e-günlük

YouTube’u daha etkin kullanmak için birkaç ayrıntı

zeo.org’un Digitalzone Meetups etkinlikleri kapsamında 25 Temmuz Salı akşamı Zeynep Uğursoy‘dan “Youtube Video Optimizasyonu”nun ayrıntılarını dinledim. Youtuberlar veya YouTube’ı reklam amaçlı kullanan şirketler kadar olmasa da biz blog yazarları bu dev video platformunu iyi kötü kullanıyoruz. Blog yazılarımızı video içeriklerle de desteklerken ve bunun için çoğunlukla YouTube’ı kullanırken onu biraz daha bilinçli kullanmak hepimiz için faydalı olacaktır. Öyle ki Zeynep’in o akşam aktardığı bilgilerin birçoğunu ilk defa duydum hatta bazılarına şaşırdım. Ayrıntılara geçmeden önce Zeo ekibine böylesi faydalı etkinlikler düzenledikleri için de teşekkür ederim.

Zeynep’in de sunumunda bahsettiği gibi video biz blog yazarlarının her zaman hayatında vardı, içerik olarak hem üretiyor hem tüketiyorduk. Son birkaç yıldır YouTuberlık kavramını daha çok duymaya başladığımız gibi dijital platformlarda videonun altın çağını yaşadığı her zaman dillendirildi. YouTube için olmasa da bugün hemen herkes Facebook’ta, Instagram’da veya Twitter’da kısa da olsa video içerik üretiyor veya video seyrediyor.

YouTube’la ilgili verilen sayısal veriler de yukarıdaki ifadeleri doğrular nitelikte çünkü Zeynep’in paylaştığı istatistiklere göre dünyada 1 milyar internet kullancısı YouTube kullanıyor. Bu da 3 kişiden 1’inin YouTube’da olduğu anlamına gelmekte.

Dünyada YouTube’un en çok Suudi Arabistan’da (günlük 90 milyon izlenme oranıyla) kullanıldığını öğrendim. İster istemez niye ABD veya Çin değil diye düşünmedim değil. Zeynep, kafamdaki soru işaretlerini hemen o sırada giderdi ;)

Video içeriklerin marka bilinirliğini artırdığı tartışılmaz bir gerçek. Yapılan araştırmalara göre 10 tüketiciden 7’si video içerik üreten markaya daha olumlu duygular besliyor.

İlginç bir araştırma sonucu da internette artık yazılı içerikten çok videoların rağbet gördüğü yönünde. Zeynep, bu konudaki son araştırmalarda 3 internet kullanıcısından 2’sinin yazılı içerik yerine video içerikleri tercih ettiği bilgisini paylaştı.

Yazının buraya kadar ki kısmında biz blog yazarları için yazılarımızı görseller kadar videolar ile de desteklememiz gerektiğinin önemli olduğunun altını çizmek isterim. Zaman zaman “YouTube bir trenddir, asıl olan yazılı içeriktir” desek de eskiden beri YouTube’la bir şekilde bağımız / bağlantımız olduğunu ve bunu gerekirse daha da güçlendirmemizin bloğumuz ve dijital markamız adına faydalı olacağını düşünüyorum. Blog yazarı, bloğunu merkeze koyup diğer dijital mecralarda da varlık göstererek güçlü bir dijital kimlik ortaya koyabilir.

Sunum sırasında YouTube’un çocuk kullanıcılar ve yorumcularla ilgili özel bir çalışma yaptığını da öğrendim. (Nihayet) Ayrıca az kullanıldığı için de YouTube Video Editör yakında kaldırılacakmış. YouTube, spam videoların önüne geçebilmek için bir süredir videodaki konuşmaları da anlamaya başlamış. Bu özellik şimdilik İngilizce içerikler için olsa da yakın zamanda Türkçe ve diğer dillerdeki videoların da başlık, açıklama yazısı ve etiketlerle ne kadar uyumlu olduğu bu yeni teknikle belirlenebilecek.

Ezber bozan bilgilerden biri de abone sayısı ile ilgili. Zeynep, YouTube kanalına abone olanların sayısının eskisi kadar önemli bir metrik olmadığının altını çizdi. Hatta bir videonun kaç kez seyredildiği değil “ne kadar süre” seyredildiğinin YouTube tarafından önemsendiği, buna bağlı olarak da 5 dakikadan uzun videoların kıymetli olduğu gerçeğiyle biraz hafifledim. (Bkz. Semi ile 139 abone esprimiz)

Zeo’nun Komünite Yöneticisi Zeynep Uğursoy’un sunumundan diğer teknik notları özetlemem gerekirse:

  • YouTube videolarınızın başlıkları 60 karakteri geçmemeli.
  • Videonuzun dosya adını da içinde anahtar kelimeleriniz geçecek şekilde vermelisiniz.
  • Videolar olabildiğince uzun olmalı (en az 5 dk.) çünkü kullanıcılar videonuzda ne kadar uzun zaman geçirirse videonuzun listelenme oranı da doğru orantılı artar.
  • Sürekli video yüklemenin de YouTube sıralamasına olumlu bir katkısı olmuyor. (Bu ayrıntıya da şaşırdım.)
  • Önemli olan videonun görüntü kalitesi değil içerik kalitesi. (İşte bu da beni rahatlattı.)
  • YouTube videolarınızı sosyal ağlarda paylaşırken anahtar kelimelerinizle paylaşmalısınız.
  • E-posta imzanıza güncel YouTube videonuzun bağlantısını da ekleyebilirsiniz.
  • Video içerik üretirken YouTube kanalınıza değil bloğunuza / sitenize yatırım yapın. YouTube videolarınızı embed koduyla bloğunuza ekledikten sonra videonun Google tarafından önce bloğunuzda indekslenmesini sağlayın.

Yukarıda her ne kadar artık YouTube abone sayısı önemli değil bilgisini paylaşsam da YouTube kullanımı konusunda daha da bilinçlenmek isteyenler için Funda’nın bloğunda yakın zamanda paylaştığı “YouTube Abone Sayısını Artırmanın Yolları” başlıklı yazısını da okumanızı öneririm.

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter

Bir önceki Canlı yayınlarda niye bu kadar gülüyorsam başlıklı yazımda Berfin Dağ, İrem Devseren ve plazadandunyaya.com hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

3 Yorumlar

  • Yanıtla semih 31 Ekim 2017 at 00:03

    bugünden itibaren abone sayınız benimle birlikte 140 oldu o zaman :)

  • Yanıtla Semi 26 Temmuz 2017 at 20:59

    Konuya ne kadar yabancıymışım dedim okurken. Çocuklarla ilgili konu beni de sevindirdi.
    139 abone de önemli olmadığına göre rahatlayabiliriz:))

    • Yanıtla e-vren günlüğü 26 Temmuz 2017 at 21:11

      O akşam daha fazla (özellikle teknik anlamda) bilgi aktarıldı ama ben özetin özetini yazabildim Semi ;) İlk 139 abonemin bendeki yeri hep özel olacak :D

    semih için bir cevap yazın Yorumu sil