Browsing Category

Sesli Yazılar

İnternet Günlükleri, Sesli Yazılar, VideoBlog

internet günlüğü 2017/22

İnternet günlüklerinin yılın 22. haftasına ait bölümünü hazırlamakta da yayımlamakta da epey geciktim. Geçen hafta bloglarda yazılan, faydalı olduğunu düşündüğüm ve sizin de okumaktan keyif alacağınıza inandığım 13 yazıya yer verdiğim internet günlüğü’nün YouTube ayağında seslendirilmeye uygun 6 yazıyı paylaştım. Bazı blogların ilk defa yer aldığı internet günlüğü’nün bu haftaki videosundaki fonda metrobüste giderken cep telefonumdan oluşturmaya çalıştığım bir parçayı kullanmak istedim. Daha da iyi içerikler üretilmesini sağlayabilmek ve ortak Türkçe blog kültürüne katkıda bulunmak ümidiyle hazırlanan internet günlüklerinin yeni bölümündeki içerikleri keyifle okumanız / dinlemeniz dileğiyle. Devamını Okuyun

İnternet Günlükleri, Sesli Yazılar, VideoBlog

internet günlüğü 2017/21

Geçen haftadan itibaren farklı bir içeriğe evrilen internet günlüklerinin bu yeni bölümünde 20 – 27 Mayıs 2017 haftasında bloglarda yazılan yazılardan 8 seçki yer alıyor. Videolarda bu yazılardan seslendirmeye müsait beş tanesinden alıntılara yer verdim. Yayımlama gününü pazartesiden pazar gününe çektiğim internet günlüğü‘nün bu bölümünün de size keyifli bir okuma listesi sunmuş olmasını diliyorum. Bu yazıya daha sonra tekrar dönerseniz, en altta bugüne kadar yayımladığım 19 adet internet günlüğü’nde hangi bloglara kaç defa yer verdiğimin bir istatistiğini de bulabilirsiniz. Henüz tamamlayamadığım için şu an o listeyi eklemedim. Çoğunluğunu sosyal / dijital medyaya dair yazıların oluşturduğu aşağıdaki paylaşımları keyifle okumanızı dilerim.  Devamını Okuyun

e-günlük, Sesli Yazılar

[Sesli] Yaşım 35 oldu, oldu da nasıl oldu?

evrengunlugunet_35

İçeriden dışarıya baktığımda öyle hissetmesem de bugün itibarıyla 35 yılı devirdim. Dilim ‘otuz’ kelimesine bile hâlâ alışamamışken içimdeki ruhun 25 ila 30 yaş arasında gezindiğini hissediyorum; hissetmiyorum aslında bire bir yaşıyorum. Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 Yaş şiirini ilk okuduğumda ya ortaokul ya da lise sıralarındaydım. O zamanlar 30’lu yaşlar bana çok uzak gelirdi. Çocukken sokakta oynarken bazen ’30 yaşına geldiğimizde acaba nerede olacağız?’ muhabbetleri yapar; türlü tahminler yürütürdük. Bugün yaşadığım hayata dair tahminlerim var mıydı hatırlamıyorum; zaten geleceğime dair hâlâ kesin bir öngörüm yok. Mesela 40’ında yine şu anki mesleğimi mi yapacağım; 50’sinde nerede olacağım, kestiremiyorum. 

Doğum günümle ilgili bloguma ne yazabilirim diye durup düşündüm ve Aydın’da başlayıp İstanbul’da devam eden 35 yıllık hayatımın seyrini değiştiren 35 önemli olayı hatırlamaya çalıştım. Bakalım kaç madde çıkarabilmişim: Devamını Okuyun

e-günlük, Sesli Yazılar

[Sesli yazı] Sen de mi ‘Türk insanı’sın?

turk_insani

Canı istediği gibi yazan, Türkçeyi mahveden kişilere (‘laf’ anlatma değil) söz anlatma çabamı yavaş yavaş terk etmeye başladım. Karşımda ‘dil benim, yazı benim, blog benim, istediğim gibi yazarım’ zihniyetinde parıl parıl parıldayan arkadaşların çokluğunu görünce pes etmiş de olabilirim. En iyisi ben bildiğimden şaşmayayım, bildiğimi kendi blogumda uygulayayım dedim. Ama yine de Feyza Hepçilingirler‘in “Dilin Zamana Dokuduğu Türkçe Günlükleri” kitabındaki şu ifadelerini paylaşmadan edemeyeceğim: Devamını Okuyun

e-günlük, Sesli Yazılar

Özgürlük, onu hayal etmekle başlar

Untitled design

“Her zaman hayatınızda yapmış olduklarınızdan beslenin.” diyordu Barış Kuyucu. Aldım, not ettim. Spikerlik eğitiminin ikinci dersi için bizimleydi. Hayatıma dair yine bazı sorgulamaları yaptığım gün bu cümleleri sarf etti. Yorgun bir beden ve gergin bir ruh haliyle kulak kesildim: Yüzde doksan dokuzunu iyi yaptığımız bir şeyin eksik kalan yüzde 1’lik kısmına odaklanıp niçin üzülüp duruyoruz? diye soruyordu. Devamını Okuyun