e-günlük, Röportaj / Söyleşi

Muhtar Olursam İlk Savaşım Uyuşturucuyla!

Muhtar adayı Tarık Arta ile söyleşi sonrası

Muhtar adayı Tarık Arta ile söyleşi sonrası

Esenyurt Belediye Meclisi, Aralık 2014’te gerçekleştirdiği ikinci oturumda 20 mahalleden oluşan ilçenin bazı büyük mahallelerinden 23 yeni mahalle daha kurulmasına karar verdi. Esenyurt, 43 mahalleli bir ilçeye dönüşürken aynı toplantıda yeni mahallelerin ilk muhtarlarının 8 Mart 2015’te yapılacak seçimle belirlenmesi kararı da alındı.

Yeni kurulan bu 23 mahalleden Akevler’de yaşıyorum ve birçok mahalle sakininin haberdar olmadığı söz konusu sürecin, değişen mahalle isminin ve yeni bir muhtarın seçilecek olmasının son derece önemli gelişmeler olduğunu düşünüyorum. Muhtarlık seçiminin vatandaşlık bilinciyle en çok sahip çıkılması gereken demokratik eylemlerden biri olduğuna inanırken Akevler mahallesinin genelindeki ilgisizlik (kimilerine göre de umursamazlık) mahalle kültürünün / komşuluk ilişkilerinin yüksek sitelerin gölgesinde yok olmaya başladığının da bir göstergesiydi.

Nefes alıp verdiğim mahalleye ama aslında en çok da ruhumdaki sosyal sorumluluk duygusuna karşı görevimi yerine getirmenin en iyi yolunun çoğumuzun tanıma şansının olmayacağı 5 muhtar adayıyla birer söyleşi gerçekleştirmek olduğuna karar verdim. Teklifimi geri çevirmeyen Akevler mahallesinin 5 muhtar adayı Esenyurt’un yeni kurulan diğer 22 mahallesinde gerçekleştirilmeyen bir çalışmaya imza atılmasını da sağladı. Bu söyleşiler blogumda, sosyal medya hesaplarımda, Hürriyet Yazarkafe’de ve internetin birçok ağında binlerce insana ulaşırken Türkiye’de ilk defa bir muhtarlık seçiminde muhtar adaylarının tamamıyla böylesi bir proje gerçekleştirilmiş oldu.

5 muhtar adayıyla gerçekleştirilen söyleşiler için toplamda 15 saate yakın görüşmeler yapıldı. Muhtar adaylarının yirmiye yakın soruya verdikleri cevaplarından 300 dakikayı aşan ses kaydı oluştu.  

Bu sıra dışı çalışma aynı zamanda bir amaca da hizmet etsin, sosyal sorumluluk adına bir farkındalık yaratsın diye de söyleşi gerçekleştirilen her bir muhtar adayı için LÖSEV‘in Bir Tuğla da Sen Koyar mısın? projesine bağışta bulunuldu.

Ben her muhtar adayının yaşadığımız mahalleye hizmet etme isteğiyle seçime dahil olduklarına inanmak istiyorum. Her biri beni büyük bir içtenlikle ve güler yüzle karşıladı; gösterdikleri nezaketten ve bana böyle bir çalışmayı gerçekleştirme imkanını verdikleri için kendilerine bir kere daha teşekkür ediyorum.

En taze teşekkürüm de muhtar adayları arasına en son katılan isim Tarık Arta‘ya. Beni iş yerinde misafir eden ve “İnsanları hiçbir zaman yabancı görmem; herkese ilk yaklaşımım samimiyettir.” diyen Arda, aynı samimiyetle hem beni ağırladı hem de sorularımı cevapladı.

Esenyurt Akevler Mahallesi’nin tarihine önemli bir not olarak düşülecek ilk muhtarlık seçimine dair söyleşiler dizisini adaylardan Tarık Arta söyleşisi ile sonlandırırken bütün adaylara başarılar diliyor ve Akevler için en hayırlı adayın seçilmesini diliyorum.

Tarık Arta

Tarık Arta

1977 Adıyaman doğumlu olan Tarık Arta, 25 senedir İstanbul’da son 15 yıldır da Esenyurt ilçesinde yaşıyor.

Kadının Değerini Bilen Bir Adamım

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Şu an yaşadığım sitede 4 senedir oturuyorum; 2 senedir de Şehitler Parkı içindeki Havuzlu Bahçe’yi işletiyorum. Ticaretin içerisinde devam ediyoruz. Evliyim, ikinci evliliğim; ilk eşimi lösemiden kaybettim. İlk evliliğimden 10 yaşında bir kızım var. İkinci evliliğimden de 1,5 yaşında bir oğlum var. Bir de kızım olacak inşallah. Çocukları seviyorum. Eşimi kaybettikten sonra kadının değerini anlayan bir adamım. Şimdi eşim beni öldürsün sesimi çıkarmam.

