardım talebinde bulunan. Bunların yerinde ziyaret edilmesi ve varsa yardıma muhtaç yeni ailelerin tespiti gerekliydi. Bu noktada bu işi canla başla yapabilecek hizmet gönüllüleri de…

Bugün sabah 4 kişilik bir ailenin evinde açtım gözlerimi. Sonra bambaşka bir hayatın içinde soluğum kesildi. Daha sonra ayrı bir dört duvarın içinde yaşanan olaylara tanıklık ettim. Gönüllü ekibi ile bir hafta sürecek bir eğitime dahil oldum. 

Yol çok uzun. Dosyalar dolusu Aydın’lı aile var, yardım bekleyen… Bugün birçok hikayeye şahitlik ettim. Pazartesi devam edecek yeni yüzler, yeni isimler, yeni hikayeler. Bunu Salı takip edecek, Çarşamba, Perşembe… Ta ki, yeryüzünde son bir yoksula da ulaşıncaya kadar devam edecek yardım faaliyetleri.

İnsanların kimseye muhtaç olmadığı, bol bol birbirine yardımda bulunduğu, felaketlerden uzak yeni yıl(lar) diliyorum.

Şükret ki, yol gözleyen değilsin. Güçlü ol ki, yolunu gözleyen birileri var…

YÜREĞİMDEKİ ACI

{Aralık ’05 MisAfiR KaLeM yazısıdır}

Kapının önünde otururken gördüm onu. Kırmızı yanakları, çekik gözleri, etli elleri, koca kafası ve yanından hiç ayırmadığı futbol topu ile çekingen etrafa bakıyordu.

Bu sabah Saliha Teyzesinin ekmeğini ve Osman amcasının gazetesini almaya gitmemişti. Kahvaltı bile etmemişti. Henüz dokuz yaşındaydı ama yaşadıkları ve yaşatacakları onun iştahını kapatmaya yetiyordu. Başına gelecekleri anlayabiliyordu. İçinde ulaşamadığı, sebebini bilmediği bir yara sürekli kanıyordu sanki. Ve bu kan şeffaflaşarak gözlerinden süzülüyordu. Hayatının değişmeye başladığını artık hiçbirşeyin eskisi gibi olamayacağını idrak etmişti, koca kafalı, çekik gözlü çocuk. Derin bir ah çekti gözlerinden akan kanı silerken. Yavaşça oturduğu merdiven basamağından kalktı. Continue reading →