Browsing Tag

bilal emrah ibil

e-günlük

Fotoğraflar Olmasa

emine nine-1

Geçen yıl tam bugün bu saatlerde Emine Ninemizde iftardaymışız. Fotoğrafın altında 22.10.2005 tarihi; içinde de bugün sınıf öğretmeni olan Betül, Bilal Emrah; matematik öğretmeni olan Deniz; felsefe grubu öğretmeni olan Ziya ve üniversitede okutman olan İlknur… Bilal Emrah ve Betül’le çok fazla Devamını Okuyun

e-günlük

Herkes Burada

yunusevren_evrenspot

HERKES BURADA ! YA SEN ?
Onlar 2006′ da e-vren günlüğü için yazıyor; hayatlarını anlatıyorlar !

evrensoyucok_ampulramo

Pamukkale Üniversitesi İktisat Fakültesi 3. Sınıf Öğrencisi Ramazan TEKKOYUN, Ocak 2006’da e-vren günlüğü’nün Misafir Kalemi oluyor, geçmişini bu sayfalarda paylaşıyor.

harun

Pamukkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı 4. sınıf öğrencisi Harun BOYLU, Şubat 2006’da Paşa’sının Misafir Kalemi oluyor, e-vren günlüğü için kalemini konuşturuyor.

prenstenes

Blog ve edebiyat dünyasının usta kalemi Prens Tenes, Mart 2006’da e-vren günlüğü’nün Misafir Kalemi oluyor; birbirinden özel fotoğrafları eşliğinde e-vren günlüğü’ne özel yazılarını bu sayfalardan paylaşıyor!

2006 E -SÖYLEŞİLERİ

blalemrah

Adnan Menderes Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Topluluğu ikinci dönem başkanı Bilal Emrah İBİL, Ocak 20o6’da Y. Evren S.’nin sorularını yanıtlayacak, ADÜ ToG ve sosyal sorumluluk projeleri hakkında merak edilenleri anlatacak.

caglar

O, blog dünyasının gizli saklı Çağlar’ı. Her gün elektronik günlük yazıyor, yazılarını yüze yakın okur yakından takip ediyor. Kendisini bir sır gibi saklayan Çağlar, Şubat 2006′ da Y. Evren S.’ nin E – Söyleşisine konuk oluyor. Çağlar ilk defa özel fotoğraflarını ve bir engelli olarak neleri başarabildiğini e-vren günlüğü’nde paylaşıyor.

GERÇEK BLOG TADINDA, DOĞRU DÜRÜST BLOG

Bu yazı, ilk blogcu.com’da yayımlandıktan sonra buraya taşındı.

e-günlük

Bayram-ı Ramazan

Ramazan Bayramını, Kurban Bayramından daha çok sevmişimdir her zaman. Ramazan Bayramını hep iple çeker, büyük bir heyecanla beklerim. Ondan aldığım büyük hazzı, Kurban Bayramından alamam nedense. 

Her yıl olduğu gibi bu bayram da çok eğlendik ve güzel bir bayram geçirdik. Elime dijital fotoğraf makinemi alıp bol bol fotoğraf çektim. Bayramın en renkli anılarından biri ise şüphesiz dedemin objektifler karşısındaki sempatik tavırları ve pozlarıydı. Anneannemle birlikte verdikleri poz çok güzel bir hatıra olarak yerini aldı arşivimde. 

Bu yılın en büyük sürprizi ise bayramın üçüncü günü Ferit‘ in Denizli’den kalkıp ziyaretime gelişi oldu. Yaşadığım en büyük mutluluk bu oldu şüphesiz. Yaşadığım tek hayal kırıklığı ise şu an İzmir NATO’ da askerlik yapan Mustafa‘nın bana uğrayamadan İzmir’ e geri dönmesi oldu. 1 yılı aşkın bir süredir görüşemiyorduk. Bayram izni almıştı ama çıkan bir aksilik sebebiyle NATO’ ya geri döndü ve görüşemedik. 

Ve Harun… Yine Paşa’ sının elini öpmeye geldi :) Bu sefer kardeşi Ümran’ı da yanına alıp gelmiş. Zannediyorum kendisine ödünç verdiğim kitabı kaybetmesi skandalının ardından böyle bir güvenlik tedbiri aldı :) Neyse ki kitabın aynısını bulup almış da bayram günü elimi kana bulamadım :) 

Yeni imajımı ise kesinlikle Ziya’ya borçluyum. Zor beğenen, olumlu yorumları kıt Ziya, bu bayram bambaşka bir görüntüyle objektiflere poz vermeme vesile oldu. Demek ki arada bir “iyi yorumlar” işe yarıyormuş :) 

Bu bayram beni unutmayan:

