Browsing Tag

ozan alpay

e-günlük

Doğum Günü Pastası Doğum Günü Kadar Önemli midir?

Doğum günü pastasının şekli şemali önemli değildir; önemli olan doğum günü vaktinden önce, vaktinde ya da vaktinden biraz geç de olsa hep beraber kutlayabilmektir ;)

Biz de İlknur, Deniz, Fatih ve Ozan‘la öyle yaptık. Ziya‘nın doğum gününü geçmiş yıllardaki Pizzalı doğum günü pastası kadar kötü olmasa da elmalı paydan yapılmış bir pasta ile kutladık; kutlandık ;)

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

e-günlük

Kestane Şekeri ve Kitap Sevgisi

Piyasadaki bütün kestane şekerlerini almak, eve istiflemek ve yavaş yavaş hepsini yemek istiyorum. Akşam bulvardan aşağı inerken sırf kestaneli dondurma aldım ve sonra bir dükkanın vitrininde de cam kavanozda kestane şekeri gördüm; sonra da içimden böyle bir istek geçti ;) Hem ayrıca Türkiye’deki kestanenin yaklaşık %75’i Aydın‘da yetiştiriliyorken Bursa’dan kestane şekeri getirtmekten kurtulmak istiyorum!

Korktuğum başıma geldi, -nasıl olsa Prison Break var- rahatlığıyla LOST dizisini bitirdim. Arkasından -yine Ozan sağolsun- Prison Break’ın son iki sezonunu sabahlara kadar seyrettim. Üstelik araya Flash Forward‘ı bile sıkıştırdım. Şimdi bu sıkıcı yaz günlerinde beni sabaha kadar oyalayacak yeni bir sürükleyici dizi lazım.

Akşam üzeri Hüss‘e ayakkabı almak için ayakkabıcılar çarşısında bir dükkana girdik. Dükkan sahibi genç, kapanmış tezgaha bir şeyle meşguldü. Baktım meğer bir roman okuyormuş. Kitap okur musun?dedi, edebiyatçıyım, var sen düşün dedim. Genç arkadaştan ayakkabıyı aldık ve sonrasında dakikalarca kitabın konusunu dinledik. Genç bir esnaf arkadaşımın iş yerinde hele ki Aydın’ın sıcağında kendini kaptırırcasına kitap okuyor olması beni hem şaşırttı hem de çok mutlu etti.  

Safiye Sultan, nişan hazırlıklarından ve ev işlerinden fırsat bulup benimle birlikte biraz daha bilgisayar başında durursa sanırım Adobe Lightroom harikasını kullanmayı öğrenecek ;)

evrengunlugu.net;

 2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Yapmayı Beceremediğim Şeyler Listesi

Nisan sonu ya da Mayıs başıydı sanırım; yıl 2008; yer Elazığ idi. Çarşı izinlerimden birinde yine internetin başındaydım. Gelen yorum varsa onları onayladım; cevaplarını yazdım; e.postalara baktım vesaire derken umarsızca nette dolaşmaya başladım. O sıra öyle bir şeyle karşılaştım ki Devamını Okuyun

e-günlük

Bugün Benim İlk Öğretmenler Günüm

İlk defa bir 24 Kasım‘ı “öğretmen” sıfatıyla kutlayacaktım. Bunun heyecanıyla dün akşam bir türlü uyuyamadım. Hiç böyle olacağını tahmin etmemiştim. Seneye bu vakitte atanmış olur muyum yoksa yine ücretli öğretmen mi olurum ya da özel sektörde farklı bir işe mi başlarım bilemiyorum ama bugünkü 24 Kasım ilk de olsa son da olsa benim için bayram gibi bir gündü.

İlk kutlama mesajı gece Cihan’dan gelmişti. Mesajları gün içerisinde Kaan, Teyzem, yeğenim İbrahim, Enis ve kardeşim İbrahim ile Ayşe’nin kutlama telefonu takip etti.

İkinci ders öğretmenler günü kutlama törenine geçtik. 12. sınıflar, bu organizasyonun tamamını üstlenmişler, gayet güzel de bir iş çıkarmışlardı ortaya. Bütün öğretmenlere birer karanfil hediye etme nezaketinde de bulunmuşlar, provaları beraber yapmamıza rağmen bu güzel sürprizi benden de başarıyla saklayabilmişlerdi. Törenin sonunda öğrencilerle sarıldık, öpüştük, bol bol fotoğraflar çekildik. Gün boyu bu, böyle sürdü gitti : )

Bir öğrencimiz bu güne özel tatlı yapıp getirmiş, kendi elleriyle bize servis yaparken kasabanın belediye başkanı girdi kapıdan elinde baklavasıyla. Hep beraber öğretmenler odasında çay içip tatlı yedik.

Öğle yemeğinden sonra bir öğrencimizin anne babası geldi; onların da ellerinde bir tatlı paketi. Hepimize birer kalem getirmişler, bayan öğretmenlere de küçük birer hediye. Sonra kasabanın ilköğretim okulunun müdürü ve bir öğretmeni ellerinde karanfillerle çıkageldiler. Yine çiçeğiyle eczacı bey öğretmenler odamızdaki yerini aldı. Bu kasabada insanlar ne kadar düşünceli ve candandı; çok mutlu oldum.

