e-günlük

İstanbul’da Asker Olmak

Trump Towers - Mecidiyeköy

Trump Towers – Mecidiyeköy

Fatih, kısa dönem askerliğinin usta birliği için İstanbul’a geleli aylar oldu ama aynı şehrin içinde görüşememe durumu sadece İstanbul’a has olduğu için tezkeresini almasına iki hafta kala Fatih’le bir araya gelebildik.

Daha dün gibi, Edirne Trakya Üniversitesi’ni kazandığında otogardan Fatih’i üniversiteye uğurlamıştık. Zamanın gerçekten hiçbir kıymeti kalmadı; ışık hızında bir derenin içinde sürükleniyoruz.

İki erkeğin bir araya geldiğinde en çok konuştuğu iki konu ya futboldur ya askerlik anıları. Fatih’le geçirdiğimiz birkaç saat onun askerlik günlerinin nasıl geçtiğini dinlemekle, arada benim de kendi askerlik anılarımdan benzer örnekleri eklememle geçti ;) Çarşı izinlerinden geri dönüşlerin ne kadar zor olduğunu bildiğim için Fatih’i görev yaptığı yere kadar bıraktım.

İstanbul’da çocuk olmayı ister miydim emin değilim ancak bu şehri daha iyi gezip öğrenebilmek için burada üniversite öğrencisi olmayı isterdim. İş temposu içinde İstanbul’u yaşamaya pek fırsat kalmıyor. Asker olarak İstanbul’a gelmeyi ise hiç istemezdim. Kısıtlı süreli çarşı izinlerini İstanbul trafiğinde heba etmek sanırım hoşuma gitmezdi. Kastettiğim sadece araç trafiği değil; insan trafiği bile yolda yürümenizi, toplu taşıma araçlarına binmenizi zorlaştırıyor. Hal böyle olunca İstanbul’un hengamesinden dolayı kışladan dışarı çıkmak gözümde büyüyebilirdi.

Sonrasında subay arkadaşım Orhan’ın yanına Selimiye Kışlası’na gittim. Geçen haftalarda Türkiye genelinde yaşanan ve ‘Kara Salı’ olarak tarihe geçen o gün, Selimiye Kışlası’nda yangın çıktığına dair sosyal medyada birçok paylaşım olmuştu. Söz konusu paylaşımlar gerçeği yansıtmıyordu ama birkaç tweet için kışlaya 10 adet itfaiyenin geldiğini öğrendim. Ortada yangın yoktu ama sosyal medyada çıkartılan sanal yangın yüzünden itfaiye ekipleri, yine de bir süre Selimiye Kışlası’nda beklemeyi tercih etmişler.

Bu arada çokça karıştırılan iki sözcüğe de değinmek gerek: Tezkere mi Teskere mi?

Tezkere, Arapça ‘tefkire’ sözcüğünden dilimize geçmiş ‘resmî kağıt ve belge’ye karşılık gelen bir isim. Askerlik görevinin bittiğini gösteren belgeye tezkere deniliyor.

Teskere ise Farsça ‘deskere’ sözcüğünden geliyor ve hem ‘sedye’ hem de ‘Yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç’ anlamlarına geliyor.

Evren’i Sosyal Ağlarda Takip E+

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın