Browsing Tag

selçuk üniversitesi

e-günlük

2009 İstatistik Bilgileri

e-vren günlüğü’nün arka penceresinde en keyifli işlerden biri her yılın sonunda onun istatistik detaylarını çıkarmak oluyor. Raporları incelerken epey ilginç ve ayrıca komik bilgilerle karşılaştım. Komik’ten kastım arama motorlarıyla e-vren günlüğü’ne ulaşanların hangi arama’larla buraya düştükleri ;) Bu konu, haftalarca sürecek ayrı bir yazı dizi olacak gibi ;)

2009’da dünyadan 69 ülkenin, Türkiye’den 45 şehrin ziyaretçisini ağırlamış e-vren günlüğü. Her yıl olduğu gibi evrengunlugu.net’in merkezi Aydın, ziyaretçi sayısı bakımından 4. sırada yer alıyor ;) İstanbul, Ankara ve İzmir yine başı çekiyor.

İstatistik bilgilerinde Devamını Okuyun

e-günlük

KASIM 2007 ALES ÜZERİNE

Dün ALES vardı. ÖSS maratonunu başarıyla geride bıraktığı halde bitmek bilmeyen sınavlardan birine daha giren Türk gençliği için zorlu bir sınavdı. Sınava girenlerin çoğu 90 dakikanın sözel sorularının hepsini çözmeye yetmediğinden şikayetçiydi. Eski adıyla LES, yeni adıyla ALES’te neden sözel sorularını ilk 90 dakikada vermediklerini anlayamıyorum. Sanırım bu da bir nevi eleme yöntemi. Çünkü sabahın erken saatinde beyin henüz yorgun değilken uzun paragraflardan oluşan sözel sorularını anlayabilmek çok daha kolay olur. Buna rağmen ilk 90 dakikada sayısal soruları veriliyor ve bunları çözerken doğal olarak zihin yoruluyor; böylece sözel sorularının yorumlanması epey vakit alıyor. Dün sınava girenler Mayıs’taki ALES’ten çok daha zor sorularla karşılaştıklarını söylediler. Sözelin abartılmış paragraf ve metinlerden oluştuğunu düşünüyorum ben de.

Kardeşim Ziya‘yı geçen hafta Konya’ya uğurladık. Artık o Selçuk Üniversiteli. Ağustos 2008’e kadar PDR’den yüksek lisans yapacak. e-vren günlüğü’ne gidişiyle ilgili bir kaç not düşmek istedim ama duygularımı normal bir yazıyla ifade etmem mümkün olmayacaktı. Kardeşimi de ilk gurbet tecrübesinde üzmek istemedim :)

Gece Avusturya’dan amcam ve yengem geldi. Amcam, 40 küsur yıldır çalıştığı gurbet diyardan kesin dönüş yaptı. Artık babasının köyünde, iki katlı evinde yepyeni bir hayata başlayacak.

Üç gündür Mercan Dede‘nin son albümü 800’ü dinliyorum. Mevlana‘nın 800. doğum yıldönümü vesilesiyle 800 ismi verilen albümde Yıldız Tilbe‘nin de sesiyle can verdiği Tutsak isimli öyle bir parça var ki… Dinle dinle doyamıyorum :)

e-günlük

LeMaN mı Uykusuz mu?

Hayır PENGUEN! Mizah ve karikatür apayrı bir kültür. Zekanın çizgilerle ve esprilerle profesyonel bir şekilde bütünleşmesi gibi bir şey. {üfff ne cümle kurdum} Kıyaslama saçma olabilir. Leman‘ı iki haftada bir almayı tercih ediyorum. Komik bulup kesip ayırdığım 4-5 karikatür dışında koca dergiyi atıyorum. Uykusuz‘a bakayım bir de dedim, sıkıntıdan patladım :) Çok çalışmaları gerek daha, çok! PENGUEN, beni çok eğlendiriyor. Biraz hükümeti ve din konularını malzeme yapmaktan vazgeçse daha hoş olacak. Haddini aştığı durumlar olmuyor değil. Buna rağmen seviyorum seni PENGUEN.

PTT‘nin {PTT mi kaldı; ağız alışkanlığı işte} Denizli yolu üzerindeki şubesinde görevli memuresi pek komikti (!) {Aldığı maaşın karşılığını vermekle yükümlü asık suratlı bir memure ne kadar komik olabilirse…} Çarşı şubesi ana baba günüyken, merkez binadaki bayan tek başına olmasına rağmen, bir suratsız bir suratsız. Sanırsınız ki gelen gidenden başını kaldıramıyor. Çok şanslısınız dedim; benden önceki delikanlıya ters ters cevap verdikten sonra. Ne bakımdan?dedi, zahmet edip kafasını çevirdikten sonra. Demek dikkatini çekmek için gıcık gıcık konuşmak gerekiyormuş; iyi günler dilediğimde yüzüme bakmamıştı oysa. Çarşı nasıl kalabalık anlatamam, burası ne güzel bomboş(sunuz)dedim. Şu devlet memuru zihnityetini {memur zaten devletindir e-vren!} Bomboş şubedesin, insan azıcık güler yüzlü olur, iyi günler dileklerini alır. Alır mı alır!

Evren’in en muhteşem EFE’si İbrahim, dün Davutlar’da kampa girdi. Neden girdi: 26 Ekim’de İstanbul’da halkoyunları yarışması Türkiye finaline hazırlanıyorlar. Ziya da bugün Selçuk Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık‘tan yüksek lisansa yerleşti, 24 Ekim’de Konya yolcusu inşallah. Fatih‘i Edirne‘ye uğurlamıştık dönemin başında. Bu cumartesi de Sevil İngiltere’ye gidiyor. Haydi hayırlısı bakalım, dağılan dağılana.