Niçin Akevler mahallesinin muhtarlık seçimi için adaylığınızı ilan ettiniz?

Çok aktifiz. Uyuşturucuyla çok mücadele ettik. Azalarımdan Selçuk’la bundan 4 ay önce kendimize ne yapabiliriz diye sorduk ve Talatpaşa Gençlik adıyla bir spor kulübü kuralım dedik. Uyuşturucu kullanan da terör saflarında olan da Ülkücü olan da sürekli spor yapan da hepsini bir araya getirelim istedik. Böylece belki de birinden biri değiştirecek hepsi spor yapan düzgün çocuklar olacaktı. Bu fikrimizi Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Yakup Bey de destekledi. Ama mahalleler, muhtarlıklar bölünüyor olunca ‘duralım; bir bölünsün ona göre hareket ederiz.’ dedik. Böyle aktivitelerin içinde olmamız, uyuşturucuyla mücadele etmemiz, çocukları kazanma çabalarımız karşısında ağabeylerimiz muhtarlık seçiminde aday olmamızı tavsiye etti. ‘Hadi bu kadar insan istiyor çıkalım.’ dedik.

Muhtar adayları arasında biz en son sizin afişlerinizi gördük. Adaylığını en son ilan etmiş olmanızın sizin açınızdan dezavantaja yol açacağını düşünüyor musunuz?

Hayır düşünmüyorum. Aslında ben 3. adayım, herkes biliyordu adaylığımı ama sadece ortada afişler yoktu. Daha Ali Bey de Sevgi hanım da ortada yoktu. Önce söylentiydi ama herkes benim muhtar adayı olduğumu biliyordu. Bizim karar vermemiz toplam 10 gün olmadı. İnsanlar tarafından tanınıyoruz, biliniyoruz ama şimdi bizi bilmeyenlere kendimizi tanıtmaya çalışıyoruz. Zaten sitelerde aktif bir durumdayım, oradakiler beni tanıyor.

Muhtarlıkta Ne Hırslıyım Ne de İddialı

Muhtar olma konusunda hırslı mısınız?

Hırsımız hiç yok. İlle olacağız illa olacağız demiş olsak zaten afişlerle her tarafı doldururuz her yerlere el ilanları dağıtırız. Muhtar olursak da hizmet ediyoruz, olmazsak da hizmet ediyoruz zaten. Hizmet etmek zorundayız. Çünkü bu memleket, burası bizim. Kısmet. İddialı mıyım emin ol değilim, hırslı mıyım hırslı da değilim. Çünkü hırs gözünün önünü kapatıyor. Bu durumda görmesi gereken şeyleri göremiyor. O yüzden hırsı hiç sevmem. Babam hep derdi hırs yapma sebat et. Sen sebat ettiğin sürece her şey yoluna girer.

Bu sözlerinizden muhtarlık seçimini kazanacağınıza kesin gözüyle bakmadığınızı anlayabilir miyiz?

Aslında o da bir hırs olur, ‘kesin kazanacağım şöyle de böyle de…’ İnanç anlamında sorarsan kazanacağım, inançlıyım. Çevremizdeki insanların tepkilerine bakarsak evet kazanacağım.

Görüştüğünüz kişilerden aldığınız iyi tepkiler sizde kazanacağınıza dair bir beklenti oluşturmuş demek ki?

İlginç tarafı o beklenti bugün oluştu. Çünkü öyle güzel tepkiler alıyorsun ki. Bir de insanlar mücadelemi görüyor.

O zaman diğer muhtar adaylarını da kendinize rakip olarak görmüyorsunuz, doğru mu?

Muhtar adaylarını rakip olarak görmüyorum. Rakip diye bir şey yok zaten. Ben muhtar adaylarının hepsiyle görüşüyorum; Sevgi abla hariç. Sevgi ablayla hiç görüşemedim.

Kendisini çok sinirli ve asabi ama bir o kadar da çok güler yüzlü biri olarak tanımlıyor. İnsanları kazanmayı sevdiğini dile getiriyor.

Akevler’in Asıl Sorunu Uyuşturucu!

Bir muhtar adayı olarak Akevler mahallesinin en önemli sorunları olarak neleri görüyorsunuz?

Herkes ‘öncelikli sorun okul’ diyor; hayır! Öncelikli sorun uyuşturucu! Şu an 11-12 yaşındakiler uyuşturucu kullanıyor. İkinci bir okul er geç yapılır, zaten okul yeri var ama ya uyuşturucudan kaybettiklerimiz? Şu an uyuşturucu batağının içerisinde olan sayısız çocuk gösterebilirim; yazık. Önce uyuşturucu sorunu!

