Browsing Tag

Müge Çerman

İnternet Günlükleri, VideoBlog

[Vlog] internet günlüğü 2016/25

KUTUPHANE AFIS

Bu hafta Furkan Güven Taştan‘ın son blog yazısındaki cümleden ilhamını alarak “internet asla unutmaz” temasıyla hazırlanan internet günlüğü, 20-26 Haziran 2016 tarihleri arasındaki paylaşımların öne çıkanlarından oluşuyor. Elde ettikleri ama vergilendirmedikleri yüksek kazançlarla bir süredir gözlerin üzerine çevrildiği Türk YouTuber‘lara Maliye Bakanlığı artık dur derken blog yazarlarının gündeminden ‘kopya içerik’ derdi yine eksik olmuyor. İnternetin geleceğine yön veren şirketlerdeki yeni gelişmelerden edebiyat dünyasının dijital notlarına kadar birçok önemli ayrıntı internet günlükleri serisinin en yenisinde. İyi yolculuklar: Devamını Okuyun

İnternet Günlükleri

internet günlüğü 2016/24

internet_gunlugu

Bir süredir ara verdiğim internet günlükleri serisini tekrar hazırlamaktan büyük keyif aldım. Öyle ki son dönem en sevdiğim kategori bu olmuştu. Yüzlerce kaynaktan binlerce içeriği incelerken buraya aktardığım / aktaramadığım birçok yeni gelişmeyi, heyecan verici yenilikleri okumak çok güzel. internet günlüğü 2016/24 serisinden itibaren bir önceki hafta yıl dönümü olan blogları da konu edinmeye başladım. Bu, rehavete kapılan blog yazarları üzerinde belki de tetikleyici bir etkiye sahip olabilir. 13 – 19 Haziran 2016 tarihlerini kapsayan internet günlüğü’nün yeni bölümünde iyi okumalar diliyorum: Devamını Okuyun

e-günlük

Akıllı Telefonsuz Yapabiliyormuşum

Akilli_telefon_bagimliligi

Teknoloji Bağımlılığı Kongresi‘ne katıldığımı ve oradan notlarımı geçenlerde paylaşmıştım. Cep telefonumu hafta sonu düşürüp arızalanmasına sebep olunca 2 gün boyunca mobil hayata ara verdim. Kısa bir süre de olsa bu deneyim, teknoloji bağımlısı (daha doğrusu telefon bağımlısı) olup olmadığım konusunda kendimi test etmemi de sağladı. Akıllı telefonsuz kaldığımda aklımı yitirmediğimi gördüm ;) Devamını Okuyun

e-günlük

Türkiye’nin en eski blogları

en_eski_bloglar

Merhaba;

Bizler bundan 5-10 yıl önce farklı amaçlarla ama özünde ‘karşılıksız paylaşma’ duygusuyla blog yazmaya başladık. Etrafımızdaki insanlar -bunca yıldır blog yazıyor olmamıza rağmen- hâlâ blogun ne olduğunu bilmiyor olabilir. Her biri sosyal ağların patlamasıyla birlikte sosyal medyada bizden daha çok arz-ı endam etmeye başlamış da olabilir. Ama biz blog yazarları, Facebook’la başlayan sosyal medya fırtınasının büyüsüne kapılıp evlerimizi hiç terk etmedik. 140 karakterden daha fazlasına ihtiyacımız vardı çünkü biz blog yazarları, kendi dijital medyamızı inşa ediyorduk. Devamını Okuyun