Browsing Tag

elvan çetin

e-günlük

Bakmazsan Göremezsin

e-vren günlüğü’nün MisAfiR KaLeM{LeR}inden sevgili Elvan, 4 yıl aradan sonra bu kez fotoğraflarıyla konuğum. 27 Kasım’da kendisiyle bir fotoğraf çekimi gerçekleştirdik. Fotoğrafların tümüne {buradan} ulaşabilirsiniz ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Düğün, Piknik Derken Proje Buluşması

fat.ma.nın dü.ğü.nüÜniversiteden sınıf arkadaşım Fatma‘nın düğünündeydim dün.

Sınıf arkadaşlarım Hacer ve Zafer‘le buluştuk önce.

Zafer, düğün için İstanbul’dan gelmişti. Hasret giderdik, sohbet ettik derken düğün salonuna geçtik.

Fatma, çok güzel bir gelin olmuştu :) Aynı şehirde yaşıyor olmamıza rağmen mezun olduğumuzdan beri ilk kez görüşüyorduk. Daha dün, başında mezuniyet kepi ile cübbe içinde olan Fatma bugün bembeyaz gelinlik içindeydi.

O, bir insanın en güzel hayallerinden birini yaşarken yılların nasıl da hızla akıp gittiğini ve hiçbir şeyin sanki yaşanmadan öylece anılardaki yerini aldığını düşündüm. Fatma’yı karşımda öyle görünce çok duygulandım.

Düğünün sonlarına doğru Aydın’daki kına gecesi geleneklerinden biri olan bindallıyı da giydi bizim gelin :) Başında kına çevrildi, türküler söylendi ve ellerine kına yakıldı.

Adanalı bir ailenin kızı olan Fatma’nın Adanalı akrabaları orkestradan ısırarla halay parçası istiyorlardı. Ama illa kilorke lorke olacaktı.

Lorke lorke çalınmaya başlandı ama o da ne: Bizim yıllardır bildiğimiz Lorke, tuhaf bir remix halindeydi :) Hızlandırılmış, karıştırılmış, cıstak cıstak tarzda bir halay müziğine kim nasıl ayak uydurabilirdi ki :)

Halayın da remixini duydum yaderken gece boyunca müzik çalması için para ödenen orkestra, DJ Onur! anonslu parçalara geçmişti :)

03.08.2009 kah.val.tı

Fatma’yı gelin ettikten sonra bu sabah Hacer ve Zafer’le Aytepe’ye kahvaltıya çıktık. Kahvaltı olayını fazla ciddiye alıp tam teçhizat donattığımız soframızla bütün mesire sakinleri karınlarını doyururlardı herhalde.

Aydınlı Misafir Kalemler İlk Bir Arada

Akşamüzeri e-vren günlüğü’nün farklı dönemlerindeki Aydınlı MisAfiR KaLeMi arkadaşlarla buluştuk. Birkaç hafta sonra TOFD için başlatacağımız bir kampanya amacıyla sevgili Büşra, Elvan, Harun ve Hikmet‘le birkaç kare fotoğraf çekimi gerçekleştirdik. İnsanın bir tripodu olmasına rağmen becerikli de bir kardeşinin olması şahane; teşekkürler Zeron :) Aydınlı olmalarına rağmen birbirleriyle ilk defa tanışan arkadaşlarla bir arada sohbet etmek de ayrı bir keyifti :) Dört arkadaşıma da ayırdıkları vakit, girdikleri zahmet için yürekten teşekkür ediyorum.

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası”na 5 TL’lik bağışta bulunun.

e-günlük

MisAfiR KaLeM{LeR}in Dev İsmi

Bugün 1 Haziran 2009 Pazartesi. Pek çok sebeple iple çektiğim birgündü. Yakın bir zamanda kaybettiğimiz Türk edebiyatının dev isimlerinden Fethi Naci‘nin saygıdeğer eşi Lale Hanım, bu gece e-vren günlüğü’nün yeni MisAfiR KaLeMi olacak; Yalnızlıkı ve eşi Fethi Naci’yi ebediyete uğurladıktan sonraki yalnızlığını anlatacak…

