Monthly Archives

Eylül 2015

e-günlük

Kitap nasıl yazılmaz, yazar nasıl olunmaz?

kitap yazar şair

“Neden sen de bir kitap yazmıyorsun?” sorusuyla zaman zaman karşılaşırım. En başta Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olmam, -kimilerine göre- kitap yazmam için en büyük avantajdır. (Oysa yazar ve şairlerin büyük çoğunluğunun edebiyat bölümlerinden mezun olmamış kişiler olduğu yönünde veriler var.) Dijital mecrada (blogu kastediyorum) uzun süredir yazıyor olmam da -kimilerince-  artık bir kitap yazmam için gayet yeterli bir sebep. Oysa ben edebi anlamda ortaya bir eser koyabilmenin TDE mezunu olmaktan veya gazete, dergi, blog köşelerinde yazmaktan çok daha fazlasına ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum. İşte bu sebeple ileride bir kitap yazmak yerine bir kitap yayımlayabilirim. Devamını Okuyun

e-günlük

fotoğraf’evreni macerası yeniden başladı

fotografevreni

e-vren günlüğü sonrası ikinci blog girişimimdi fotoğraf’evreni. Askerden döndükten sonra alevlenen fotoğraf tutkum ile blog yazarlığımın kesiştiği noktada ortaya çıktı fotoğraf blogu projesi. 27 Şubat 2012 tarihinde {buradan} duyurmuştum “Evren’in en muhteşem fotoğrafçıları” sloganıyla yola çıkan bi’ evren fotoğraf macerasının başladığını.

Devamını Okuyun

e-günlük

Bu dünyada kısmen yaşayanlardan mısınız?

bu dünyada kısmen mi varız

Üstün Dökmen, “Evrenle Uyumlaşma Sürecinde Varolmak, Gelişmek, Uzlaşmak” adlı kitabında bir diktatörün ülkesini üç f (futbol, fado ve fiesta) ile yönetmekle övündüğünü aktarıyor. Buna göre halkın bütün ilgisi bu üç f’ye yöneldiği için diktatör de ülkesini rahatça yönetebilmenin keyfini sürmektedir.

Dökmen’e göre bizler de iç dünyamızı algılamamızı, kendimizle tanışmamızı engelleyen bazı küçük f’ler ediniyoruz: Örneğin kimimiz futbolla yatıp kalkıyoruz kimimiz siyasetle, sosyal medyayla veya sehpa örtülerinin simetrik olmasıyla… Devamını Okuyun

e-günlük

Kaçın! ‘Demokrasi’ Geliyor!

Iraklı askerler Kuveyt'te bebek katliamı

Ülkemizde son zamanlarda yaşanan olaylar karşısında son derece üzüntü içerisindeyim; özellikle de şehitlerimiz ve onların aileleri için. Televizyon kanallarından internet sitelerine kadar terör olaylarıyla ilgili bütün haberleri detaylı bir şekilde okuyor, dinliyor, seyrediyoruz. Bir de ben blogumda yazmak istemiyorum. Sosyal ağlarda da rahatsızlıklarımı, hüznümü dile getirmek yerine şehitlerimizin ardından yapılması gerekeni kendimce yapıyorum; Rabbim mekanlarını cennet eylesin, ailelerine sabır versin. Devamını Okuyun

e-günlük

Bu dünyayla tek başına başa çıkmaya kalkmayın

algılama yönetimi, ali saydam

Ali Saydam… Henüz kendisini tanımıyordum.
Algılama Yönetimi… Böyle bir kitaptan haberim yoktu.

Ta ki işe yeni başladığım şirketin tasarımcısı Selim abi Ali Saydam’dan ve onun Algılama Yönetimi kitabından bahsedene kadar. Kitapla ilgili övgü dolu sözler duyunca internetten biraz daha araştırma yapıp kitabı sipariş ettim. Yaklaşık 2,5 ay önce okuyup bitirdiğim Algılama Yönetimi’nden öylesine etkilendim ki hemen ardından Ali Saydam’ın yayımlanmış diğer 3 kitabını da aldım. Vazgeçmek Özgürlüktür ile Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir? kitaplarını okudum; onlarla ilgili notlarımı da ilerleyen günlerde blogumda paylaşacağım. İktidar Yalnızlıktır kitabıysa okunmak için sırada bekliyor. Devamını Okuyun

e-günlük

Hangi Blogları Takip Ediyorsunuz?

blog

Türkiye’nin hâlâ güncellenen en eski bloglarıyla ilgili listenin üzerinde çalışmaya devam ediyorum. Söz konusu liste, Türk blog dünyasına yön veren bloglardan oluşuyor. Binlerce blog var ve hepsinden haberdar olmam mümkün değil. Bu noktada sizin de yardımınıza ihtiyacım var. Devamını Okuyun

e-günlük

Sürekli dikiz aynasına bakarak ileriye doğru yol alınmaz

olmak istediğim insan

Sıklıkla düştüğüm hatalardan biridir; geçmişe takılı kalmak. Çabuk sinirlenebilen bir yapım olmasına rağmen kinci biri değilimdir ancak geçmişte canımı acıtan, beni kızdıran kişilere karşı aramda ördüğüm duvarları kolay kolay yıkamıyorum. İyi olan, bu yönümün farkında olmam. Daha da iyi olansa bu tavrımın yanlışlığının ve derhal değiştirilmesi gerektiğinin bilincinde olmam. Her şeyi tam anlamıyla unutup geçmişe sünger çekebilme özelliğini henüz kazanamasam da bunun için çaba sarf ediyorum. Özellikle de Clayton Christensen‘ın Olmak İstediğim İnsan adlı kitabının 19. sayfasındaki şu cümleleri okuyunca o çabam daha da arttı:

Devamını Okuyun