e-günlük, VideoBlog

Blog, sosyal medya hayatıma da düzen getirdi

27 Mayıs 2017 tarihinde Yalçın Güler ve Taner Kandemir’in eşliğinde YouTube üzerinden başlattığım canlı blog sohbetlerinin üçüncüsünü bu hafta Hasibe Gül‘le gerçekleştirdim. Hasibe, peş peşe hem Gelecek Vadeden Bloglar listesine girmesi hem de Akdeniz Bilişim Zirvesi 2016’da En İyi Bilişim Blogu ödülü alması bakımından kısa sürede fark yaratan yeni blog yazarlarından biri. Diğer arkadaşlarla olduğu gibi Hasibe ile de sosyal medya üzerinden iletişimimiz olmasına rağmen kendisiyle YouTube’da ilk defa karşılıklı sohbet ettik. 40 dakikayı aşkın görüşmenin bazı notlarını da blogda kayıt altına almak istedim. İşte sohbetimizden satır başları:

  • Hasibe, 2016 yılındaki Akdeniz Bilişim Zirvesine katılma sürecini anlattı. Aldığı davete rağmen katılma konusunda kararsız kaldığı Akdeniz Bilişim Zirvesine açıköğretim sınavlarına girmeyerek katılma kararı alır. Ve katıldığı Zirvede, kendisini bir anda sahnede En iyi Bilişim Blogu ödülünü alırken bulur.
  • Gelecek Vadeden Bloglar (GVEB) listesine girmesinin daha çok tanınmasını ve blogunun ziyaretçi sayısının artmasını sağladığını söyledi Hasibe ve GVEB’e girmenin de onun için büyük bir sürpriz olduğunu anlattı.
  • Hasibe’ye göre hem en iyi bilişim blogu ödülü almak hem de GVEB listesine girmek onu daha çok yazmaya teşvik etmiş. Önceden kendi kendine yazdığını ama gelen ziyaretçiler ve yorumlar sayesinde daha çok motive olduğu için artık daha farklı bir sorumlulukla yazmaya başladığını söyledi.
  • Hasibe’ye ziyaretler, yorumlar ve beğeniler azaldığında veya tamamen kesildiğinde artık blog yazmaktan vazgeçip vazgeçmeyeceğini sorduğumda cevabı net oluyor: Kimse okumasa da ben blog yazmaktan asla vazgeçemem. Blog benim yol arkadaşım. Kimseye söyleyemediklerimi, kimseyle paylaşamadığım şeyleri oraya yazıyorum. Çünkü kendimi daha çok konuşarak değil yazarak daha iyi ifade edebiliyorum.
  • Hasibe sınıf arkadaşlarından veya çevresindeki diğer arkadaşlardan bloga ilgi duyanların az olmasından, kendisiyle bu konuda iletişim kurulmamasından bahsetti. Yayından sonra bu konuda kendisiyle tekrar konuştuğumda sınıf arkadaşlarının blogla uğraşarak vakit kaybettiğini söyleyerek kendisini eleştirdiklerini anlattı.
  • Yorumların azlığından Hasibe de şikayetçi. Emek harcanarak hazırlanan yazılara en azından küçük bir teşekkür yorumu yapılması gerektiğini söyledi.
  • “Blog benim daha iyi yazmamın yanında özgüven sahibi olmamadı da sağladı.”
  • “Blog hayatıma girince sosyal medyadaki hayatımda düzene girdi. Sosyal medyada neler paylaşmam neler paylaşmamam gerektiğini öğrendim.”
  • “Blog açtıktan sonra fotoğraf ve video da ilgi duymaya başladım. Fotoğraf çekmeye çalışıyorum.”

Hasibe’yle sohbetimizden bazı çıkarımlarımız:

  • Sosyal medyadaki görgüsüzlüğe karşın blog bizi biraz daha terbiye ediyor.
  • Blog, keyfi bir uğraş ama o kadar keyfi bir şekilde yarıda bırakılmaması gereken de bir uğraş. Bloglarını açan kişiler, kapatmaya karar verdiklerinde önce kendilerine sonrasında okurlarına saygılarından dolayı bir veda yazısı yayımlamalılar.
  • Sosyal medyada hakkımızda ve hayatımızla ilgili olur olmaz her şeyi paylaşıyor olmamız, internet botlarının ve çerezlerin dijital ayak izlerimizi takip ediyor olması endişe verici olabilir. Ama biz ne kadarını paylaşırsak internet de bizi o kadar bilebilir. Bloglarımızda ve sosyal hesaplarımızdaki paylaşımlarımız bizim elimizde. Dijital kimliğimizi nasıl inşa edersek bu endişe edici durumu avantaja dönüştürmemiz mümkün.
  • Bloglarını sosyal medya için terk edenler, YouTuberlığa soyunanlar kaybediyor. Blogger olmadan YouTuber olmaya soyunmak biraz kötü oluyor. Sanki temeli olmadan, ilkokulu okumadan direkt üniversite başlamak gibi. Blogun terbiyesi ayrı. Önce Blog terbiyesi alıp sonra YouTuberlığa başlamak daha sağlıklı.
  • Blog yazısı hiçbir zaman tamamlanmaz. Onu tamamlayan ziyaretçilerin yorumlarıdır. Blog yazarını besleyen, motive eden de youmlardır.
  • Blog yazarını asıl geliştiren eleştirel / düzeltme içeren yorumlardır. Bu tür yorumlardan yazının baştan sona okunduğu da anlaşılır.
  • Blog yazarları ne kadar çok birbirini takip eder, brbiriyle etkileşim halinde olursa ortak blog kültürünü ancak öyle geliştirebiliriz. Bu sebeple “interneti bloglar kurtaracak” diyoruz. Biz hep birlikte dijital bir dünya inşa ediyoruz. Bunun ne kadar kıymetli olduğunu 15-20 yıl sonra daha iyi anlayacağız.
  • Üreten insandan zarar gelmez. Bloglar da ayı şekilde, nitelikli içerik üreten insanlar saçma sapan işlerle uğraşmak yerine bir değer ortaya koyuyorlar.

Sohbetimiz sırasında Hasibe’ye aynı zamanda Ali Yatarkalkmaz’ın “Bloguma Gelmeyen Yorumlar Üstüne” ve Çıplak Yazar’ın “Ölmeden önce geride bir hatıra bırakma isteği” başlıklı yazılarından bazı bölümlerle ilgili görüşlerini de sordum.

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter

Bir önceki YouTube canlı yayınında blog yazarlarıyla sohbetler başladı başlıklı yazımda Ece Evren, Taner Kandemir ve Yalçın Güler hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

2 Yorumlar

  • Yanıtla Ece Evren 11 Haziran 2017 at 19:09

    Evren oğlum. Gayet zevk alarak izlediğim videonun ardından, Hasibe kızımız ile yaptığınız söyleşinin çıkarımlarını özetlediğin yazını da beğeni ve takdirle okudum. Şimdi onun bloğunu keşfe çıkacağım. Sevgilerimle oğlum :)

    • Yanıtla e-vren günlüğü 17 Haziran 2017 at 01:34

      Çok teşekkür ederim Ece ablacım. Hasibe’nin blogunu da seveceğinize eminim.

    Bir yorum yazın