Görev yaptğım lisede eğitim-öğretim dönemini şimdiye kadar yapılmamış bir şeyle sonlandıralım istedik. 11A sınıfıyla çok farkı bir şiir dinletisine imza atmak için harıl harıl çalışıyoruz. Öyle ki sevgili Nur, bizim için Ankara’da stüdyoya Devamını Okuyun

e-günlük, VideoBlog

e-vren günlüğü 3. Yıl Tanıtım VideoBlogu

Uzun süredir yazıyorum… Bahaneyle üretiyorum… Bu vesileyle bambaşka bir alemde yaşıyorum. e-vren günlüğü sınırları içinde ortaya çıkan ama bana pek de benzemeyen ikinci e-vren’le büyük mutluluklar, sevinçler, hüzünler, sıra dışı tecrübeler paylaşıyorum. Bu e-lektronik yaşam serüveninde tanıdığım / tanımadığım pek çok insan beni yalnız bırakmıyor. Kimisi ses veriyor; kimisi yorumlarıyla renk katıyor; kimisi sessiz sedasız bu e-yaşam yolculuğuna ortak oluyor.

Kariyerimin en büyük parçası evrengunlugu.net’te yazmaya ve paylaşmaya devam ederken, uzun vadeli hedeflerimden birinin ilk adımlarını flickr‘da atmaya başladım. Özel yaşamıma tanıklık ettiğiniz gibi “adı bende saklı kariyer projemin ilk tohumlarına da ortak oluyorsunuz. Söyleyemediklerimi yazmaya, anlatamadılarımı paylaşmaya devam edeceğim. Okuyan okumayan ama hayatımda yer alan herkese yürekten teşekkür ediyorum.

e-günlük

ESKİ İMAJ

Yaklaşık yarım saat önce imajımı sıfırladım. Bıyık sakal ne varsa kestim. Ben ve ailem için önemli bir gelişme bu. Çünkü ben’i 3-4 yıldır bıyıklı sakallı Canervari görmeye alışmıştık :) Malum yarın okul açılıyor, staja da gideceğiz. Bütün sınıfa baştan böyle alıştırayım ki kendimi, sonradan kestiğimde yüzüme yüzüme gülmesinler :) İnsanın istediği gibi saç sakal bırakamaması, belli bir şekle girmek zorunda olması ne kadar kötü :(

Uzun bir süre eski imajlı fotoğraflarımı kullanmaya devam edeceğim. Bıyıklı sakallı halim ayrı bir karizmaydı çünkü :P Ben seviyordum kendimi böyle :( Bu önemli gelişmeden sonra boş durmadık ve hemen yakın çevremizin görüşlerini aldık. Bunu yaparken webcam teknolojisinden de yararlandık :)

Annem çok beğendi. Yengem Seda çok güldü. Hüss gözlerini fal taşı gibi açıp, dondu kaldı :) Aile dışından beni ilk gören Buğra “çok şirin” olduğumu söyledi. Feriş, “komik” buldu ama “gençleştiğim” yorumunu yaptı. “Genç kız hayran kitlen 15 yaş’a düşer” diye de ekledi :) Elvan da “değişik” olduğumu söyledi ama “süper olmuşsun” diye de altını çizdi :)

e-günlük

KENDİ HAYATIMIN BAŞROLÜ

Geleceğimle ilgili iki önemli seçenekten birini dün tercih etmiş olmanın huzurunu taşıyorum. Birkaç gün önce yine bu sayfalardan duyurduğumun aksine dün yüksek lisans programına değil formasyona başvurumu yaptım. Böylesine radikal bir kararı almamda pek çok sebep etkili oldu, ancak her zaman söylediğim gibi: İnsanlar Tercihlerini Yaşarlar! Yavaş yavaş kendime geliyorum artık. Son bir haftadır yaşadığım kötü günlerin hepsini geride bıraktım. Dönüp bakmıyorum da ardıma. Bırakıyorum, birileri kendi denizinde boğuladursun, ben kendi sahilimde keyfimi sürüyorum :)

