e-günlük

Yeni Medya ve Post-Truth

Kadir Has Üniversitesinin altı yıldır düzenlediği Yeni Medya konferansı için 26 Nisan Çarşamba günü üniversitenin Cibali yerleşkesindeydim. Oxford’un 2016 yılının kavramı olarak açıkladığı Post-Truth’un merkeze alındığı konferansta sırasıyla on farklı isim Post-Truth nedir sorusunun cevabını vermeye ve Post-Truth – Yeni Medya ilişkisini açıklamaya çalıştı.  Post-Truth’un Türkçe karşılığı konusunda tam bir fikir birliği olmasa da birbirinden farklı olmayan tanımların kabul edildiği dikkatimi çekti. Örneğin Post-Truth için Prof. Dr. Sevda Alankuş ve Sarphan Uzunoğlu “hakikat ötesi” kavramını tercih ederken Orhan Şener, Post-gerçek ifadesini tercih ediyor.

Yeni Medya Konferansını Kadir Has Üniversitesinde Yeni Medya Yüksek Lisansı yapan Dilara Eldaş Baş yönetti; açılış konuşmasını “bir korsan bildiri yapıyorum” diyen Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Sevda Alankuş yaparken Rektör Prof. Dr. Mustafa Aydın da Skype ile konferansın başında salona bağlandı. Sonrasında sırasıyla Sarphan Uzunoğlu (Kadir Has Üniversitesi), Orhan Şener (Kültür Üniversitesi), Doç. Dr. Ufuk Eriş (Anadolu Üniversitesi), Şükrü Oktay Kılıç (Al Jazeera Türk) ve Yalçın Arı (SosyalMedyaTV.com) sahneye çıktı. Konferansın sonunda moderatörlüğün Doç Dr. Eylem Yanardağoğlu’nun yaptığı panelde Baybars Örsek (DogrulukPayi.com) ve Mehmet Atakan Foça’yı (teyit.org) dinledik.  Konferansta aldığım notlardan önemli bulduklarımı özet halinde sıralamak istedim. Yorumlarınızı veya eksik gördüğünüz noktalarla ilgili görüşlerinizi paylaşarak yazının daha da zenginleşmenize katkı sağlayabilirsiniz. Bu arada Post-Truth nedir, onun tanımıyla başlayayım:

Post-Truth nedir? “Tarafsız gerçeklerin kamuoyu fikrini etkilemede duygulara ve kişisel inançlara cazip gelen şeylerden çok daha az etkili olması durumuyla ilgili olan ya da bu anlama gelen” veya “Nesnel hakikatlerin belirli bir konu üzerinde kamuoyunu belirlemede duygulardan ve kişisel kanaatlerden daha az etkili olması durumu”

Prof. Dr. Sevda Alankuş açılış konuşmasında, Oxford’un yılın kelimesi olarak açıklamasının Post-Truth’un kullanımının 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2 bin artış göstermesinden dolayı olduğunu belirtti. Truth’ın Türkçe karşılığının “doğru, gerçek, hakikat” olduğunu ve Post-Truth için “hakikat ötesi” karşılığını tercih ettiğini söyledi.

Sarphan Uzunoğlu:

  • Kralın çıplak olduğunun söylenmesi durumudur aslında Post-Truth.
  • Post-Truth’un ana özneleri sadece politikacılar değil; edebiyatçılar, sanatçılar, basın mensupları da var.
  • Post-Truth, inatla yok ettiği gazetecilik itibarının üzerinden yükseliyor.
  • Medyanın zayıflığı bizi Post-Truth’un kucağına itti.
  • Post-Truth her türlü medya türünü (geleneksel medya, yeni medya alanları) besliyor. Öyle ki Yeni Medya Post-Truth’u, Post-Truth yeni medyayı besleme durumunda.
  • Bu çağda güvenirlik ve hakikatin yeri yok.
  • Post-Truth eşittir “yalan söyleyen politikacılar” demek değildir. (Tweet var)
  • Gururumuz okşandığı için Post-Truth endüstrisinin bir parçası oluyoruz.
  • Gezi olaylarında sosyal medyada sık paylaşılan “24 saat meydanları terk etmezsek hükûmet düşer” mesajlarından ala Post-Truth gördünüz mü?
  • Post-Truth’un özelliklerinden biri anonimliktir.
  • İnternetteki doğrulama inisiyatifleri yalan bilgi yayanlar kadar popüler değil, onlar kadar geniş bir alana yayamıyorlar. Özellikle Türkiye’de bu girişimler için çok kısıtlı bir alan var. Biri sadece Facebook’ta etkinken diğeri sadece Twitter’da.
  • Hakikatin değil haklı olanın peşinde olduğumuz sürece Post-Truth rejimi uzun yıllar sürecektir.

