deniz alpay « …bir e-lektronik yaşam projesi

Bu yazıyı yazmaya başlamadan birkaç saat önce -12 Mart Cuma saat 21.00* gibi- kardeşim Ziya ile Deniz‘in söz kurdelelerini kestik. Beş yıllık arkadaşlığın üzerine haftalardır süren kız isteme ve söz kesme heyecanı dün akşamki merasim itibariyle son buldu. Deniz’le Ziya’nın e-vren günlüğü’nde yer almış ilk not ve fotoğraflarını bulmak istedim ama yorgunluktan bunu daha sonraya erteledim. Oğlumuzla kızımıza mutluluklar diliyor, söz ve nişanda sıramı kendilerine vermiş oslam da düğün konusunda benden önce davranmamalarını rica ediyorum ;)

*TDK Yazım Kılavuzu 2008 baskısındaki yazım kuralına göre saat ve dakika arasına iki nokta (:) değil nokta (.) konur.

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyasına 5 TL’lik bağışta bulunun.


emine nine-1

Geçen yıl tam bugün bu saatlerde Emine Ninemizde iftardaymışız. Fotoğrafın altında 22.10.2005 tarihi; içinde de bugün sınıf öğretmeni olan Betül, Bilal Emrah; matematik öğretmeni olan Deniz; felsefe grubu öğretmeni olan Ziya ve üniversitede okutman olan İlknur… Bilal Emrah ve Betül’le çok fazla {Devamını oku}


19  Eylül cumartesi: Ramazan’ın son günü, bayram arifesi. Bütün Aydın alış verişte. Özgür‘le görüşüp 10 numaralı hattıyla turladım, hasret giderdim :) İftardan sonra bütün bir gece saçma sapan şeyler yedim. Bu, 1 ay boyunca dinlenen mideme resmen zulümdü :)

e-vren günlüğü bayramda 3 gün kapalıydı

20 Eylül Pazar:

Bayramın birinci günü. Her yıl saatler öncesinden bizi bayram namazı için uyandıran annem bu yıl {Devamını oku}


Ah keşke KPSS de -hatta her sınav- ALES tarzında gibi olsa :) Arkamda sakız çiğneyen kız, koridorda bır bır konuşan kadın memurlar haricinde çok keyifli bir sınav tecrübesi yaşadım.. Çok seviyorum ALES sorularını, çok!

Sınav çıkışı, anneler günü için geçen hafta hediye aldığım ve bugün almak üzere emanet ettiğim yere uğradım, paketleri alıp eve geldim. Safiye Sultan her zamanki gibi sınavdan çıkınca aç boğalara dönen ben için {Devamını oku}


Haftalardır beklediğim gün geldi; öğle vakti İlknur‘la buluşup Sultanhisar‘ın yolunu tuttuk. Az sonra ADÜ Sultanhisar MYO Sera Süs Bitkileri 2. sınıf öğrencileriyle buluşacak, hep beraber devasa bir serada inceleme yapacak; oradan da 4 yıl önce Kardeş Yürekler projesiyle yüreğimizin bir parçasını bıraktığımız Salavatlı İlköğretim Okulu‘nu ziyaret edecektik. Her şey öyle peşi sıra yaşandı ki bütün bu duygu karmaşasını eve gidince idrak edebileceğim demiştim, öyle de oldu…

ADÜ Sultanhisar MYO’dan hareket edip ilk durağımıza vardığımızda gözlerime inanamadım. {Devamını oku}


2008′in ilk 6 ayında asker ocağında oluşuma sık sık TTNET kesintileri ve aniden öğretmen olmanın getirdiği yoğun çalışma temposu eklenince e-vren günlüğü, geçmiş yıllara göre durgun bir yıl geçirdi. Ancak, askerlik sonrası hayalimdeki fotoğraf makinesi Canon 450 D’ye sahip olmamla beraber en renkli e-vren günlükleri de ortaya çıkmaya başladı.

2008 yılında 44 kişisel fotoğrafla desteklenen 146 e-günlüğün yayınlandığı ve 7 MisAfiR KaLeM’in renklendirdiği e-vren günlüğü toplam 93.100 kişi tarafından 146.840 defa ziyaret edildi.

