Monthly Archives

Ağustos 2016

e-günlük

Ağustos biterken benden birkaç havadis

ramazan_beduk

biristanbulhayali.com’un yazarı Ramazan Bedük’le ilk buluşmamızdan hatıra

Bir iş haftasını daha geride bıraktık. Haftaya iki önemli kişiyle tanışarak başlamıştım. Uzun süredir internet üzerinden tanışıklığımın olduğu fotoğrafçı Mürsel Yağcıoğlu ile blog yazarı Ramazan Bedük‘le (Kimdir?) Pazartesi günü ilk defa bir araya geldim. Mürsel, Karaköy’de Art-İstannbul Fotoğraf Kafe‘yi açtı; hem hayırlı olsuna hem de Mürsel’le yüz yüze tanışmaya gittim. Ramazan‘la da bloglarımız sayesinde bir iletişimimiz vardı ama artık onu gerçek hayata da taşıma vakti gelmişti. Ramazan’ı da oraya davet ederek fotoğraf ve blog dünyasından iki önemli isimle aynı gün tanışmış oldum. Devamını Okuyun

Tanıtım

Open English’i Tanıyalım

open_english

“Yok artık burada da mı bu adam?” diyebilirsiniz; şaka gibi ama internette girdiğim her sitede karşıma çıkan bu arkadaşı bu defa ben kendi blogumda misafir ediyorum. Mevzu ciddi; bu denli çok karşıma çıkıyordu madem derdi neymiş anlamak istedim. Devamını Okuyun

e-günlük

Türkiye’nin Ödüllü Fotoğrafçıları

odullu_fotografcilar_blog

fotoğrafevreni projesini, daha önce iki defa yayına almış ancak yoğunluğumdan dolayı devam ettirememiştim. İş yoğunluğum, artık eskisi gibi fotoğraf çekmeme bile engel olmuşken fotoğrafa olan tutkum hiçbir zaman değişmedi. Fotoğrafla bağımı koparmamak adına fotoğrafevreni projesini hep önemsedim ve aklımın bir köşesinde foto blog projesi olarak sürekli döndü durdu. Çareyi bu projeyi, Ağustos 2016 itibarıyla kişisel blogum e-vren günlüğü’nün içine dahil etmekte buldum. İnanıyorum ki e-vren günlüğü’nün enerjisi, hayalini kurduğum fotoğrafevreni projesinin yeşermesine büyük katkı sağlayacak. Devamını Okuyun

e-günlük

25. kattan bir Gökhan Tekin geçti

evrengunlugu_net

İtiraf etmeliyim ki bir süredir kitap okumuyor, Feedly üzerinden takip ettiğim blogların yeni yazılarını incelemiyor, bloga yeni bir yazı yazmayı da canım istemiyor. Oysa geride bıraktığımız haftalarda kayda geçecek epey önemli şeyler yaşadığımı söyleyebilirim. Şimdi bu satırları yazarken ‘neydi o önemli olaylar?’ diye durup düşününce ne yazık ki hiçbirini hatırlayamadım; her şey sıcağı sıcağına oluyor. Bendeki bu ruh halinde ülkenin son dönemde içinden geçtiği durum çok etkili. Gözümü Twitter’dan ve büyük haber sitelerinin son dakika gelişmelerinden alamıyorum. Bahsettiğim boş vermişlik daha çok kendimle ilgili; mesela işimle ilgili tempom ilginç bir şekilde zirve yapmış durumda. Ancak işim haricindeki bana ait zamanlarda üretkenliğimin en aza indiğini fazlasıyla fark ediyorum. Tuhaf bir ikilem. Devamını Okuyun