e-vren günlüğü

Akoğul: Gizli gizli neyi fotoğraflıyorsak onun sahibi oluyoruz.

Fotoğraf sanatçısı Merih Akoğul‘un Psikoloji ve Fotoğraf İlişkisi Üzerine konulu söyleşi için İstiklal Caddesindeki Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezine gittim. YKY Sanat Merkezi yeni açıldı ve ihtişamıyla İstiklal’e çok yakışmış. Akoğul’u ilk defa dinledim ve iki saate yakın söyleşisinden büyük keyif aldım, fotoğraf sanatına dair önemli ipuçları edindim. 

Merih Akoğul, cep telefonlarının da birer fotoğraf makinesine dönüştüğü günümüzde bu gelişmenin fotoğraf çektiren insanın psikolojisi üzerine etkisini çok güzel ifade etti. Öyle ki başlarda cep telefonuyla fotoğraf çekilmesine ve özçekim yapılmasına soğuk baktığını ancak olumlu etkisini gördükçe bu konuda fikrinin değiştiğini söyledi:

Söyleşideki ilginç değerlendirmelerden biri de analogdan dijitale geçiş sürecinde fotoğraf çekmek veya çektirmek için harcanan süreyle bizim psikolojimiz arasındaki bağdı:

Tam bu noktada vizörden bakarak fotoğraf çektiğimiz profesyonel fotoğraf makineleriyle cep telefonu benzeri bir cihazla çektiğimiz fotoğrafların neden aynı tadı vermediğiyle ilgili Akoğul’un söyledikleri kafamda taşların oturmasını sağladı:

Her güne hiç fotoğraf arşivi yokmuş gibi fotoğraf çekerek başladığını söyleyen Akoğul,  çokça duyduğumuz “fotoğrafçı bencilliği”nin aksine şu alçakgönüllü açıklamayı da yaptı:

Akoğul’un  söyleşisinden diğer notlar şu şekilde:

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter | YouTube

Bir önceki Merhaba yeni hayat, gerçek İstanbul başlıklı yazımda Esenyurt Akevler mahellesi ve Esenyurt Haramidere hakkında bilgiler bulabilirsiniz.