Orhan Şener

  • Yalan haberler gerçekmiş gibi çevrim içi (online) mecralarda hızla yayılıyor ve teyit eden sistemlere rağmen uzun yıllar o öyleymiş sanılmaya devam ediyor.
  • Yeni medyanın en önemli özelliği çarpan etkisi. Bir bilgi artan bir hızla yayılıyor, dağılıyor.
  • İnternetin yeni nesil televizyona dönüşmesine şahitlik ediyoruz.

Doç. Dr. Ufuk Eriş

Ufuk Hoca, adeta stund-up yaptı; özellikle 90’lı neslin 80’li yılları özenmesini esprili bir dille, oldukça da komik bir şekilde anlattı. 97 doğumluların “80’li yıllar çok güzeldi” demesini 80’li bir nesil olarak hayretle karşıladığını, “Ben yaşadım, 80’ler hiç de güzel değildi. Bodrumdan ikinci kata kömür kovası taşımanın neresi güzel ki?” sözleriyle anlattı. Çoğunlukla güldüğüm için pek not tutamadım. Konuşmasının başında “Post-Truth’un aslında çok da korkulacak bir şey olmadığını hatta Post-Truth’un fake olduğunu” söyledikten sonra sahneden inene kadar bu kavrama neredeyse hemen hiç değinmedi. Oysa konuşma başlığı “Yeni Medyanın post-truth çöllerinde hakikat arayışı” gibi harika bir cümleden oluşuyordu ;)

Bu arada Ufuk Hocanın TRT Okul için hazırladığı Yeni Medya programının YouTube’daki bütün videolarını seyretmiştim; kendisini bir de canlı dinlemek ayrı bir keyifti. Seyretmek isteyenler için Yeni Medya oynatma listesini şöyle paylaşayım:

  • Post-Truth, bu zamanın gerçeğidir ve doğruya giden bir yöntemdir.
  • İyi insanları sevmem çünkü kendi başına iyi olmak bir işe yaramaz. Bu bireysellik bizi öldürecek. Doğru hep birlikteyken çok güzel. Yalnızken kertenkeleye benziyor.
  • Yeni medya günahkardır iddiasındayım çünkü kutsallara müdahale edilmesinde yeni medya, yeni teknolojiler çok etkili.
  • Anonimliğe karşı değilim, aksine önemli bir mücadele biçimi olduğunu düşünüyorum. Anonimlik, önemli bir meseledir ve kaybedilmemesi gerekir. (Tweet var)
  • Bilgiye ulaşmak 20. yüzyıldaydı. Yeni medyada artık bilgiyi ekleyen, üreten olduk.
  • İnternetteki bilgiyi teyit sistemini kutsallaştırmayalım. Aksi halde teyiti sorgulamazsak nolacak; teyiti kim teyit edecek?
  • Doğru haberi bulalım diye özgürlükleri yasaklamayalım.

Şükrü Oktay Kılıç

  • Türkiye’de yalan haber çok kurumsallaşmış. Büyük haber sitelerine, ana akım medya kuruluşlarına bakıyoruz yanlış haberi düzeltme, yanlışlıktan dolayı özür dileme kültürü yok.

Yalçın Arı

Kendisini ilk kez Teknoloji Bağımlılığı Kongresinde dinlediğim Yalçın Arı’yı ikinci kez seyrettiğim bu konuşmasında en çok vurguladığı şey “güçlü ve doğru network”tü.

