Monthly Archives

Haziran 2016

İnternet Günlükleri, VideoBlog

[Vlog] internet günlüğü 2016/25

KUTUPHANE AFIS

Bu hafta Furkan Güven Taştan‘ın son blog yazısındaki cümleden ilhamını alarak “internet asla unutmaz” temasıyla hazırlanan internet günlüğü, 20-26 Haziran 2016 tarihleri arasındaki paylaşımların öne çıkanlarından oluşuyor. Elde ettikleri ama vergilendirmedikleri yüksek kazançlarla bir süredir gözlerin üzerine çevrildiği Türk YouTuber‘lara Maliye Bakanlığı artık dur derken blog yazarlarının gündeminden ‘kopya içerik’ derdi yine eksik olmuyor. İnternetin geleceğine yön veren şirketlerdeki yeni gelişmelerden edebiyat dünyasının dijital notlarına kadar birçok önemli ayrıntı internet günlükleri serisinin en yenisinde. İyi yolculuklar: Devamını Okuyun

e-günlük, Sesli Yazılar

[Sesli] Yaşım 35 oldu, oldu da nasıl oldu?

evrengunlugunet_35

İçeriden dışarıya baktığımda öyle hissetmesem de bugün itibarıyla 35 yılı devirdim. Dilim ‘otuz’ kelimesine bile hâlâ alışamamışken içimdeki ruhun 25 ila 30 yaş arasında gezindiğini hissediyorum; hissetmiyorum aslında bire bir yaşıyorum. Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 Yaş şiirini ilk okuduğumda ya ortaokul ya da lise sıralarındaydım. O zamanlar 30’lu yaşlar bana çok uzak gelirdi. Çocukken sokakta oynarken bazen ’30 yaşına geldiğimizde acaba nerede olacağız?’ muhabbetleri yapar; türlü tahminler yürütürdük. Bugün yaşadığım hayata dair tahminlerim var mıydı hatırlamıyorum; zaten geleceğime dair hâlâ kesin bir öngörüm yok. Mesela 40’ında yine şu anki mesleğimi mi yapacağım; 50’sinde nerede olacağım, kestiremiyorum. 

Doğum günümle ilgili bloguma ne yazabilirim diye durup düşündüm ve Aydın’da başlayıp İstanbul’da devam eden 35 yıllık hayatımın seyrini değiştiren 35 önemli olayı hatırlamaya çalıştım. Bakalım kaç madde çıkarabilmişim: Devamını Okuyun

İnternet Günlükleri

internet günlüğü 2016/24

internet_gunlugu

Bir süredir ara verdiğim internet günlükleri serisini tekrar hazırlamaktan büyük keyif aldım. Öyle ki son dönem en sevdiğim kategori bu olmuştu. Yüzlerce kaynaktan binlerce içeriği incelerken buraya aktardığım / aktaramadığım birçok yeni gelişmeyi, heyecan verici yenilikleri okumak çok güzel. internet günlüğü 2016/24 serisinden itibaren bir önceki hafta yıl dönümü olan blogları da konu edinmeye başladım. Bu, rehavete kapılan blog yazarları üzerinde belki de tetikleyici bir etkiye sahip olabilir. 13 – 19 Haziran 2016 tarihlerini kapsayan internet günlüğü’nün yeni bölümünde iyi okumalar diliyorum: Devamını Okuyun

e-günlük

İstanbul Barosu Başkanı Kocasakal’ın Ziyaretindeydim

istanbul_barosu_umit_kocasakal

Aslında bu yazıya daha çarpıcı bir başlık atabilirdim: “Kocasakal, İstanbul Barosu Başkanlığına tekrar aday olacak mı?” Ne de olsa son dönem, hukuk haber sitelerinin gündemindeki konulardan biri bu: Halihazırdaki İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal‘ın baro başkanlığına yeniden aday olup olmayacağı. Bir edebiyatçı ve blog yazarı olarak benim kendisiyle görüşme amacımsa bambaşka bir konuydu lâkin yine de merak edilen yukarıdaki sorunun cevabına dair ip uçları verebilirim ;) Devamını Okuyun

e-günlük, Sesli Yazılar

[Sesli yazı] Sen de mi ‘Türk insanı’sın?

turk_insani

Canı istediği gibi yazan, Türkçeyi mahveden kişilere (‘laf’ anlatma değil) söz anlatma çabamı yavaş yavaş terk etmeye başladım. Karşımda ‘dil benim, yazı benim, blog benim, istediğim gibi yazarım’ zihniyetinde parıl parıl parıldayan arkadaşların çokluğunu görünce pes etmiş de olabilirim. En iyisi ben bildiğimden şaşmayayım, bildiğimi kendi blogumda uygulayayım dedim. Ama yine de Feyza Hepçilingirler‘in “Dilin Zamana Dokuduğu Türkçe Günlükleri” kitabındaki şu ifadelerini paylaşmadan edemeyeceğim: Devamını Okuyun

e-günlük, VideoBlog

[Vlog] Dijital Çeyizim ve Gökhan Kırdar Sürprizi

Yeğenim Zeynep’le Adnan Menderes Havalimanı hatırası

Ailemizi ilgilendiren beklenmedik bir gelişme olunca ani bir kararla Çarşamba akşamı Aydın‘a gittim. Ana ocağına içimizi burkan bir gelişmeden dolayı gitmiş de olsam bir arada keyifli üç gün geçirdik; ailecek iftar sofrasında buluştuk. Yeğenlerim Hüss ve Zeynep‘i kucakladım; ayak üstü de olsa Harun‘u gördüm. Çocukluğumun geçtiği yan balkonda yıllar sonra doya doya oturmanın tadını çıkardım; balkon deyip geçmedim, o balkona dair çocuk anılarımı gözümde canlandırdım. Hatta Alperen‘le balkonda uzun bir aradan sonra sohbet ettik. Şimdiki binalar henüz yapılmamıştı ve küçüklüğümüzde Alperen’le balkondaki divanın üzerine oturur İzmir-Denizli yolundan geçen arabaları sayardık; genelde en güzel arabalar ona denk gelirdi. Devamını Okuyun