Mayıs 2008‘de suskunluğuna son veren e-lektronik yaşam serüvenimde yer alan ve notu tutulamayan pek çok gelişmeyi daha önce yazılarda kullanılmamış sembol fotoğraflarla e-vren yıllığı 2008‘de sıralamaya çalıştım.

e-yaşam serüvenini yakından takip edip de acaba arada ne kaçırdım diyenleri ve belki benim adım da geçmiştirdiye merak edenleri şöyle ağırlayalım: {Devamını oku}


İlk defa bir 24 Kasım’ı “öğretmen” sıfatıyla kutlayacaktım. Bunun heyecanıyla dün akşam bir türlü uyuyamadım. Hiç böyle olacağını tahmin etmemiştim. Seneye bu vakitte atanmış olur muyum yoksa yine ücretli öğretmen mi olurum ya da özel sektörde farklı bir işe mi başlarım bilemiyorum ama bugünkü 24 Kasım ilk de olsa son da olsa benim için bayram gibi birgündü.

İlk kutlama mesajı gece Cihan’dan gelmişti. Mesajları gün içerisinde Kaan, Teyzem, yeğenim İbrahim, Enis ve kardeşim İbrahim ile Ayşe’nin kutlama telefonu takip etti.

İkinci ders öğretmenler günü kutlama törenine geçtik. 12. sınıflar, bu organizasyonun tamamını üstlenmişler, gayet güzel de bir iş çıkarmışlardı ortaya. Bütün öğretmenlere birer karanfil hediye etme nezaketinde de bulunmuşlar, provaları beraber yapmamıza rağmen bu güzel sürprizi benden de başarıyla saklayabilmişlerdi. Törenin sonunda öğrencilerle sarıldık, öpüştük, bol bol fotoğraflar çekildik. Gün boyu bu, böyle sürdü gitti : )

Bir öğrencimiz bu güne özel tatlı yapıp getirmiş, kendi elerliyle bize servis yaparken kasabanın belediye başkanı girdi kapıdan elinde baklavasıyla. Hep beraber öğretmenler odasında çay içip tatlı yedik.

Öğle yemeğinden sonra bir öğrencimizin anne babası geldi; onlar da ellerinde tatlıyla. Hepimize birer kalem getirmişler, bayan öğretmenlere de küçük birer hediye… Sonra kasabanın ilköğretim okulunun müdürü ve bir öğretmeni ellerinde karanfillerle çıkageldiler. Yine çiçeğiyle eczacı bey öğretmenler odamızdaki yerini aldı. Burada insanlar ne kadar düşünceli ve candandı; çok mutlu oldum.

Akşam eve geldiğimde de Hüss, öğlenden beri içi içine sığmaz bir şekilde sakladığı çiçeğini getirip öğretmenler günümü kutladı. O, ilkokulun bense öğretmenliğin ilk basamağında lise sıralarında bir araya gelebilmeyi diledik : )

Akşam yemeği sofrasından tam kalkıyordum ki zil çaldı. Kocaman bir çiçek gönderilmişti bana. Kilometrelerce uzaktan her zamanki inceliğini gösterdi yine Ebruların Sultanı. Ve bana günün en güzel sürprizlerinden birini yaptı.

İlkokul öğretmenim Aynur Durmaz‘a telefonla ulaşamadım. Ama Türkçe öğretmenim Gülgün Sargın ile uzun uzun sohbet ettim telefonda. Okula çok erken gidip, eve geç döndüğüm için ancak telefonla arayabilmiştim. En kısa zamanda bunu kutlayalım dedi Gülgün hocam. Şimdiden kendisine güzel bir sürpriz düşünüyorum.

Hayatımın ilk 24 Kasımı’nı bizim grupla Öğretmenler Günü anısına kestiğimiz pastayla sonlandırdım. Sevgili kardeşlerim Ziya ve İbrahim’in sürprizi ile bu gün, artık hafızalarıma kazınan birgün olmayı haketmişti. Benim gibi çiçeği burnunda öğretmenler Deniz ve İlknur’la 3 mumlu pastayı üflerken, Ozan da bizimle beraberdi. Bu günü böyle hayal etmiyordum gerçekten. Sanki bayramdı bugün, öylesine heyecanlıydım. Heyecanıma da değdi. Harika birgün geçirdim.