e-günlük

Blog yazarlığında 12 yıl

Bugün 27 Temmuz 2017; kişisel bloğum e-vren günlüğü, internet dünyasında 12 yılı geride bıraktı. Hep iki doğum günüm var derim; biri biyolojik doğum günüm diğeri de dijital dünyadaki doğum günüm. Bütün bir ömrüme dönüp baktığımda istikrarlı olduğum tek konunun blog olduğunu görüyorum. 12 yıllık süreçte blog yazmaktan hiç sıkılmadım; bloğu kapatmayı, blog yazmayı bırakmayı hiç düşünmedim. Herkes farklı şekillerde kendini ifade etme veya rahatlatma yolu seçerken ben, bütün bunların hepsini blog sayesinde yaşayabildiğimi keşfettim ve ona dört elle sarıldım. Devamını Okuyun

e-günlük

YouTube’u daha etkin kullanmak için birkaç ayrıntı

zeo.org’un Digitalzone Meetups etkinlikleri kapsamında 25 Temmuz Salı akşamı Zeynep Uğursoy‘dan “Youtube Video Optimizasyonu”nun ayrıntılarını dinledim. Youtuberlar veya YouTube’ı reklam amaçlı kullanan şirketler kadar olmasa da biz blog yazarları bu dev video platformunu iyi kötü kullanıyoruz. Blog yazılarımızı video içeriklerle de desteklerken ve bunun için çoğunlukla YouTube’ı kullanırken onu biraz daha bilinçli kullanmak hepimiz için faydalı olacaktır. Öyle ki Zeynep’in o akşam aktardığı bilgilerin birçoğunu ilk defa duydum hatta bazılarına şaşırdım. Ayrıntılara geçmeden önce Zeo ekibine böylesi faydalı etkinlikler düzenledikleri için de teşekkür ederim. Devamını Okuyun

e-günlük, VideoBlog

Canlı yayınlarda niye bu kadar gülüyorsam

Canlı blog sohbetlerinden yeni bir kolaj daha hazırladım. (İlki şurada) Sevgili Volkan, Berfin ve Semi ile peş peşe üç hafta yaptığım YouTube canlı yayınlarından bazı keyifli anları bir araya getirdim. Bugüne kadar sekiz blog yazarıyla yaptığım canlı yayınlara dönüp baktığımda gerçekten geride güzel bir hatıra bırakmışız. İlk yayında bana eşlik eden Taner ve Yalçın‘dan son yayını beraber yaptığımız Semi’ye kadar herkese teşekkür ederim. Devamını Okuyun

e-günlük

Karanlıkta güneş gibi ol

Yakında Aytunga isminde yeni bir yerli sosyal medya platformu hayata geçecek. Ekipteki kadronun tamamen gönüllülerden oluştuğu (bu kısmı yanlış anlamış da olabilirim) Aytunga’nın ilk etkinliği “Karanlıkta Güneş Ol” sloganıyla sağlam bir konuşmacı kadrosunun katılımıyla yapıldı. Özellikle Funda‘nın ismini görünce haftalar önceden katılmayı planladığım etkinlik benim açımdan oldukça verimli geçti. Her konuşmacıdan olmasa da Funda’nın sunumu ağırlıkta olmak üzere konuşmacılardan bazı notları yazılı arşiv olması adına paylaşıyorum. Devamını Okuyun

e-günlük

İnternet hepimizi birer yayıncı yapıyor da bunun sonu nereye varacak?

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinin koridorunda bilim sınavının sonuçlarının açıklanmasını öylece beklerken ara ara elimdeki Kadife Karanlık kitabına da göz atıyorum. “İnsanlar yeni medya (araç) tarafından oluşturulan yeni çevre karşısında hazırlıksız yakalanacak ve hayrete düşecek.” demiş McLuhan. Adam bunu yıllar önce söylemiş ama bugün annelerimiz teyzelerimiz çatır çatır sosyal medyayı kullanıyor, kimsenin bir şeye ne hazırlıksız yakalandığı var ne de şaşırdığı. McLuhan‘ın o sözünün bir de başı var: “Araç önemsenmezse yeni teknolojilerin insanlar üzerindeki etkisi anlaşılamayacak. Araç da mesajdır.” Bir taraftan kitabı okurken diğer taraftan sınav sonuçlarının açıklanmasını beklerken aklıma ister istemez şu sorular takılıyor: Devamını Okuyun

e-günlük, VideoBlog

Bloglarla dünyayı kurtarmıyor aslında yeni bir dünya inşa ediyoruz

Hem Gelecek Vadeden Bloglar jürisinden hem telaffuzu en zor soyadına sahip hem de Türkiye’nin en eski blog yazarlarından Sema Eren Schoenrock ile bugüne kadar ki en uzun YouTube sohbetini yaptık ;) Karadeniz Ereğli’de doğup büyüyen ve Karadeniz insanının neşesini yansıtan bir isim Semi. Öyle ki en çok güldüğüm sohbet oldu. Semi, üniversite için geldiği Bursa’da çalışma hayatına atılınca eşiyle tanışıp evlenmiş ve iki çocuk sahibi olmuş. 2010 yılında başladığı mutlueller.com‘da kendi dünyasını inşa etmekle yetinmeyip blog yazarı bir anne ve eş olmanın sorumluluğuyla bu dijital hobiyi hem eşi hem oğluna da bulaştırmış. Onların blog yazarlığı yolculuğu kısa sürse de Semi, 7 yıldır bloğunu güncel tutarak Türkçe blog kültürüne katkıda bulunmaya ve “Gelecek Vadeden Bloglar”ın değerlendirme ekibinde de yer alarak yeni blogların keşfedilmesine, onların yüreklendirilmesine destek sağlamaya devam ediyor. İki saate yakın sohbetimiz sırasında kimi zaman Türkçe yazım kuralları hakkında derinlemesine konuştuk kimi zaman da yabancı dili daha iyi nasıl öğrenebileceğimiz hakkında kafa yorduk. Videoyu seyretmeye vakti olmayanlar için ve daha da önemlisi “yazılı arşivin” kıymetinden dolayı Semi ile muhabbetten öne çıkan notları derledim: Devamını Okuyun

e-günlük

Bir e-postadan çok daha fazlası

Çarşamba akşamı Murat Erdör‘ün “E-posta pazarlamasında geri dönüş oranlarını artırmanın 10 yolu”nu anlatacağı seminere katıldım. Murat’a sosyal ağlar üzerinden aşinaydım ancak onu ilk kez canlı seyrettim. İnanılmaz bir enerjisi var. Hatta 35 – 40 yaş aralığında diye tahmin ederken yaşının 40’ın üzerinde olduğunu söyleyince şaşırdım. Şaşırdığım diğer bir ayrıntıysa dijital dönüşüm danışmanlığı yapan, e-posta pazarlaması üzerine çalışan birinin internetten alışverişe mesafeli olduğunu söylemesiydi: “Online alışveriş pek yapmam, dokunmayı seven bir adamım. O yüzden mağazalara gidip ürünleri yakından incelemeyi severim.”

Yazı her ne kadar e-posta pazarlaması merkezli gibi görünse de Murat’ın bu yönde aktardığı bilgiler bloglarımızın takipçileriyle aramızda yaşanan e-posta alışverişine -çok istenirse- uyarlanabilir. Devamını Okuyun