Cihan ÇETİNKAYA, Bilal Emrah İBİL, Ali AKTAŞ, Ramazan TEKKOYUN, Osman ALCA, Yahya KONYALI, Semih KUM, Fatih SEVCİ, Hatice ASLAN, Halil SAMURKAŞ, Suzan GÖZÜKARA, İsmail TEKKOYUN, Durmuş Ali KAVAKLI, Muhammed SOYUÇOK, Elif YILMAZ, Pelin ÇAVUŞ, Meldanur BULUT, Ayşen ÖÇALAN, Nihal KILIÇ, Ayşe MACİT, Tuğba KOÇER, Salih GÜRBÜZ, Altan KOLBAY, Harun BOYLU, Ferit KAYA, Deniz ÇEVİK, İlknur KAVAS, Betül ATMACA, Evrim KEPENEK, Deniz ALPAY, Şaziye AYAN, Yonca ALTINDAL, Neşe ALTUNAL, Ayşe ERDOĞAN, Serkan ÖZKAN, Ahmet GÜZEL ve Mutlu YAVUZ‘ a sonsuz teşekkürler. 

Büyükler ziyaret edildi, gelen misafirler ağırlandı, hocaların yanına gidildi, en yakın dostlarla sohbetler edildi, hasret giderildi. Bir çırpıda geçip gitti bir bayram daha…

e-günlük, e-vreniyyat

İftar Olur Biz Emine Nine’ye Gideriz!

emine nine-1

Hiç tatmadığımız acılara, tanık olmadığımız olaylara göğüs germiş tam 85 yıldır Emine Nine. İlk toprağa verdiği kızı 8 yaşındaymış daha. 15 yaşındaki oğlu takip etmiş bunu. Üçüncü kızının ardından hayat arkadaşını da kara toprağa teslim etmiş ansızın. Bütün bu acılar karşısında kısmi felç geçirmiş… Hayatın son büyük darbesi de 8 ay önce oğlunun ölümüyle olmuş. Evine giderken yolda kalp krizi geçirerek ölen oğlundan sonra 8 aydır yaşam sevincini, her şeyini yitirmiş tamamen Emine Nine… “Ben ölümü bekliyorum artık.” diyor… Hayatta kalan tek bir kızı var, o da Almanya’ da yaşıyor…

“4 yavrumu toprağa gömdüm ben.” diyor Emine Nine. “Bir de aynı yastığa baş koyduğum kocamı…” Yıllardır tek başına bir göz odada geçen bir ömür…

Hiç tatmadığımız, yaşamak da istemediğimiz acılarla yüzleşmiş Emine Nine. O’nu dinledikten sonra “ölümü istemek bir an önce” çok da kötü gelmiyor insana… Tek başına yaşamak; hem de 4 yavrunun bir eşin ölüm acısını duyarak… Dayanılır gibi olmasa gerek…

Emine Ninemiz 8 ay önce yitirdiği oğlunun ardından eski gücünü kaybetti iyice. Evinden çıkmıyor, iftar davetlerini kabul etmiyor. O, kendi deyimiyle “ölümü” bekliyor… Biz de Ziya, Deniz, Bilal, Betül ve İlknur’ la aldık yemeğimizi, ekmeğimizi, hurmamızı, çayımızı, iftar vakti çaldık kapısını Emine Ninemizin. Onun yıllardır tek başına geçen “garip akşamına”, “kuru iftarına”, renk katmak istedik. Bir kaç saatliğine de olsa ona yalnızlığını unutturmak, onun dertlerini dinlemek istedik. Bunu başardık da sanırım. 6 arkadaş huzurlu bir şekilde gönlümüz rahat ayrıldık Emine Ninenin yalnızlık kokan evinden; elini öpüp, hayır duasını alarak.

Ahir zamanın saçma sapan koşuşturmaları içinde unutuyoruz Emine Nineleri, sevdiklerimizi, hatta kendimizi bile. Ölüm, yalnızlık, yaşlılık, yoksulluk hiç gelmiyor bile aklımıza. Kalan ömrümüzde hayatın bize ne gibi roller biçeceğini, her yeni günde nelerle karşılaşacağımızı bilmiyoruz, gözümüz kapalı son sürat yol alıyoruz şu fani dünyada.

Geç değil hiç bir zaman… Yalnızları, yoksulları, yaşlıları, düşkünleri mutlu edebilmek için daha çok Ramazan iftarları, daha çok günlerimiz var. Haydi, bırakın elinizdeki işleri bir günlüğüne… Milli Maçı, Tv dizilerini, parayı unutun bir kaç saatliğine, ihmal edin… Emine Ninelere koşun… As’l olan onlar çünkü…

Bu yazı, Salih GÜRBÜZ tarafından Radyo Gençlik’te Ramazan Programında seslendirilmiştir.