e-günlük

Kendini marka olarak görüyor musun?

Blog yazarı olarak kendini marka olarak görüyor veya profesyonel hayatta yaptığın iş itibarıyla marka haline geldiğini düşünüyor musun? Bu sorulara benim cevabım: Hayır. Birileri sizi marka olarak görüyor ama siz kendinizi öyle görmüyor olabilirsiniz. Blog yazarı denince akla gelen ilk isimler bu alanda markalaşmış kişiler olarak kabul edilebilir. Benim kabul ettiğim isimler başkaları için öyle görülmüyor da olabilir. İlla markalaşmak da gerekli mi? İnsan, marka olabilir mi? Bütün bu sorgulamalar, geçen hafta Ertuğrul Müyesseroğlu‘nun Kişisel Markalaşma Eğitimine katılınca zihnimde uyandı.Profesyonel olarak yaptığımız işte veya blog yazarlığında bir marka mıyız? Bunu kendi kendimize anlamamız pek mümkün olmayabilir. Ama Ertuğrul’un eğitim sırasında sıraladığı “Kişisel Markalaşma Aşamaları”na bakarak ne durumda olduğumuzu az çok anlayabiliriz.

Eğer kişisel markanızı oluşturma yolunda “Karar verme, kimlik tasarımı, hedef – strateji, değer konumlandırması, iletişim – pazarlama – reklam, marka koruması ve marka geliştirme” süreçlerinden geçtiyseniz veya en azından bu aşamaların ilk adımlarını atmak üzereyseniz markalaşmaya doğru ilerliyorsunuz demektir.

“Markalaşmanın temeli ‘güven’den geçiyor. Ne kadar güven verirseniz, yaptığınız işte ne kadar dürüst olursanız markalaşma o derece olumlu olur.” diyor Ertuğrul. Katılmamak elde değil. Tüketici, öncelikle güven duyduğu ve sevdiği ürünü, kişiyi markalaştırıyor gözünde.  

Sahip olduğumuz olanaklar markalaşmamız, başarılı olmamız için önemli avantaj fakat o olanaklardan faydalanmasını bilmek gerekiyor. Markalaşma çalışmalarının giderlerini karşılayacak yeterli sermayeye sahip olabiliriz, bize maddi anlamda her imkanı sunan bir ailemiz, sağlam bir çevremiz de olabilir fakat sahip olduklarımızı değerlendirmeyi bilmiyor, yeteneklerimizi fark etmiyor, avantajları fırsata dönüştürmüyorsak hepsi boş.

Deneyim ve birikim yoksa kişisel markalaşma çabasının istenilen şekilde sonuçlanacağını sanmıyorum. Ertuğrul da bu noktada markalaşmak isteyen kişinin ilgilendiği konuda uzman olması gerektiğini söylüyor. Bloglar üzerinden örnek verecek olursak başarılı ve markalaşmış blogların büyük çoğunluğunun tek bir konuda içerik üreten ve uzmanlaşan bloglar olduğunu görüyoruz. Enerjilerini birden çok alana ve konuya dağıtmak yerine tek bir uzmanlık alanı üzerinde derinlemesine içerik üretimine girişiyorlar.

Markalaşma çalışmalarını sağlam zemine oturtabilmek için öncelikle güçlü ve zayıf yönlerimizi doğru tespit edebilmeliyiz. Bunu yapmanın hayatımızın her alanında çok gerekli olduğunu düşünüyorum. İhmal ettiğimiz diğer bir konu da günlük, haftalık, aylık iş planı yapılması. Ertuğrul bu programın çok yoğun olmaması yönünde de uyarıyor ve yapılacaklar listesinin üç maddeyi geçmemesini öneriyor.

Eğitimden aklımda yer eden cümle ise “marka gibi düşün, marka gibi harekete geç.”ti. Çıkardığım sonuçsa; insan, markalaşmak için özel bir çaba sarf etmese de işini çok iyi yapıp bunu sürdürülebilir kıldıktan sonra istemese de marka oluyor, birileri onu alanında marka olarak görüyor.

Bu faydalı eğitim ve emekleri için Dijital Pazarlama Uzmanı Ertuğrul Müyesseroğlu ile misafirperverliğinden dolayı PsikoHelp’in kurucu ortağı Psikolojik Danışman Hilal Usta’ya teşekkür ederim.

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter | YouTube

Bir önceki Sahiden, bunları mı kaldıramayacağım? başlıklı yazımı da okumanızı öneririm.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

6 Yorumlar

  • Yanıtla zaferb 24 Aralık 2017 at 12:56

    Nedense “markalaşma” bana hep soğuk bir kavram gibi görünmüştür. Para kazanma amacı güdülmeyen işlerde markalaşmanın bu nedenle gereksiz olduğunu düşünüyorum. İsmiyle, yaptığı işle öne çıkan bir insanın ise markalaşmaya yönelmesi ise bir tercih meselesi tabii.

    Paylaşımın için teşekkürler Evren. ;)

  • Yanıtla Salih 22 Aralık 2017 at 00:40

    Aslında kilit noktayı yazının sonunda belirtmişsin. Önce işini iyi yapıp kendi kaliteni öne çıkarman gerek. Bu yapıldıktan sonra “markalaşma” başlamalı ve ona göre yatırım yapılmalı.(reklam vs.). Tabii tüm bunların dışında da şu var : “Kişi markalaşmak istiyor mu?”

  • Yanıtla Ali Yatarkalkmaz 20 Aralık 2017 at 21:35

    Sizin gibi biri bile bu soruya Hayır cevabı verebiliyorken bir çok blog yazarı için durum içler acısı. Blog’dan öte kendini bir medya şirketi sananlar bile var :/

  • Yanıtla İbrahim AY 19 Aralık 2017 at 16:20

    Son zamanlarda üzerinde düşündüğüm bir konuydu. Kişisel markalaşma yolunda yapılması gerekenler nelerdir? Nereden başlamak gerekir? gibi sorulara cevap ararken sizin böyle bir yazı paylaşmış olmanız harika oldu. Teşekkür etmek istedim Evren Bey. Günümüzde başarılı ve etkili biri olmanın kurallarına markalaşmayı eklemek gerektiğini düşünüyorum.

  • Ali Yatarkalkmaz için bir cevap yazın Yorumu sil