All Posts By

e-vren günlüğü

e-günlük, VideoBlog

Mustafa Alnıak: Blog dünyasının yarısı yarış halinde

YouTube canlı yayınında blog yazarlarıyla sohbetlerin on ikincisini 4 Eylül Pazartesi akşamı sevgili Mustafa Alnıak ile gerçekleştirdik. 2012 yılının sonunda blogspot.com’da ilk bloğunu açan Mustafa, çoğunlukla evde ve bilgisayar başında vakit geçiren, benim gibi futbolla hiç alakası olmayan biri. Vaktinin çoğunu kendi bloğunda ve diğer bloglarda geçirdiğini “Boş kaldığım zamanlarda kendi bloğumda çok geziyorum, eski yazılara gidiyorum.” sözlerinden anlamak mümkün.  Hatta bununla ilgili “Boş zamanlarında başka şeyler yapanlar için blog, güzel bir uğraş önerisi olabilir. Haftada bir yazı yazmak için yarım saat ayırmak çok zor değil.” ifadesi çok hoşuma gitti. Mustafa’nın blogla yaşadığını söylediğimde de “Öyle oldu evet. Başka bir amacım yokmuş gibi. Aslında bu, doğru bir şey değil ama dünyam küçük; kitaplardan, filmlerden ibaret.” cevabı beni çok etkiledi. Mustafa kendi halinde ve dünyasında, yazılarını daha çok doğaçlama yazan ve kişisel blog konusunda kendi doğruları olup ne yaptığının farkında olan bir blog yazarı.  10 yıl sonra da blog yazmaya devam edip etmeyeceğini sorduğumda kesinlikle devam etmeyi düşündüğünü söyleyen Mustafa’nın bloglar adına söyleyecek daha çok sözü var: Devamını Okuyun

e-günlük

97’den beri değişmeyen tek şey: Yalnızlığım

Uzun bir süredir derin bir yalnızlık içindeyim. Üstelik bu benim gizlemeyip zaman zaman dillendirdiğim bir durum. Son aylarda bu yalnızlık duygusunun ağırlığının arttığını düşünüyordum ki 1997 yılında tuttuğum günlüğün sayfalarına da kendimi çok yalnız hissettiğimi yazdığımı gördüm. 20 yılda hiç mi değişmemiş bu yalnızlık? Bu zaman zarfında benim küçük memleketim Aydın’dan ve kalabalık ailemden ayrılıp Türkiye’nin en kalabalık ama en yalnız şehri İstanbul’a gelince mi belirginleşti bazı şeyler? Biraz daha derinleştireyim mevzuyu: Devamını Okuyun

e-günlük, VideoBlog

“Blog yazarı olmayan” yeni okuyucuya nasıl ulaşabiliriz?

Fatma Erdem’le geçen hafta YouTube’da yaptığımız canlı yayın sohbetimiz sırasında konu blogları, çoğunlukla yine diğer blog yazarlarının okuduğu görüşüne gelmişti. Blogların artık daha az okunması sorunundan çok, blog okuma kültürüne sahip olmayanlara nasıl ulaşılacağının tartışılması gerektiği üzerinde durmuştuk. Sahiden de öyle. Mesele blog yazarlarının birbirini takip etmesi olmamalı, asıl mesele internet kullanıcılarının blog okuma oranının nasıl artırılacağı olmalı. Devamını Okuyun

e-günlük, VideoBlog

Fatma Erdem: Blog sayesinde aslında yazabildiğimi keşfettim

YouTube canlı yayınında blog sohbetlerinin 11.sini 2005’ten beri blog yazarlığı yapan ve İlk Türkçe Bloglar listesinde de yer alan Fatma Canbulat Erdem ile gerçekleştirdik. Ankara’da bir devlet kurumunda çevre mühendisi olarak çalışan iki çocuk annesi Fatma Erdem, “Mavi Anne” olarak da anılıyor çünkü bu rumuzla Temmuz 2008’den beri mavianne.blogspot.com.tr‘de yazıyor. Bu konuda da yayında şu ilginç açıklamayı yaptı: “İki oğlum olmasına rağmen blogda bebek ve annelik üzerine hiçbir zaman yazı yazmadım. Bu sebeple bir dönem keşke mavinin peşine anne kelimesini eklemeseydim diye bir pişmanlığım oldu ama mavianne rumuzunu değiştirmeyi de düşünmedim.” Devamını Okuyun

e-günlük, VideoBlog

Herkesin olduğu sosyal ağlarda aslında “hiç kimse”yiz

Blog, dijital kimliğinizi dilediğiniz şekilde inşa edebileceğiniz -bana göre- en doğru ve sağlıklı yol. Sosyal ağlarda kişisel profilinizle yer alsanız bile o mecralarda herkes, aslında “hiç kimse”dir. Bu hiçkimseliği kırmanın en etkili yolu tamamen sizin inşa ettiğiniz bloğunuz. Yıllardır bunu farklı şekillerde defalarca dile getiririm. Blog yazarları çalıştaylarında, YouTube canlı blog sohbetlerinde de bir bloğa sahip olmanın önemini her seferinde vurguluyoruz. Devamını Okuyun

e-günlük

Kahvaltı yapmak mı kahvaltı etmek mi?

kahvaltı yapmak, kahvaltı etmek. her iki kullanımda günlük hayatta karşımıza çıkmaktadır. TDK doğru kullanımın kahvaltı etmek olduğunu göstermektedir.

Kahvaltı yapmak mı etmek mi? Günlük dilde “kahvaltı yapmak” ve kahvaltı etmek şeklinde iki kullanımla da sıklıkla karşılaşıyoruz. Öyle ki bir gün önce iş arkadaşlarımdan Pelin “kahvaltı ettim.” derken hemen arkasından Yakup da “kahvaltı yaptım” dedi. Her biri aynı olayı farklı şekilde söylediklerinin farkında değildi. Onlara hangi kullanımın doğru olduğunu sorup bunu bir de Twitter’da anketleştirdim. Kullanılan 24 oyun %79’u “kahvaltı yapmak”ı, %21’i de “kahvaltı etmek”i günlük dilde kullandıklarını belirtti. Devamını Okuyun

e-günlük, VideoBlog

Oğuz Gülay: Yorumsuz blog, alkışsız tiyatro oyunu gibidir

sakarpiyon.com adresinde 2009 yılından bu yana blog yazarlığı yapan Oğuz Gülay’la 8 Ağustos Salı akşamı YouTube canlı yayınındaydık. Oğuz ağabeyin kurucusu olduğu kitaplaryolda.com bloğu da aynı zamanda Gelecek Vadeden Bloglar listesinde yer alıyor. Yıllardır kişisel bloğunu güncel tutmasına, kitaplaryolda.com projesi hızla büyümesine rağmen yine de kendisini tam manasıyla blog yazarı olarak görmediğini “10-15 yıldır blog yazanların yanında ‘ben blog yazarıyım’ demek biraz ayıp kaçıyor. Ben blog yazarı değilim çünkü süreli ve düzenli içerik üretmiyorum.  Keyfe keder yazıyorum.” sözleriyle dile getiriyor ve “Gerçek anlamda blog yazarı nedir?” sorusunun tartışılması gerektiğini söylüyor. Devamını Okuyun