Browsing Tag

7 eylül

Aydın Life Yazıları, Röportaj / Söyleşi

Aydın’ın Yaşayan En Ünlü Efesi!

evrengunlugu.net © 2010

Şimdi hâlihazırda Aydın’ın en meşhur, en yaşlı efesi benim. Beni tanımayan mı var zaten!

Bu sözlerin sahibi, tartışılmaz bir şekilde Aydın’ın en renkli ve tanınan efesi 1928’li Talat ARZUHAN’a ait. 82 yıllık ömrünün neredeyse tamamını efelik ruhuna harcamış bu yaşayan tarih sadece Aydınlı bir efe değil, bir şair, bir Atatürk sevdalısı, bir tarih koleksiyoncusu. Öyle ki katıldığı her program veya etkinlikte mutlaka şiirler okuyor ve bunların büyük çoğunluğu kendi kaleminden dökülüyor. O, valilerden belediye başkanlarına kadar herkesin illa ki tanıdığı saygı duyulan bir şahsiyet; Aydın’daki efe derneklerinin temelini atan isimlerden… İçtenliği ve güler yüzlülüğünün yanında saatler süren sohbetimiz ve sonrasındaki fotoğraf çekimi sırasında Aydın’la ilgili bazı konularda sinirlendiği de oldu. 7 Eylül kutlamalarında silah atışının yasaklanmasından sessiz sedasız çekilen Çete Ayşe filmine, Aydın Tekstil’in başına gelenlerden kadın efe olur mu? tartışmalarına kadar birkaç konuda söyleyecekleri vardı yaşayan en yaşlı efe Talat Efe’nin. Devamını Okuyun

e-günlük

7 Eylül Zaferi

7 Eylül Gök.han Kır.dar

İftardan sonra çizgi film seyretmesi için Hüss‘e bilgisayarı devretmiş Komik Hikaye’yi okurken İlknur ve Fatih‘in  telefonuyla kendimi Gökhan Kırdar‘ın konserinde buldum. Yaklaşık 1 saat önce eve girdim; saat 01 gibi konser bitti. Aydınlı olan ve Aydın Lisesi’nden mezun olan Gökhan Kırdar’ın özellikle, yaptığı dizi müzikleriyle renklendirdiği konseri, sahne performansı ve müzik kalitesiyle hemşehrilerine muhteşem bir gece yaşattı.

7 Eylül Zaferi

Havayi fişek gösterilerinden, Gökhan Kırdar’ın muhteşem sesinden, yeni belediye başkanımız Özlem Çerçioğlu‘nun kızıl saçları ve zerafetinden fazlasıyla etkilenmiş bir vaziyette sonlandırdığım gecenin gündüzünde 7 Eylül Aydın’ın kurtuluş törenlerini kaçırmıştım. Abimden duyduğuma göre geçen yıllara göre sönük geçmiş kutlamalar çünkü herkes 09.09.2009 Çarşamba günkü Dünya Aydınlılar Günü‘ne kilitlenmiş vaziyette :) İki gündür hareketli ve bol çiğdem kabuklu görüntülere ev sahipliği yapan Aydın’ın meydanı, iki gün daha büyük sanatçıları ağırlamaya devam edecek.

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası”na 5 TL’lik bağışta bulunun.

e-günlük

Sıradan Aydın’ın Sıra Dışı Gençleri

Otogarın hemen yanındaki hipermarketin önünde her akşam dans eden gençlerin çalışmalarını fotoğraflamak istedim ve beni kırmayıp istediğim kadar fotoğraf çekmeme izin verdiler. Her gün saat 19’dan 22’ye kadar orada dans çalışmaları yapan gençleri fotoğraflamam yaklaşık 2 saat sürdü. İçlerine girip, bu kabiliyetli çocuklarla biraz sohbet edince görünenin o kadar eğlenceli olmadığını öğrenmiş oldum. Bana göre onlar sanat icra ediyorlar. Her ne kadar marketten çıkan insanlar, umursamaz tavırlarla aralarından geçerek danslarını engelleseler de onlar bıkmadan usanmadan kendilerini o figürlere vermeye çalışıyorlar. İstedikleri hareketleri yapamayınca canları epey sıkılıyor. Öyle enerjik, öyle hareketlilerki Canon’un hızı bile onları dondurmakta güçlük çekiyor : )

Rıdvan, tekstil işinde çalışıyor. Ömer, meslek lisesi 3. sınıf öğrencisi. Taner de Cumhuriyet Lisesi mezunu. Ailesinin maddi imkansızlığını göz önünde bulundurup ÖSS’de sadece Aydın’dan tercih yapmış yapmasına ama Aydın’da bir yüksekokulu kazanmasına rağmen yine de kayıt yaptıramamış. Şu an bir devlet kurumunda çaycılık yapıyor. Her üçü de 1990 doğumlu. Serkan, 1991 doğumlu. Didim’de özel bir firmada çalışıyormuş. Şimdi fayansçılık yapan abisine yardım ediyormuş. 16 yaşındaki Ali Can da ticaret meslek lisesi öğrencisi. Mehmet, ADÜ’de iki yıllık işletme bölümünde, Serhat da meslek lisesinde son sınıfta okuyor. Hepsi de cana yakın, pırıl pırıl gençler. Günümüz şartlarında, ailevi durumları ve ekonomik gelirleri göz önünde bulundurduğumuzda bu yaş gurubundaki pek çok genç sapıtmış durumdayken bu arkadaşlar dansla, sanatla, zor bir beceriyle zamanlarını değerlendiriyorlar.

