Browsing Tag

engelliler.biz

e-günlük

4 Yıllık e-vren günlüğü’nün İLK’leri

Birkaç saat sonra e-vren günlüğü, sanal alemdeki 4. yılına girmiş olacak. “e-vren’in e-lektronik yaşam serüveni” sloganıyla yola çıktığım bu e-yaşam paylaşımımın ilk’lerine yer vermek istedim.

2005 yılında Yahoo‘nun 360 adlı servisini kullanmaya başladım. Bu blog adına attığım ilk adımdı. Sonra ilk Türkçe blog olan Blogcu‘yu keşfettim. Bu da blog alemine attığım ilk adım oldu. Ve bu ilk adımın adı yunusevren‘di. Kullandığım ilk logo:

Yunus Evren adıyla çıktığım blog yolculuğunda ilk adresim yunusevren.blogcu.com‘du. Paylaştığım ilk e-günlük ise kardeşlerim Ziya ve İbrahim için yazdığım “Çok Özledim Sizi” başlıklı yazıydı.

İlk fotoğrafımı “Hayatım Okumak ve Yazmak Olmalı” başlıklı yazıda kullandım: 

Blogumda yer verdiğim ilk arkadaşım “Benim Ömrüm Seninle İki Nefes Arası” başlıklı yazıyla Harun Boylu olmuştu: 

İleri Zaman Projesi” diye tanımladığım fotoğrafhikayeleri‘nin ilk denemesini 18 ağustos 2005’te aşağıdaki fotoğrafla gerçekleştirdim. Objektifimden yansıyan bu kareyi ilk defa “Sen Benim Yağmurumsun!” yazısıyla paylaşmıştım:

Ve e-vren günlüğü’nün vazgeçilmez parçaları, ziyaretçiler. e-vren günlüğü, blog macerasına başladıktan yaklaşık 1 ay sonra keşfedilmeye başladı. Ve ilk yorum yine bir blogcu olan Milkboy tarafından yapılmıştı. İkinci yorum gecikmedi. Hala daha blog tutmaya devam eden Burcu tarafından ikinci yorum yapıldı: 

28/9/2005 – ~~
Yazan: milkboy
“Her sey, senin adının üzerine yazılmıs bir masaldan ibaret gibi sanki…”
çok güzel yüreğinize sağlık

29/9/2005
Yazan: burcuburcu
senin içinden akıp bize gelen çok güzel şeyler var seni tebrik ediyorum

İlk MisAfiR KaLeM sevgili Salih Gürbüz, “Hepimizin Bir Anneannesi Olmuştur yazısıyla bir e-vren günlüğü geleneğini başlatmış oldu:

e-vren günlüğü’nün maskotu, vazgeçilmez parçası Hüss. Hüss, e-vren günlüğü’nde ilk defa 14 Kasım 2005 yılında “Hüss de Hasta Olursa” başlıklı yazımda aşağıdaki fotoğrafıyla yer aldı:

İlk elektronik söyleşim 16 Kasım 2005 tarihinde engelliler.biz‘in editörü Bülent Küçükaslan‘laydı. “Engelliler.biz’in Oturan Boğa’sı İle İnteraktif Söyleşi” başlığıyla yayınlanmıştı. 

İlk ortak yazı çalışmasını sevgili Ayça ile yapmıştık. “Gidersen…Gitme!” 29 Ocak 2006’da hem e-vren günlüğü’nde hem de Ayça’nın blogunda yayınlanmıştı.

İlk çok katılımlı proje “Bana Fotoğrafını Anlat“, sevgili Sinan Cem Güney, Feriştah Bayri ve Halil Gökçe‘nin katılımıyla 26 şubat 2006’da gerçekleştirilmişti: 

İlk videoblog “Bayram/Yeni Yıl Videosu“ydu. 

Şüphesiz bu e-yaşam projesi’nin ilkleri bu kadardan ibaret değil… Daha da detaylısını 5. yılda hazırlamak nasip olur inşallah. Burayı ayakta tutan ziyaretçi ve yorum sahiplerine de bir kere daha yürekten teşekkür ediyorum.

e-günlük

Engellilerin Savaşı

Bu blogu, günlüklerimi yayımlamak üzere açmıştım ilk önce. Kısa bir süredir e-günlüklerimin yerini gözüme takılan çarpıklıklar almaya başladı. Burası Türkiye’ydi ve bu ülkede Otobüs Firmaları korsan araçlarla hayatımızı tehlikeye atıyor; online kitap siteleri tüketici haklarını çiğneyip, sizi enayi yerine koyuyordu. Son olay ise artık pes dedirten cinsten. Sözüm kendisini engelli diye tanımlayan ama eksik tanımlayan birileri hakkında!

29.08.2005 tarihinde bu sayfalarda kaleme aldığım “ÖZÜR’ ÜM VAR” başlıklı yazım bir engelli arkadaş tarafından okunmuş, kısa sürede e-postalarda dolaşmaya başlamış ve engelliler.net’ in forum sayfasına konu olmuştu. Haberi aldığım ve engelliler.net‘le tanıştığım günden beri bu siteden ve forumdan çıkmaz olmuştum. Ancak bir gün, hiçbirimizin tasvip etmediği bir durum patlak verdi. Engellilerin sesini duyuran bu site bir gecede ikiye bölündü. Tabiri caizse yer yerinden oynadı. Engelliler.Net ve Engelliler.Biz sitelerinin sanal savaşı arasında kalakaldık. Birbirini kötüleyen, suçlayan, kendisini öven e-posta bombardımanın şaşkınlığı içerisinde bocaladık önce bir. Her iki site de görüntü ve içerik olarak birbirinin kopyasıydı; yazılarımız her iki sitede de mevcuttu. Peki hangisi gerçekti, hangisi haklıydı ve hangisi ENGELLİ’ydi?

Bu soruların cevabı elbette çok önemli değil bizim için. Dün Engelliler.Net’ in forum sayfasında rahatsızlığımı dile getirdim ve hiç karşılaşmadığım bir tavırla karşılaştım. Sitenin editörü işi polemiğe dönüştürdü, beni polemik yapmakla suçladı, yine diğerlerine çamur atmaya devam etti ve olan oldu: Maske düştü!

Forum sayfasına rahatsızlığımı dile getiren, üyeliğimin iptalini ve e-posta gönderiminin durdurulmasını talep ettiğim mesaj bıraktım. Mesajımı da, “Benim tercihim Engelliler.Biz’ den yanadır.” şeklinde sonlandırmıştım ki daha sonra baktığımda “Engelliler.Biz” uzantısı yerine “Engelliler.Net” yazdığını fark ettim. Net değil, Biz yazdığımdan emindim. Düzeltmek için mesajıma girdiğimde Engelliler.Biz yazıyordu ama düzeltme bölümünden çıkıp foruma geri döndüğünüzde Engelliler.Net’ le karşılaşıyordum.

Forumundaki üyeye kendi tercih özgürlüğünü göstermeyen, sizden habersiz sizin mesajınız üzerinde oynama saygısızlığını gösteren bir zihniyet var ortada. Ve ne yazıktır ki bu zihniyet, engelli kardeşlerimizin haklarını savunmak, onların sesini duyurmak, onlara destek olmak amacını güttüğünü iddia ediyor.

Engelliler.Biz ya da Engelliler.Net ! Kendi savaşlarını sanal alemin gerisinde verip, biz duyarlı insanları da, üyelerini de böylesine yormasalar, yıpratmasalar, kaybetmeselerdi keşke!