Tezsiz yüksek lisans başvurumu yaptıktan sonra Semih‘le başbaşa sabah kahvaltısı yaptık. Sonra benimle ve ailemle vedalaşmaya gelen eski sınıf arkadaşım Dilek‘le hep beraber öğle yemeği yedik. Dilek, formasyonu kazanamadığı için memleketi Hatay’a geri dönüyor. İnşallah seneye yeniden burada olacak. Öğleden sonra Elvan‘la birlikte Ticaret Fuarı’ndaki Aydın Life standını ziyarete gittik. e-vren günlüğü’nü yakından takip edenler Elvan ÇETİN‘i de hatırlayacaklardır: Elvan, elektronik yaşam diyarımın MisAfiR KaLeM{LeR}‘indendi. Akşam da soluğu İncirliova’da Harun‘un yanında aldım. Gece yarısına kadar Belediye Meyda’nında çimlerin üzerinde oturup sohbet ettik.

Kadere inanan biriyim ama bazen hayatıma başkalarının yön verdiğini, çok da özgür olamadığımı düşünür, çıkmazlara düşerim. Ancak, yaşadıkça, düşüp kalktıkça ve ruhumuzda yaralar açılıp yeniden iyileştikçe, acı ya da tatlı tecrübeler edindikçe öğreniyoruz ki herkes kendi hayatının başrolünü oynuyor ve kendi hayatını yaşıyor! Dün aldığım cesur karardan ve seçmiş olduğum yeni yoldan sonra gördüm ki, huzurluyum, mutluyum, birilerinin bana bir şeyler sunmasını beklemeden ben sahip olmak istediklerime sahip olabilecek donanımlara sahibim. Son bir haftadır yaşadıklarımdan ötürü yazılacak öyle çok şey var ki aslında. Ama hayatta profesyonel olabilmek için geriye bakmadan ileriye adım atmak gerekiyor. Yoksa insan takılıp kalınca birilerinin entrikalarına, bir arpa boyu bile yol alamıyor. Yaşamaya, yazmaya ve de paylaşmaya devam edeceğiz, inadına…

MisAfiR KaLeM{LeR}

Angut Nedir, Neye Denir?

{Eylül ’06 MisAfiR KaLeM Yazısıdır}

Merhaba. Bu ay e-vren günlüğü’nün misafiri benim. Bu güne kadar misafir olanların içinde en küçüğünüz benim sanırım. Bu sanal misafirlik amma da zormuş ya. Ben normal hayatımda bile bu kadar kasılmadım, zorlanmadım. Ama gerçekten çok güzel. Bu arada kendimi tanıtmayı unuttum sanırım. Hemen tanıtıyorum:

Ben Elvan. 1989 Çine doğumluyum. Aydın’da yaşıyorum. Koyu bir Galatasaray taraftarıyım. Eee bu bünyeye de bu takımı tutmak yakışır. 2 tane yakışıklı ve çok başarılı dünya tatlısı abilere sahibim. Evren abimle 3 oldu. Abilerim sizi çok seviyorum. Lise 2. sınıfta okuyorum. Bu arada da abimlere dergide yardımcı oluyorum.

Şimdi asıl konuya gelelim. Evren abimle nasıl tanıştım:

Bir gün abimin msn’sinde bakınıyordum. Birden biri aktif oldu. O aktif olan kişinin msn’deki resmi çok gizemliydi. Merak ettim kim bu diye. Birden bana ileti yazdı, “Erman abi naber?” diye. O zamanda msn başında ben vardım. Ben cevap yazdım ve tanıştık. Zaten şuanda Evren abi bizim dergide köşe yazarlığı yapıyor. (e-vren günlüğü) adında. Evren abi seni çok seviyorum. “İyi ki de tanışmışız” diyorum. Tabi o ne diyor bu duruma bilemiyorum artık :)

Ben daha önce hiç günlük tutmadım, tutamadım. Ama bloggerlık yaptım. Çok az bir süre o da. Evren abi bana 1 ay önce “yazı yazar mısın?” diye sorduğunda çok şaşırmıştım. “Tamam” dedim. Ama ne yazacağımı bilmiyordum. 1 ay boyunca “yazarım ya nasılsa daha çok var” dedim durdum. Ama son günlerde aldı beni bir telaş sormayın. O an aklıma ne geldiyse yazdım. Umarım beğenirsiniz.

Siz siz olun Devamını Okuyun