Basit bir soruyla durumu sorgulayabiliriz: Bu gençler neden yıllardır sokakta çalışıyor? Yer soğuk ya abi, yere düşünce canımız epey acıyor diyor Rıdvan. Kışın da aynı yerde çalışıyorlar. Çünkü koca Aydın’da yer yok. Ne acıdır ki 7 Eylül kutlamalarında Bülent Ersoylara tonlarca para akıtan Aydın Belediyesi sanırım bu gençleri Her şey Aydın için sloganının dışında tutuyor. Gerçi Ramazanlarda bir iftar çadırı kuramayan belediyenin bu bir avuç gencin ihtiyacı olan salonu karşılaması da biraz zor : ) Hayalci olmaya gerek yok ama gençleri kazanalım, onlara sahip çıkalım diyen büyüklerimizin ikiyüzlülüklerine de tahammülümüz yok.

Yol kesip haraç toplayan, köşe başlarında tiner çeken gençlere alışan Aydınlılar, ne acıdır ki sokakların güzel bir rengi olan bu gençlere alışmış gibi görünmüyor. Çoğumuzun yolu oradan geçiyor, çoğumuzun gözü bu gençler dans ederken onlara mutlaka takılıyor. Hatta bazımız durup onları şaşkınlıkla birkaç dakika seyrediyoruz bile. Lafı dolandırmasam da doğrudan mı söylesem acaba: Hey Ortekin, al sana seçim arefesi iyi bir seçim yatırımı! Bu çocuklara bir salon ver, gelip bir de orada çekeyim :) Sen dedin ben değil: Önce İnsan!

İşte e-vren’in Objektifi’nden “Sıradan Aydın’ın Sıra Dışı Gençleri” ile “Dans’a Var mısın?

Dans’a Var mısın?” temalı çalışmanın bütün kareleri evrengunlugu/flickr‘da 

e-günlük

Aydın, 7 Eylül’ü Kutladı

Hüss, sabah iki defa beni uayndırmaya gelmiş. Sahurdan sonra hemen uyuyamadığım için sonrasında gözümü açmak biraz zor oluyor. Kendime geldiğimde saat 10.30 gibi bir şeydi :) Nasıl giyindim, fotoğraf makinamı hazırladım hatırlamıyorum. Bu gün 7 Eylül Aydın’ın kurtuluşuydu ve Hüss geleneği bozmayıp yine babasıyla beraber kortejdeki yerini aldı.

Her 7 Eylül’de olduğu gibi minik Efe’miz yine basının gözdesiydi :) Kendisine yöneltilen objektiler sadece medya mensuplardan ibaret olsa iyi. Aileler çocuklarını Hüss’le beraber aynı karenin içinde görüntüleyebilmek için adeta birbirleriyle yarıştılar :) 

7 Eylül ve diğer bütün milli bayramların aranan ismi, Efe Nine‘yi de bu günün anısına burada paylaşmazsam olmaz. Ben seyretmedim ama Safiye Sultan’dan duydum az önce. Efe Nine, Müge Anlı’nın canlı yayına bile konuk olmuş. Kadından baş efe olur mu tartışmalarının odak noktası olmuş kendisi :) Müge Anlı, 7 Eylül’de bizzat Aydın’a geleceğine dair kendisine söz vermiş ama geldi de biz mi göremedik acaba :) 

Yorgun düşen Hüss, bayılmak üzere olan bir amca ve Hüss’ün makam aracı üzerinde 7 Eylül hatırası :)

e-günlük

Aydın, Kurtuluşunu Kutluyor!

