e-günlük

Kafka’nın Kadınları ve Mektuplarının Sırrı

Janset Karavin, Derya Alabora, Nur Yazgan

Janset Karavin, Derya Alabora, Nur Yazgan

2015 Uluslararası Kafka Konferansı‘nın 8 Mart’a denk gelen ilk günü onun hayatına giren kadınları anlattı Derya Alabora ve Nur Yazgan.

Yazgan’a göre Kafka, hayatındaki kadınlara yazdığı bütün mektuplarında kendisinin kahraman olduğu bir mekan yaratmıştı. Yaza yaza aşık olmuş hatta kadınları kendisine zorla aşık etmişti. Kafka için “aşk’a aşık olma ve yazıya aşık olma” her şeyin ötesindeydi. 

Alabora ise Kafka’nın hayatına giren dört önemli kadınla yaşadığı aşkın annesiyle arasındaki duygusal mesafeden kaynaklandığı yorumunda bulunuyor. Kadınlar konusunda her zaman ikilemde kalan, onlarla ilişkileri hep çelişkilerle dolu olan Kafka, kendisini asla bir aile reisi olarak da görememiştir:

Kafka’nın hayatında son derece otoriter ve cüsseli bir baba figürü hakimdir. Kafka ise oldukça cılızdır. Yemek yemekten, özellikle de et yemekten hoşlanmaz. Hatta fazla yemek yiyenlerin kendisinin midesini bulandırdığını söyler. Kafka’da anne, babaya figürüne göre daha şefkatli ve elini uzatan bir figürdür. Ancak Kafka’nın annesiyle ilişkisi her zaman mesafeli olmuştur. Aynı zamanda Kafka kadınlar konusunda hep ikilemde kalmıştır; onun kadınlarla ilişkisi hep çelişkilidir. Aşk, tutku, romantizm Kafka için en vazgeçilmez şeylerden biridir. Bu sebeple her seferinde yeniden aşık olur ama her aşık olduğunda kendisini kapana kısılmış hissederek kaçma duygusuna kapılır.

Derya Alabora, Kafka’nın dünyaya bakışını ve diğer insanları nasıl gördüğünü şu cümlelerle özetliyor:

Kafka, dünyayı dev bir labirent olarak görür. İnsanlar da bu labirentin içinde debelenmekte ve bir çıkış yolu bulamamaktadır. Otorite, iktidar, kurumlar arasında Kafka kendisini küçücük, ufacık hisseder. Etrafında sanki devler vardır ve devler kendisine saldırıyor zannetmektedir. 

Alabora, Kafka’nın aşk yaşadığı dört kadının hiçbiriyle evlenmemiş olmasını ise “Onun için bir kadınla karşılaşmak evlilik demek; evlilik ise bir cendere, içinden çıkılması çok zor bir durum demek” sözleriyle yoruluyor. Kafka için bir aile kurmak adeta bir kapandır ve kendisini asla bir aile reisi olarak görmemektedir. Çünkü babası güçlü, kuvvetli, otoriter ve para kazanan bir adamdır. Ama Kafka, ‘Ben böyle biri değilim ki küçücük bir insanım. Nasıl aile reisi olurum?’ diyebilecek kadar kendisini aile reisliğine yakıştıramamaktadır. Öyle ki hayatına giren bütün kadınlara kendisini kötüler, ‘kendinizi benden kurtarın’ der.

(2015 Uluslararası Kafka Konferansı’na dair paylaşımlarım devam edecek.)

Evren’i Sosyal Ağlarda Takip E+

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın