e-günlük

YouTube canlı yayınında blog yazarlarıyla sohbetler başladı

İlk videomu 10 yıl önce 5 Şubat 2007’de yüklediğim YouTube, o zamandan beri farklı içeriklerle blogumun bir parçası. YouTube’u blog yazarlığı ekseninde nasıl değerlendirebilirim diye epey bir süredir düşünürken olay canlı olarak yayımlanan Blog Sohbetleri serisine evrildi. Zannediyorum iyi de oldu. İki haftadır YouTube üzerinden blog yazarı arkadaşlarımla canlı yayında sohbet ediyoruz. Her iki yayında da sohbetimiz bloglar ve blog yazarlığı merkezliydi. Zaten benim için canlı yayın fikrinin çıkış noktası bizi kaç kişinin seyredeceği kaygısına düşmeden doğal bir sohbet havasında blog yazarlığına dair yine yeni bir dijital arşiv oluşturabilmekti.

İlk canlı yayını sevgili Taner Kandemir ve Yalçın Güler ile yaptık. Üçümüz de birbirimizle o yayında ilk defa konuştuk, yüz yüze ilk sohbetimiz ve tanışmamızdı. Yalçın ve Taner’e blog yazarlığı üzerine bir sohbet yapacağımızı söylemiştim ama yönelteceğim sorular konusunda kendilerine bir bilgi vermemiştim.  Daha önce 5 usta blog yazarıyla yaptığım söyleşilerden tartışmaya açık bazı konularla ilgili onların görüşlerini sordum. Ortalama yarım saatlik bir sohbet öngörürken Taner ve Yalçın’la muhabbetimiz 1 saat 17 dakikayı buldu. (Öyle ki yayının süresi konusunda fikir almak için Twitter’dan açtığım ankette canlı yayının ortalama 30 dakikayı geçmemesi konusunda hemfikir olanların oranı %62 iken, sohbet bitene kadar yayının devam etmesi gerektiğini düşünenlerin oranı %38’di.) Ben de -özellikle sonradan seyredilmelerde- uzun videoların değil kısa videoların daha makbul olduğunu düşünüyorum. En ideal süre ortalama 30 – 40 dakika. Ama kesinlikle sırf bu süreyi aşmamak adına sohbetin en can alıcı, en keyifli anında sonlandırılmasının da hoş olmayacağına inanıyorum. Öyle ki Yalçın ve Taner’le sohbetimiz sırasında zamanın nasıl geçtiği anlamamış, 1 saatten fazla sohbet ettiğimizi öğrenince de çok şaşırmıştım. Onlara bu ilk denememde yanımda oldukları için çok teşekkür ederim. İlk canlı yayın denememizi seyrederek sohbetimize ortak olmak isterseniz sizi şöyle alayım:

YouTube’dan ikinci canlı yayınımda bana sevgili Ece Evren eşlik etti. “Ben aşkın edebiyatını yapıyorum” diyen Ece abla, gerçek isminin de Hâlide Hacer olduğunu söyledi. “Ben buraların Ece’siyim” diyerek de bu ismiyle anılmayı tercih ettiğini dile getirdi. 2013 yılından beri istikrarlı bir şekilde blog yazan 63 yaşında bir anneanne olarak blog dünyası adına önemli bir farkındalık kendisi. Hem yeni blog yazarlarının hem de bizlerin feyz alacağı bir azme, bir blog bilincine sahip. Ece ablayla da ilk defa bu canlı yayın vesilesiyle yüz yüze görüşüp seslerimizi duyduk ve çok zevkli bir sohbet gerçekleştirdik. Bütün bir haftanın yorgunluğunu unuttuğum, keyifli bir cuma akşamı yaşadım. Bundandan dolayı Ece ablama çok teşekkür ederim.

Blog yazarlığı adına 2005 yılından beri kendi çapımda çeşitli şekillerde yaptığım uğraşlar, blog çalıştayları, İlk Türkçe Bloglar listesinin hazırlanması, Blog yazarları söyleşileri, internet günlükleri, Gelecek Vadeden Bloglar ve Turkiyede.Blog projeleri, YouTube canlı yayını üzerinden blog sohbetleri ile farklı bir boyut daha kazandı. Bütün bu uğraşlarla Türkçe içerikli bloglarla, blog yazarı arkadaşlarla daha çok temas kurabilmenin gayretindeyim. Markaların sponsorluğunda gerçekleştirilen, para mevzularının yapıldığı, popülaritenin tek kıstas kabul edildiği etkinliklerden vesaire bahsetmiyorum. Derdim ” Türkiye’de kimler blog yazmış, ne yazmış, hangi blog yazarları varmış?” diye 50 yıl sonra geriye dönüp bakıldığında bir anlamda onlara yazılı ve görsel bir dijital arşiv sunabilmek. Sadece e-vren günlüğü’nün değil bütün bir blog evreninin dijital mirasını kayıt altına alabilmek mesele.

Ece ablayla yaptığımız sohbeti aşağıdan seyredebilirsiniz. Bu canlı yayın denemelerimizle ilgili önerilerinizi paylaşırsanız sevinirim.

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

19 Yorumlar

  • Yanıtla Ece Evren 02 Kasım 2018 at 16:34

    Ne günlerdi… Evren’e tüm kalbimle teşekkür ediyorum.

  • Yanıtla Ahmet Bilmez 06 Haziran 2017 at 00:41

    Ellerinize sağlık hocam, bu ve bu gibi projelerle blog yazarlığı can bulacak.

  • Yanıtla Sönmez 06 Haziran 2017 at 00:37

    Güzel bir söyleşi izledim. Blog ile diğer sosyal medya ağları arasındaki en büyük fark işte bu samimiyet…

  • Yanıtla Semi 05 Haziran 2017 at 11:07

    Hep güzel işlere imza atıyorsun Evren. Tebrikler.
    İzlerken acaba biraz daha kısa olsa mı diye düşündüm.
    Sevgiler…

    • Yanıtla e-vren günlüğü 05 Haziran 2017 at 11:12

      Süre konusunda haklısın, ben de ortalama 30 dakikaya sabitleyebilmeyi planlıyorum Semi. 1 saat 17 dakikalık ilk yayından sonra yenisini 47 dakikada tamamlayabildik. Zamanla oturacaktır. Çok teşekkür ederim. Jüride yer alan bir isim olarak seninle sohbet edelim istiyorum önümüzdeki haftalarda.

  • Yanıtla Yasemin Avun (Bir Tutam Karınca) 05 Haziran 2017 at 00:11

    Yorum belki içerik ile alakasız olacak lakin ilk onaya düşeceğini göz önüne alarak yazmak istedim. Sitenizde yer alan youtube takip ikonlarına tıklayınca hata mesajı veriyor. Bilginize ;)

    • Yanıtla e-vren günlüğü 05 Haziran 2017 at 11:13

      Teşekkür ederim Yasemin, farkında değildim uyardığınız iyi oldu. Düzelttim bağlantıyı.

    1 2

    Bir yorum yazın