Browsing Tag

ingilizce

e-günlük

Türk Üniversitelerinin İngilizce Hayranlığı

Cumartesi sahurda internete girip öğrendim ki Erzincan Üniversitesi‘nin Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü’ne yaptığım yüksek lisans başvurumda yedeklerde kalmışım.

Bütün bir yaz boyunca üniversitelerin yüksek lisans ilanlarını (tezliden bahsediyorum) incelerken hepsinin ÜDS ya da KPDS puanı şartlarını okumaktan sıkılmıştım. Sadece Erzincan Üniversitesi İngilizce şartı aramıyordu. Hatta inanamamış enstitüyü arayıp teyit ettirmiştim.

İşin acı tarafı üniversitelerimiz Türk Dili okutmanı ararken de Devamını Okuyun

e-günlük

Ben İngilişçe Bilmiyor[muş]um!

Malum Pazartesi 23 Nisan. Neşe doluyor İnsan! Denizler de 23 Nisan Festivali için gelen Sırbistanlı bir kız öğrenciyi misafir olarak almış. Hep beraber toplandık Mesire’de sabah kahvaltısı yaptık. İngilizce kursunun birinci kurunu başarıyla bitirip, ilk sertifikamı almaya hak kazandım ama gördüm ki bende listening var, speaking yok :) Kahvaltı masamızdaki iki Sırp öğrenciyle iki kelam laf edemedim :)

Fatih‘le ben İlknur‘un Adana‘ya canlı telefon bağlantısıyla baktığı kahve falını gözümüz kapalı dinliyoruz. Bu kadar heyecanlı bir durum yani. 23 Nisan ekibi “seramoniye” gidince Fatih, İlknur ve Ziya ile kahvaltı sefasına devam edelim dedik. Ayben de kahve falı vesilesiyle “mekanik de olsa” masamıza dahil oldu.

Ayben’in bildirisinin kabul edilip Sivas’a gideceğini adım gibi biliyordum. Öyle ki, ben ağzımı bile açmadım ama fincanına yansımış :)

Dün 20 Nisan’dı. UA eğitimi için başvurusu süresi doldu. Gözüm kulağım gelecek e.postada. 30 Nisan’da Konya’da olmak is-ti-yo-rum!

e-günlük

CİN-ALİ

Sabah ingilizce kursundayım. Konu, What’s the matter?Interchange’in ünite başlıkları genelde böyle alakasız oluyor. Oysa asıl konu, yandaki resimden de anlaşılacağı üzere {aslında çok da anlaşılmıyor, farkındayım} uzuvlarımız. Yani el, kol, bacak vs gibi organlarımız :)

Öğretmen haydi, herkes bir yaratık çizsin dedi. Herkes dediği de topu topu üç kişiyiz. Ben, Nermin Hanım ve öğretmen :) Androit mi çizsem ne yapsam Allahım Yarabbimdiye düşünürken, zaten kopmuşum dersten, gribim nezleyim, feci halde hastayım… Aldım kalemi kağıdı elime, önce bir zamanların seven-up kahramanını çizdim. Baktım biz buna ingilizce kol bacak anlatacağız, bir de Cin-Ali çizdim altına. Tıpkı ilkokuldaki gibi…

Cin Ali dedim de, ilkokuldaki Cin Ali kitaplarım nerede acaba? Neden saklamamışım ki… Şimdi bulmayı çok isterdim ama atıldığından eminim. Hala elinde Cin Ali serisi olanlar varsa, birini bana bağışlasa… Ne büyük sevaba girecekler, bir bilseler :)

e-günlük

İKİ İNSAN OLDUM

Bir dil, bir insan; iki dil iki insan” demişler.

Bugün ingilizce kursuna başladım, iyi de ettim. 5 kişilik sınıflarda güle oynaya 8 ay sürecek bir maratona girdim bakalım, sonumuz ne olur bilemiyorum.

İngilizceyi öğrenme konusunda bu kendime tanıdığım son şans. Bu sefer de öğrenemezsem yuh artık bana :)