  • “İçerik kraldır” sözü artık eskidir; “bağlam kraldır.”
  • İyi bir network, iyi bir bağlam bir yalan haberi daha hızlı yayar ya da o haberin yalan olduğunu daha hızlı ortaya çıkarır.
  • Sürekli görüştüğünüz insanlarla yeni şeyler ortaya çıkaramazsınız. O, senin ne dediğini, sen onun ne düşündüğünü bildiğin için. yeni networkler lazım.
  • Post-Truth’un var olmasını sağlayan üç önemli etken:
    • Çünkü herkes yayıncı.
    • Medya networklerde yayılıyor.
    • Yayılan bu “atom” parçacıklarının yayılma hızı internetin hızında.
  • Post-Truth, aslında bir imkan meselesi. İletişim imkanı arttıkça gerçeğin yalanla mücadelesi de zorlaştı. (Tweet var)
  • Post-Truth, organizasyonel olarak yapılabilir bir şey değil çünkü internet viral bir ortam. Kısa süreliğine başarılı olabilir ama viral, doğal olmadığını için yürümez.

Soldan: Baybars Örsek (DogrulukPayi.com) – Doç. Dr. Eylem Yanardağoğlu – Mehmet Atakan Foça (Teyit.org)

Doç Dr. Eylem Yanardağoğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği panel bölümünde Baybars Örsek ve Mehmet Atakan Foça’nın konuşmalarından aldığım notların özeti şunlar:

Baybars Örsek

Gazeteci değiliz, böyle bir iddiamız yok ve bu şekilde konumlandırmıyoruz kendimizi. Kamuoyunu ilgilendiren kişilerin yine kamuoyunu ilgilendiren söylemlerinin doğruluk payıyla ilgileniyoruz. Yaptığımız iş aslında öyle çok da gözünüzde büyütülecek bir şey değil. Biz siyasetin, daha doğru olması için çabalıyoruz. Genç arkadaşlar, doğruluk payı, teyit gibi girişimler güzel değil deyip daha iyisini yapsın ki ekosistem gelişsin. Türkiye’de siyasetin veri temelli konuşulmasını arzu ediyoruz. Bu misyonu üstlendik. İlk günden beri “yalan” kelimesini asla kullanmadık. Doğruluk payı vardır veya doğruluk payı yoktur dedik. Biz gözlem yapıyoruz, hak savunuculuğu değil. Yarı ve tam zamanlı çalışan 6 kişilik bir editör ekibimiz var.

Mehmet Atakan Foça

4. kuvvet olan medyayı tekrar 4. kuvvet yapmak için elinden geleni yapan sosyal bir girişimiz. Bizim gibi organizasyonların en mutlu olacağı şey klonlanmaktır. Olay yeri inceleme’ye dönüşmemek için çok ince bir çizge durmaya çalışıyoruz. Bizi kim teyit edecek? Mevzu şu: Dijital medya okuryazarlığı. Başta takipçilerimiz bizi teyit etmeli. Bu sebeple teyit.org’u dijital medya okuryazarlığı projesi olarak görüyoruz. Bir konuyu ele almadan önce üç şarta bakıyoruz: Önemli mi, acil mi, viral mi? Bunlardan birine uyuyorsa o ihbarı ele alırız. Günde en az 30 ihbar geliyor, 4 kişilik bir ekibiz.

Yeni Medya Konferansına dair #yenimedya17 etiketiyle atılan tivitleri buradan inceleyebilirsiniz. Post-Truth kavramına dair kafanızda hâlâ soru işaretleri varsa Dilara Eldaş Baş ile Eylem Yanardağoğlu’nun aşağıda paylaştığım sohbetleri “Post-Truth nedir?” sorusunun cevabını daha iyi verebilir:

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter

Bir önceki Edebiyatın kahramanı, korkunç cinayetin kurbanı Sabahattin Ali başlıklı yazımda Atilla Özkırımlı, Filiz Ali ve kürk mantolu madonna hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

1 Yorum

  • Yanıtla mantar bariyer 27 Nisan 2017 at 09:59

    medya üzerine önemli tespitler… Teşekkürler

  • Bir yorum yazın