Bugün 7 Eylül. Aydın’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü. Sabahın erken saatlerinde abim, Ziya ve İbrahim, efe kıyafetleriyle donanıp resmi tören için hazırlanıyorlar. Hüss de son iki yıldır amcalarının izinde, resmi bayramlara efe kıyafetiyle katılıyor. Her yıl, basının ve halkın ilgi odağı olan bizim minik Efe, bu yıl da geleneği bozmayıp o çok sevdiği Türk Bayrağı elinde ön sıralardaki yerini alıyor. Belediye bandosu bu yıl görücüye çıkıyor ilk defa. Yeni ekip son derece şık kıyafetleriyle 7 Eylül törenlerinin havasına hava katıyor. Meydanda 3 farklı efe derneği boy gösteriyor. Tam bir görsel şölen. Aydın’ın kardeş kenti Tataristan Bugulma‘dan da misafirlerimiz var. Onlar da geçit törenindeki yerlerini almışlar. Zafer etkinlikleri çerçevesinde bir de tiyatro oyunu sergiliyorlar. Efeler resmi bayramlarda silah atmadan edemezler. Hele ki kurtuluş gününün tadı silah atmadıkça çıkmaz. Bu yıl bu alışkanlık, resmi makamlarca yasaklandı. Efeler resmi geçitte silah atmamaları konusunda defalarca uyarıldılar. Dikkatimden kaçmayan bir ayrıntı vardı: Kuvay-i Milliye ve Mücahidler Derneği Efeleri, hemen orada silahlarının ucuna siyah kurdele bağladı. Bunu neyi protesto etme amacıyla yaptılar, bilgi sahibi olamadım. 

En sağda bizim EFE. {Neredeyse “İbrahim” göbek adı oldu.} Efe kıyafetlerini giyince ihtişamıyla Aydın sokaklarını sallayan canım abim. O etnik görüntünün içindeki blogger kılıklı mavimsi şey, malum ben :) Ve solumda sosyolog kardeşim Ziya. {ZeRoN} Törenden sonra bütün ekip ege yemekleri yemeğe gittiğimiz sırada çekiliyoruz fotoğrafı. Dört kardeş bir arada yaşamamıza rağmen aynı karede yer almamız her zaman kısmet olmuyor.

e-günlük

PROTESTO EDİYORUM!

Bu Ramazan, Aydın‘da hiçbir belirti yok. Belediyemiz derin bir uykuda. Aydın’ın kurtuluşu 7 Eylül‘ü Deniz SEKİ ve Yeşim SALKIM‘a 5-10 şarkı okutturarak, 20-30 havai fişek patlattırarak kutlayan Aydın Belediyesi, zannediyorum bütçesini fazla aştı ki, Ramazan’da dinlenmeyi tercih etti. Biz Bulvar’da, Atatürk meydanında, Sevgi Yolunda, Yağcılariçi sokağında Ramazan’ı görmek, yaşamak istiyoruz. Hem de şimdi istiyoruz, yerel seçimlere 10 kala değil!

Çok uzakta değil, hemen yanıbaşımızdaki Denizli’de belediyenin Ramazan için şehri baştan sona süslediği, bir Ramazan sokağı kurduğu haberlerini alınca Aydın Belediyesi’ne kızmamak, Denizli halkını da kıskanmamak elde değil. Oysa hemen hemen bütün şehirlerde Ramazan için aylar öncesinden hazırlıklar başlıyor. Halk, Ramazan’ın manevi havasını iyice tatsın, yaşasın diye sokaklar, caddeler, meydanlar 11 Ayın Sultanı’na yaraşır şekilde hazırlanıyor. Ramazan sokakları kuruluyor, iftar çadırları açılıyor, Orta oyunları, gölge oyunları, macunlar, dövme dondurmalar, şerbetler dört bir tarafı dolduruyor. İnsanlar sokaklarda iftarını açıp, gönlünce eğlenebiliyor.

Bu yıl uğramadı Aydın’a Ramazan :( Seni protesto ediyorum Aydın Belediyesi!

e-günlük

GÜZEL AYDIN VADİSİ

Aydın’ın Kurtuluşu 7 Eylül etkinlikleri çerçevesinde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, ilk defa misafirlerini ağırlayan muhteşem Aydın manzaralı Aytepe Anfi Tiyatro’daydı. Senfoni orkestrası Şefi’nin söylediğine göre tarihlerinde bir ilk’i gerçekleştiriyorlardı. 7 Eylül’ün hem Aydın’ın Kurtuluş günü olması hem de Berat Kandili gecesine denk gelmesi sebebiyle İlahileri ve Ege Türkülerini ilk defa birlikte seslendireceklerdi. Yaklaşık 2 saat boyunca doyumsuz bir müzik dinletisi yaşattılar bize.

Ancak çok daha önemli bir detay vardı ki, konsere katılan bütün davetlilerin nutku tutuldu. Aydın Belediyesi, her organizasyonunda olduğu gibi bunda da “küçük pürüzler”i ihmal etmemişti. Orkestra elemanlarının yerleştirileceği otel berbat bir durumdaydı, bayan sanatçılara -orkestra şefinin tabiriyle- “cinayet işletecek” hakaretler edilmişti. Bunun üzerine İstanbul’dan bizim için gelen sanatçılar geceyi dışarıda geçirerek bizim karşımıza çıkmışlardı. Bütün bunları orkestra şefi, konserin başında öyle kibar bir üslupla dile getirdi ki, bütün davetlileri yerin dibine soktu. İyi de etti!