Browsing Tag

mustafa kabakçı

e-günlük

Marketing Meetup’tan Pazarlama Notları

marketinmeetup

Marketing Meetup için 30 Nisan 2016 Cumartesi günü Doğuş Üniversitesi Acıbadem yerleşkesindeydim. Alanında uzman isimlerin saat 09.40’tan 17.10’a kadar dijital pazarlama ve dijital medya üzerine peş peşe konuşmalarını dinledim. 2 panelden ve 15 konuşmacıdan oluşan Marketing Meetup sayesinde Nisan ayını en verimli şekilde noktaladım. Ufkumu (ve eminim bütün salonu dolduran 900’e yakın davetlinin de) genişleten bu organizasyon için pazarlamasyon.com ekibine teşekkür ederim. Özellikle Beykent Üniversitesi’nde Dijital Medya Zirvesi’nde ilk kez dinlediğim ve tanıdığım Haydar Özkömürcü‘yü ikinci defa dinleyeceğim için heyecanlıydım. Ancak etkinlik afişinde yer almasına rağmen son panele de çıkmadığını görünce keyfim biraz da olsa kaçtı. Bu durumun etkinlik düzenleyicileri arasında yer almasından ve ev sahipliği yapmasından kaynaklandığını düşünüyorum.  Devamını Okuyun

e-günlük

Uzayda Evren Var

İlkokul sıralarında astronot olma isteğim adımın Evren olmasından mı kaynaklanıyordu hatırlamıyorum ama o isteğin zamanla kaybolması Türkiye’de bir Uzay Kampı’nın henüz açılmamış olması olabilir. Gerçi 80’li yıllarda bu ülkede bir Uzay Kampı olsaydı bile Türk eğitim sistemimizde beni oraya götürecek ve bu hayalimde bana yepyeni ufuklar açacak bir öğretmenim -muhtemelen- olmayacaktı. 2000 yılında açılan Uzay Kampı Türkiye‘yi ziyaret etmeme vesileyse Kahraman Maraş’taki 12 öğrencisini Uzay Kampı’na getirmekle yetinmeyip beni de burnumun dibindeki Uzay Kampı ile buluşturmak için çaba sarfeden -yukarıdaki fotoğrafta yer alan- sevgili İrem öğretmendir ;)

Ay’a ayak basan ilk insan olma fırsatını kaçırdığımı, hatta Ay’a giden ilk Türk olma şansını bile yakalamamın zor olduğunu biliyorum ancak kim bilir belki de Ay’a çıkan ilk Blog Yazarı olurum. Onu da olamasam bile -oradakilere sormadım ama- Uzay Kampı Türkiye’ye adım atan ilk blog yazarı galiba bendim ;) Gerçi Uzay Kampı ziyaretimin resmiliği veya gayriresmiliği konusunda bir belirsizlik içerisindeydim. Fotoğraf çekerken -olmazsa olmazdır zaten- uyarılmış olmam ve ben de küçükken astronot olmak isterdim sözüme e buraya iş başvurusu yapabilirdiniz cevabı Uzayda bile anlaşamıyor, anlaşılamıyorum dedirtti bana ;) Astronot olmak için Uzay Kampı’na iş başvurusu yapmak gerçekten işe yarıyor mu acaba? Bu sorunun cevabını öğrenmeden oradan ayrılmış olmak zannediyorum mesleki kariyerimi olduğu gibi etkileyecek ;)

Ben böyle bir Türk’ün dünyada var olduğunu bilmiyordum; İsmail Akbay‘ın varlığından ve başarısından ilk kez haberdar olduğum için de çok mutlu oldum. Mudanya’daki Zeytinbağı köyünden NASA‘ya giden ilk Türk mühendis olan İsmail Akbay’ı öğrenim hayatım boyunca duymamış olduğum için ben mi utanmalıyım yoksa… (neyse ben utanmalıyım, ders kitaplarında yoktu madem bizzat kendim araştırabilirdim). İsmail Akbay’dan sonra Uzay Kampı’nda unutamayacağım iki isim daha vardı. Kamp’ta görevli olan Aydınlı ve Aydın Lisesi mezunu olduğunu duyunca ayrıca gururlandığım Mustafa ve Kampın önemli yerlerini dolaştırıp ayrıntılı bilgiler veren Nazillili Ayşe Mine.

Kamp programına katılmak belli bir ücreti gerektiriyor fakat ESBAŞ‘ın masraflarını karşılayarak uzay deneyimi yaşattığı öğrenci grupları da var; tıpkı İrem’in öğrencileri gibi. Uzay Kampı içerisinde tüm etkinlikler yapılandırmacılık eğitim sisteminin adeta tavan yapmış modeli. Ayşe Mine, öyle şeyler anlattı ki bu öğrenciler geldikleri okullara dönüklerinde öğretmenlerini beğenmeyecekler dedim; oyuncaklar bile NASA’dan geliyor ve attıkları her adım aslında birer yaratıcı drama ruhu taşıyor. İzmir’de Uzay Var; gidin yaşayın! Benden söylemesi ;)

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik