Browsing Tag

seda sayan

e-günlük

Sevil Geldi

kalkmalıyım, saat kaç oldu acaba? her sabah bu müge anlı’nın sesiyle uyanmak zorunda mıyım. ne kadar dobra bir kadın, biraz da sert. kocasına karşı da böyle midir acaba. aaa ben onu rüyamda gördüm şimdi hatırladım, ama eşref saati dizisinin başrolündeki kız olarak gördüm. yani ses müge anlı, görüntü o dizideki kız. tekrar askere gitmişim, 45 gün daha askerlik Devamını Okuyun

e-günlük

Bir Perşembe Yazısı

Yılda iki defa faranjit olmaya alıştım artık. Her zaman aynı iğrenç espri: “Öğretmen olamadan, hastalığını oluyorum” :)

Bağışıklık sistemim hepten zayıflamış artık. Ne kadar yavaş iyileşiyorum. {Hoş iyileşiyor muyum o da belli değil ya!} Neyseki sesim yerine geldi :)

Tam iyileşemediğim için İstanbul’a gitmekten vazgeçtim. {Salih’a senin sözünü dinlediğim için değil :) }

Bu cumartesi yeni bir ingilizce kursunda yeniden ingilizce öğrenmeye başlıyorum :) Yıllardır 2 insan olmayı beceremedim. Bu defaki kurs çok iddialı sözlerde bulundu.

Şu kalorifer böceği dedikleri sarı bir böcek var ya. Ben onları öldürmeye kıyamıyorum. Bir de uçmaya başlamış bunlar. Mutasyona mı uğradılar ne. Karıncaları da seviyorum ama uyuz da oluyorum onlara. Neden gidip gidip su yığını olan yerlere giderler. Strese giriyorum boğulacaklar diye. Peçeteyle alıp kurtarıyorum, yok yine suyun içine girip ölmeye çalışıyorlar. Anlamadım gitti :)

Seda Sayan, Padişah Halı reklamlarında “Eeee Sultanlara Yaraşır Halı” diyor. Türkiye’de kaç kadın sultan? Ya da kaçı sultan standartlarında bir hayat yaşıyor. Hadi onu da geçtim. Kaç kadın “Sabahların Sultanı” diye program yapabiliyor ki… Hal böyle olunca reklam sloganından da şu sonuç çıkıyor: “Sadece Seda Sayan’a yaraşır halı!” Siz gidin Merinos kullanın, sıradan ev hanımlarına yaraşır halı :)

e-günlük

TÜRK MUCİT

Perşembe akşamları televizyonun altını üstüne getirme akşamımdır. Okul dersleri bitmiş, haliyle yorucu bir haftayı geride bırakmışımdır. Yine kanallar arasında dolaşırken bu perşembe akşamı, NTV‘nin yeni yarışması Türk Mucit‘in tanıtımlarına denk geldim.

Kanal D‘yi açıyoruz, Dobra Dobra kavga ediliyor, Sabahların Sultanı Seda Sayan‘da dedikodular yapılıyor, öğleden sonra Esra Ceyhan milleti kışkırtıyor. Show Tv‘yi açıyoruz Serap Ezgü bağırıp çağırıyor. ATV‘de ismini hala öğrenemediğim bir bayan Yeter Artık programıyla seyirciye “yeter artık!” dedirtiyor. Popstar Alaturka, şarkı yarışmasından çok Bülent Ablamız ile Armağan eniştemizin aşkı üzerine kurulmuş vaziyette ilerliyor. Buzda Dans‘ta danstan çok kavga ediliyordu. Çok şükür bitti derken Şarkı Söylemek Lazım‘la Türk Milletine yeni bir uyku hapı verildi. Star Tv ne yapacağını şaşırdı; Amerikan askerlerini andıran bir kılıkta “şöhretsiz ünlüleri” Acemi Birliği‘ne soktu. Üstelik bütün bu programları bilmek için yayınlandıkları saatte ekran başında olmak da gerekmiyordu. Türk medyası hizmette sınır tanımıyordu: Ali Kırca üç siyaset haberinden sonra, Mehmet Ali Birand ise ilk flaş haberinde kanallarının dizilerini, sanatçıların olay aşklarını ana haber bültenlerinde ekranlara saçıyordu.

Televizyon yayıncılığının artık geriye dönüşü mümkün olmayan kirlenmesi nereye varacak kestirmek zor. Ne kanal adı ne de yarışma ve tartışma programları saymakla biter. Ama NTV’nin tanıtımlarından ve internet sayfasındaki kısa bilgilendirme yazısından anladığım kadarıyla ilk defa dişe dokunur bir yarışma programı başlıyor. Çünkü onlarTürkiye icadını arıyor! sloganıyla ve Teknoloji harikaları peşinde değiliz. Hayatı kolaylaştıracak orijinal projeler, insanların satın alacağı işler arıyoruz… diyerek son derece iddialı bir şekilde Türk Mucit’i ekranlara getirmeye hazırlanıyorlar.

Yine de en iyisi çok fazla kumandaya dokunmamak, televizyona elimizi verip kolumuzu kaptırmamak. {En azından kendi adıma…}