Akşam eve geldiğimde de Hüss, öğleden beri içi içine sığmaz bir şekilde sakladığı çiçeğini getirip öğretmenler günümü kutladı. O, ilkokulun bense öğretmenliğin ilk basamağında lise sıralarında bir araya gelebilmeyi diledik : )

Akşam yemeği sofrasından tam kalkıyordum ki zil çaldı. Kocaman bir çiçek gönderilmişti bana. Kilometrelerce uzaktan her zamanki inceliğini gösterdi yine Ebruların Sultanı. Ve bana günün en güzel sürprizlerinden birini yaptı.

İlkokul öğretmenim Aynur Durmaz‘a telefonla ulaşamadım. Ama Türkçe öğretmenim Gülgün Sargın ile uzun uzun sohbet ettim telefonda. Okula çok erken gidip, eve geç döndüğüm için ancak telefonla arayabilmiştim. En kısa zamanda bunu kutlayalım dedi Gülgün hocam. Şimdiden kendisine güzel bir sürpriz düşünüyorum.

Hayatımın ilk 24 Kasımı’nı bizim grupla Öğretmenler Günü anısına kestiğimiz pastayla sonlandırdım. Sevgili kardeşlerim Ziya ve İbrahim’in sürprizi ile bu gün, artık hafızalarıma kazınan bir gün olmayı hak etmişti. Benim gibi çiçeği burnunda öğretmenler Deniz ve İlknur’la 3 mumlu pastayı üflerken, Ozan da bizimle beraberdi. Bu günü böyle hayal etmiyordum gerçekten. Sanki bayramdı bugün, öylesine heyecanlıydım. Heyecanıma da değdi. Harika birgün geçirdim.

e-günlük

“MUSTAFA” Hakkında Her Şey

Bugün bizim çocuklar {İbrahim, Ziya, Deniz ve Ozan} ile Mustafa filmindeydik. Eğer daha önce Çağan IRMAK bu isimle bir film çekmemiş olsaydı Mustafa Hakkında Her Şeyismi Can DÜNDAR‘ın Mustafasına daha çok uyardı. Uyar mıydı? Aslında uymazdı :)

En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim: Devamını Okuyun

e-günlük

Doğum Günü Pizzası

İlknur‘un müthiş fikri ve organizatörlüğünde Ziya‘nın yarınki doğum gününü bugün kutlamak için ona sürpriz yaptık. Üzerinde doğum günü mumlarıyla Ziya’nın pizzası önüne getirildiğinde verdiği tepki, buraya yazılmayacak ama hafızalardan da silinmeyecek türdendi :) Arkadaşlar çok pardon yahu :)

Günler öncesinden pişşt, Ziya yanında yok değil mi, benimle konuştuğunu belli etme şeklindeki telefon bağlantısı ile İlknur, Deniz‘le hmm tamam olsun şeklinde onayladıkları sıra dışı fikri bana da sundu. Ya kardeşim yaş pasta da çok klasik, şekil yapalım tarzındaki sıra dışı bakış açısı sonucu soluğu pizzacıda aldık. Herkes bir yerlerdeydi, ayrı ayrı yerlerden koşa koşa toplandı. Pizzacıdaki arkadaşa sıkı sıkı tembih edildi: Sarı saçlı yeşil gözlü çocuğun pizza menüsüne bakın bu mumları koyup getireceksiniz denildi. Sonrası malum :) Gerisini anlatmak isterse bu sayfalar Ziya’ya açık :)

Büyükten başlayayım: İlknur, kırmızının ağır bastığı bu güne özel kıyafetiyle göz dolduruyordu :) Tepeden tırnağa son derece şıktı. Doğum günü organizasyonunu kendisinin yapmasının dışında sanki bir gala gecesine katılıyor edasıyla olayı ciddiye almıştı. Günün sürprizini en çok önemseyenlerden biri de Ozan‘dı. Çizgi film karakterli çantasını saymazsak o da Ziya’nın doğum gününü son derece önemsemiş, bir basın mensubu edasıyla olayları an be an görüntülemişti. Deniz için yorumumu bizzat yüzüne yaptım, burdan yazmak istemiyorum. Küçük oyuncak bebeğiyle objektiflere gülümserkenki enerjisi, doğum günü ziyafeti boyunca hafif bir hastalıkla gölgeliydi. Doğum günü çocuğu kardeşime ise yeşil gözlerinin bugün daha bir ışıl ışıl ve yeşil olduğunu söyleyerek hemen detaya giriyorum:

İlknur’un mağazada unutulan kredi kartı, süper menünün salam ve sosisli gelme faciası, bu facia üstüne ikinci bir facia yaşanması, üst üste giyilen ciciler, bu benim abim olamaz tarzı tavırlar, D&R neresi?gibi tuhaf bir yaklaşım, erkek reyonundaki arkadaşı patronuna söyleyip tebrik etme nezaketi, Vardar pastanesi klasiği, tadına doyulmaz tatlısı, gelmek bilmeyen Selime ve düşen enerjimle birlikte dinmek bilmeyen ayak ağrısı vesaire vesaire.