Melih Cevdet Anday’ın Mektuplarında Türk Romanı Eleştirisi

Sözcükler dergisinin 107. (Ocak – Şubat 2024) sayısında Melih Cevdet Anday’ın Fethi Naci’ye yazdığı üç mektuba yer verildi. Mektupların ikisi 1979, diğeri 1986 yılına ait. Anday’ın Naci’ye yazdığı mektupları okurken, Naci’nin cevap mektuplarını da okumak istedim açıkçası. Muhtemelen Sözcükler dergisinin sahibi Turgay Fişekçi’de sadece Anday’ın Naci’ye yazdığı mektuplar var, Naci’ninkiler yok. Muhtemelen diyorum çünkü Fişekçi, mektupları nereden edindiği konusunda derginin girişinde herhangi bir bilgi vermiyor.

Continue reading →

İnternet özgürlüğünün anahtarı: Bloglar

Açılan her yeni sosyal ağ, geliştirilen her mobil uygulama bloglara biçilen ömrü biraz daha kısaltıyor sanki. Elon Musk’la birlikte Twitter’ın evrildiği X platformu, kullanıcılarına para ödemeye başlayınca kendi kişisel bloğu yerine X’e yazanların sayısı arttı. Hatta kendisini bloğu sayesinde tanıdığım bazı arkadaşların X’teki değişimleri karşısında kimi zaman hayrete düşüyor kimi zaman hayal kırıklığına uğruyorum. “Etkileşim” denilen şey, korkunç bir yöne doğru gidiyor. Önce o kişiyi, zamanla etrafındaki herkesi tüketen bir değişim bu. Ama yazımda ele alacağım konu bu değil. Asıl konu, bütün bu gelişmelere rağmen bloğun öneminin ve durduğu yerin kıymetinin daha da artması.

Continue reading →

Kitapların Kitabı: Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor

2023’ten 2024’e Semih Gümüş’ün son kitabı Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor kitabıyla girdim. Bir anı kitabı olmasından dolayı keyifli bir yolculuk olacağını düşünmüştüm, tahminimde yanılmadım. Gümüş, Abdullah Ezik’in k24kitap için Mart 2023’te kendisiyle yaptığı söyleşide Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor için “sanırım en sevdiğim kitap bu” diyor. Ben de kitabı okumaya başladığım ilk andan itibaren, Gümüş’ün kitapla ilgili sözlerini işaretledim, sonrasında da Ezik’in kendisiyle yaptığı söyleşide alıntıladığım cümlesini okuyunca bu yazıyı yazmaya karar verdim. Bu yazıda Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor‘da neler anlatıldığını değil, son eserinin Gümüş için önemini, ona yüklediği değeri yine kendi cümleleriyle özetlemeye çalışacağım.

Continue reading →

Edebiyat Bölümünde Tekrar Okusaydım Neler Yapardım?

Çocukken astronot olmayı isterken ortaokulda Türkçe öğretmeni, lisede de gazeteci / muhabir olma hayali kuruyordum. Üniversite sınavına hazırlanırken Türkçe öğretmenliği atamasının daha fazla olduğu yönündeki uyarılara rağmen Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü istedim hep. Edebiyat diye diretmemin altında yatan o dönemki sebep ve koşulları tam hatırlamıyorum. Öyle ki bu bölümü okumaktan hiçbir zaman pişmanlık duymadım ama İstanbul’daki köklü birkaç üniversiteden herhangi birinin edebiyat fakültesinde okumuş olmayı isterdim. Çünkü çoğu şeyin merkezi olduğu gibi edebiyatın da merkezi İstanbul gibi geliyor bana.

Continue reading →

Peygamber Efendimiz’in Ettiği Dualar

Bir süredir Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) hadislerini okuyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları tarafından yayımlanan 7 ciltlik Hadislerle İslam’ın birinci cildinde, sahabeleri tarafından nakledilen Peygamberimiz’in dualarıyla ilgili bölüm var. Orada on beş dua aktarılıyor. Şüphesiz Peygamberimiz, ömrü boyunca Allah’a çok daha fazla dua etmiştir. Ancak bir peygamber olarak Hz. Muhammed’in (sav), ağzından çıkan tek bir dua bile, rehberlik anlamında çok kıymetli.

Continue reading →

2024’teki hedefim: Daha yavaş bir hayat

2023’ü geride bıraktım. Hatta şu an itibarıyla 2024’ün iki günü bile bitti. Ömrümden 42 yıl 6 aydan biraz fazla bir süre geride kaldı. Bu bloğu yazmaya başlayalı 18 yıldan fazla zaman oldu. İstanbul’a taşınmanın üzerinden 11 yıl geçti. İnsan hayatta yol aldıkça büyüyor, çoğalıyor, kimi zaman da eksilerek yürüyor, sonra zamanla küçülüyor, gelişiyor, bazen de geriliyor.

Continue reading →