e-vren günlüğü

Emine Ninemizi Kaybettik

Emine Ninem…

Duydum ki kuş gibi hafiflemişsin. 103 yıllık hayatını sonlandırıp rahatlamışsın. Son kez o pamuk ellerinden öpemeden hep çok istediğin ölümün kucağına kendini teslim etmişsin. 

Son nefesini vereli 17 gün olmuş. Torunun dayıma, dayım anneme söylemiş; annem de bugün telefonda verdi haberini. Gurbette ölüm haberi almanın ağırlığını bir kenara bırakıp kavuştuğun hafiflik için önce oturup Allah’a şükrettim. Çünkü son zamanlarda seni her ziyaretimde artık ölmek istediğini söylüyordun, senin için dipsiz bir kuyuya dönüşen o dört duvarın arasındaki tutsak hayatından kurtulmayı diliyordun.

Yıllarca yaşadığın sıkıntıları, göğüs gerdiğin zorlukları, gördüğün vefasızlıkları, bana anlattığın dertlerini buraya yazsam bitmez. Kocana, genç yaşta yitirdiğin ve acısına bir türlü alışamadığın evlatlarına kavuştuğun için diz çöküp şükrettim Rabbim’e ama yine de tutamadım gözyaşlarımı.

Sende benim bebekliğim vardı, Evren’in bir daha hiçbir zaman olamayacağı kadar masum dünyası senin anılarında saklıydı. Her görüştüğümüzde bebekliğimi en baştan anlatırdın. Şimdi hepsi seninle birlikte gitti Emine Ninem. Sıkıntılarını, acılarını sonlandırırken çocukluğumu da beraberinde alıp götürdün. 

Son ziyaretimde ilk defa beni tanımamıştın, ilk defa bana beni anlatmamıştın. Öylece sessiz sedasız masum bir bebek gibi oturdun durdun. Ellerini avuçlarımın arasına aldım sımsıkı, yanaklarından öptüm…. öptüm. O karanlık kuyudan, o artık kurtulmak istediğin odadan çıkarken son kez dönüp baktım sana. Artık manen var olmadığın o odada boynun bükük öylece kalakaldın.

Önce Hatice teyzemizi kaybettik, geçen ay Huriye teyzemizi, şimdi de seni… Her zaman üçünüz iftar soframızda bir araya gelirdiniz. En büyük keyfim gelip seni evinden almak olurdu. Koluma sımsıkı girer yavaş adımlarla kısacık yolu koca bir ömür gibi kat ederdik. Şimdi hızla akıp gittiğinden şikayet ettiğimiz zaman işte asıl o zaman yavaşlardı. 

Emine Ninem… Benim canım Emine Ninem. Bayramlarda öpecek ellerimiz gitgide azalıyor; bize bizi hatırlatacaklar bir bir gidiyor. Gittiğin yerdekilere selam söyle. Onlara benden yine Haziran üzümüm diye bahsetmeye devam et. Bu bayram Tellidede mezarlığında gelip seni bulacağım ama artık Pazartesi’den Perşembe’ye arada sen de beni ziyaret et. 

Rabbim’den senin için rahmet diliyorum. Son yıllarını geçirdiğin o karanlık odaya inat kabrin, cennet bahçesinden bir köşe olsun. Manevi torunun, haziran üzümün Evren.

Emine Nine’nin Aziz Hatırasına

İftar Olur Biz Emine Nine’ye Gideriz!

2008 Ramazan Bayramı

Öğreneceğimiz Daha Çok Şey Var Büyüklerden

İftarı Ayağınıza Getirsek?

Evren’i Sosyal Ağlarda Takip E+

Bir önceki Geçmişteki öfke, geçmişte halledilmeli başlıklı yazımda iletişim çatışmaları ve empati, kitap ve ramazan 2015 hakkında bilgiler bulabilirsiniz.