e-günlük

“Kendine Müslüman” blog yazarı olamadım

Processed with VSCO with t1 preset

Sevgili Fatma Erdem, 3. Blog Yazarları Çalıştayı hızla yaklaşırken benimle hem çalıştay hakkında hem de blog yazarlığı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Kendisi de Ankara’dan gelerek Blog Yazarları Çalıştayına destek verecek Fatma’nın sorularına verdiğim cevaplardan bazı cümleleri paylaşmak istiyorum:

  • 3. Blog Yazarları Çalıştayı bu zamana kadarki en kapsamlı ​çalıştay ​olacak.
  • Blog yazan herkes çalıştaya gelse keşke ve görüşlerini paylaşsa, notlar alsa, analizlerini – değerlendirmelerini bloğunda paylaşsa ve ortak blog kültürü adına oluşturmaya çalıştığımız halkanın genişlemesine katkı sunsa harika olur.
  • Bazı blog yazarları, asıl mesleklerine ve uğraşlarına o kadar kapılmışlar ve bloglarını hobi düzeyinde tutmuşlar ki bu bahsettiğimiz girişimler sayesinde blog yazarı ve bir blog sahibi olduklarını hatırladılar.
  • Övgüleri, yergileri bir kenara koyuyorum; her ikisi de beni ne bloglarla ilgili yapacaklarımdan alıkoyar ne de daha fazlasını yapmamı sağlar. Benim motivasyonlarım diğer blog yazarlarından gelecek iyi ya da kötü sözlere bağlı ​değil ​çünkü.
  • “Sadece kendine Müslüman” diye dilimizde bir deyim vardır ya, ben sadece kendine blog yazarı olup diğerlerini yok sayabilenlerden olamıyorum galiba. ​
  • Tek bir köşe yazarından oluşan bir Hürriyet, Milliyet gazetesi olduğunu düşünsenize. Koskoca internetin blogsuz olduğunu düşünün bir de. Hatta daha da kötüsü, tek blog benim bloğummuş, herkes bloğunu kapatmış, ne fena! Biz birlikte varız ve değerliyiz.
  • Kendini iyi ifade edebilmek, kim olduğunu ortaya koyabilmek ve farkındalık yaratabilmek çok önemli. İnternet sınırları ​içinde ​bize ​bu ​imkanları ​en ​iyi ​sunan ​sistemin ​blog ​olduğuna ​inanıyorum.
  • …“blog” ile “para kazanma”nın ilişkilendirilmesine ben hep soğuk baktım. Blogda başlangıç noktası para kazanma, popülerlik olmamalı. O yüzden benden hiçbir zaman blogdan nasıl para ​kazanılacağına ​dair ​bir ​cümle ​duyamazsınız.
  • …bizi zengin kılan, bizi geliştiren yine diğer bloglar ve blog yazarları. Her blog yazarı, takipçi sayısına, popülariteye, unvana bakılmaksızın değerlidir benim gözümde. Hiçbir blog yazarı diğerinden üstün değildir. Her blog, kendi yazarının en kıymetlisi, en iyisidir.

Söyleşinin tamamını Fatma Erdem’in röportajlarını yayımladığı sayfasından okuyabilir; Fatma Erdem’le daha önce yaptığımız YouTube canlı yayınını buradan, 3. Blog Yazarları Çalıştayıyla ilgili Atıf Ünaldı’nın Netizen programındaki sohbetimizi de şuradan seyredebilirsiniz.

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter | YouTube

Bir önceki On yıl aradan sonra tekrar üniversiteliyim başlıklı yazımda Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık ve Anadolu Üniversitesi ikinci üniversite hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

7 Yorumlar

  • Yanıtla Recep Hilmi Tufan 12 Kasım 2017 at 00:10

    Önümüzdeki sene düzenlenecek çalıştaya katılmayı çok isterim. Blogculuğa uzunca bir süre ara verip geri döndüm ve daha aktif olmak istiyorum her alanında.

    • Yanıtla e-vren günlüğü 13 Kasım 2017 at 10:57

      Niye önümüzdeki seneye katılıyorsun da bu yılkine katılmıyorsun Recep Hilmi ;) Çalıştayın seneye devam edeceğinin de garantisi yok zaten. Fırsat bulursan üçüncü çalıştaya mutlaka katıl bence ;)

  • Yanıtla Ankara 20 Ekim 2017 at 18:13

    Hiç bir alanda “kendine Müslüman” yaşamayı tasvip etmiyorum,
    Toplumda birbirimizin enerjisi ile güç alarak yaşıyorsak,
    Çevremizde dokunduğumuz insanlara da bir faydamız olmalı değil mi?
    Sen de bu güzel örneklerdensin,
    Başkalarının başarıları ile gururlandığımız, paylaştığımız ve sevincine ortak olduğumuz kadar insanız diye düşünüyorum

  • Yanıtla Ece Evren 14 Ekim 2017 at 02:09

    Evren, isminin hakkını veren, evrensel düşünen bir oğlumsun. Adalet duygun o kadar gelişmiş ki. Bence bu Allah vergisi. Ben, biz hepimiz elimizden geldiği kadar blog dünyasını canlı tutmalıyız. Bu yaşta olmam beni bunun heyecanından uzak tutmak şöyle dursun, sanki daha da dört elle sarılmamı sağlıyor. Yine çok farkındalık yaratacak bir yazı. Sana verdiğim sözü daha tutamadım. Menüsküslerimle ilgili araştırmalar için biraz doktor arayışındaydım, buldum. İlk fırsatta haber vereceğim. Sevgilerimle oğlum.

    • Yanıtla e-vren günlüğü 14 Ekim 2017 at 18:07

      Çok geçmiş olsun Ece ablacım, acil şifalar diliyorum. Değerli sözlerin için de ayrıca teşekkür ederim, beni çok mutlu ettin.

  • Yanıtla mavianne 10 Ekim 2017 at 11:33

    Evren bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyorum sana,
    Hiç bir alanda “kendine Müslüman” yaşamayı tasvip etmiyorum,
    Toplumda birbirimizin enerjisi ile güç alarak yaşıyorsak,
    Çevremizde dokunduğumuz insanlara da bir faydamız olmalı değil mi?
    Sen de bu güzel örneklerdensin,
    Başkalarının başarıları ile gururlandığımız, paylaştığımız ve sevincine ortak olduğumuz kadar insanız diye düşünüyorum
    İnsan doğmak değil de, hayat yolculuğumuzda insan olabilmek çok mühim,
    Sevgiler

    • Yanıtla e-vren günlüğü 10 Ekim 2017 at 13:01

      İnsan kendi için yaşarsa bir kıymeti yok Fatma, bizim gibi düşünenler sayesinde bu sistem ayakta duruyor bence. Bencil düşünenlerin, internetin karanlık sayfalarında kaybolup gittiğine şahit oluyoruz zaten. Bilgiyi paylaşmak çok önemli. Söyleşi için ellerine sağlık, çok teşekkürler.

    Ankara için bir cevap yazın Yorumu sil