İkinci sorun okul. Okul olayında da gidip Milli Eğitim’in kapısını sürekli aşındıracaksın. Olmadı belediye başkanına gideceksin; o da mı olmadı? Ensesi kalın kodaman bir adam bulacağız. ‘Vergiden düşüyor zaten, senin de adını verelim, gel şuraya bir okul yap.’ diyeceğiz. Üç şansın var başka yok. Kendi cebimden öyle bir bütçem yok zaten . Yapamam. Üçüncü sorun ulaşım. Sitelerden servisler vardı kaldırıldı.

Yaptığım Ne Derebeylik Ne Efelik!

Hemen hemen benzer sorunlara dikkat çeken 5 muhtar adayının içinde seçmen niçin size oy vermeli?

Çünkü muhtar olsam da olmasam da aynı çabayı sarf ettiğim için. Kişiliğini makamdan alanlar, makam gidince kişiliksiz kalır. Ben zaten makam olmadan kişilik sahibiyim. Ondan dolayı bir makam sahibi olma sevdam yok.

Elbette öyle ama sizi sadece afişlerde gören ama kişiliğiniz hakkında fikir sahibi olmayan seçmeler de var?

Şöyle söyleyeyim: Kimse gözünü karartıp da gidip orada uyuşturucu içenlerle mücadele edemez. Zaten çaba sarf ediyorum; mücadele ediyorum; bundan emin olun. Şu an uyuşturucuyla alakalı yaptığım şey ne derebeylik ne efelik. Sadece yaşadıklarımla, gördüklerimle alakalı hareket ediyorum; bir evlat daha ölmesin. Bunları görenlerin oy vereceğine zaten inanıyorum. O görenler de diğerlerinin tercihini etkileyecektir. Bu şekilde kazanacağımı düşünüyorum. Sonuçta mücadelemiz şehir efsanesi değil. Akevler Gençlik adıyla mahalleye özgü bir futbol takımı kuralım, çocukları uyuşturucudan kurtaralım. Muhtar olayım olmayayım hiç önemli değil, ben bunu zaten yapacağım. Kapının önünü süpüren adamım, süpüreceğim de.

Her muhtar adayının kendisini diğer adaylara göre ön plana çıkaran özellikleri var. Bu seçimde sizi ön plana çıkaracak olan ne olabilir?

Ben de esnafım ve emin ol kadınlara saygıyı diğer iki kadın adaydan daha çok gösteririm. Çünkü ben gözümden sakındığım eşimi kaybetmiş bir insanım. Eşim vefat ettiğinde 25 yaşındaydı. O yüzden kadına saygının ne olduğunu biliyorum. Ben insanları hiçbir zaman yabancı görmem. Herkesle ilk yaklaşımım samimiyettir.

Peki, seçimin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk geliyor olmasının kadın adaylar tarafından kullanıldığını düşünüyor musunuz?

Bu durum kullanılıyor ama beni hiç rahatsız etmiyor. Çünkü her 8 Mart benim babamın ölüm yıl dönümü. Bana çok acı veriyor. Ama kadınlar bunu kullanıyorlar; saygı da duyuyorum. Çünkü bir yerden seçmeni etkilemek zorunda. Bir noktanın insanların kafasına kazınması gerekiyor. Kadın adayların da nokta atışlar yapması gerekiyor. Bu gayet normal, rahatsız değilim.

Seçim ve Kadınlar Günü çakışmasının kadın adaylara avantaj sağlamayacağını düşünüyorsunuz, öyle mi?

Hayır zannetmiyorum çünkü kadınlar 8 Mart’ın sadece bir gün olarak geçtiğini biliyorlar. Sadece kadın oldukları için adayların fazladan oy alacaklarını zannetmiyorum. Çünkü buradaki insanlar da gerçekten samimiyete, duruşa, şekle bakıyorlar. Gerçekten ben muhtar olduktan sonra ne yapacağım? Muhtarlıktan öncesine bakıyorlar.

Muhtarlık anlayışını “Ne olursa olsun taşın altına elini koyacaksın. Bende geri vites yok arabama niye koymuşlar onu anlamıyorum ama bende yok. Bir şeye başladıysan devamını getirmek zorundasın. Ürkersen senden daha aslanları var.” sözleriyle özetliyor.

Siteleri Mahalleyle Kaynaştırmak Mümkün Değil

Bir muhtarın site sakinleriyle mahalle sakinlerini kaynaştırabileceğine inanıyor musunuz?

Burası bir mahalle ama ‘insanları kaynaştırabilirim’ diyen yalan söyler. Bugün Solarkent’teki biriyle Gümüşkent’teki birine ‘hadi gelin kaynaşma toplantısı yapacağım.’ desen gelmezler. Biz insanımızı tanıyoruz. Bugün oturduğu sitenin içindeki kafenin dışına çıkmıyor ki insanlar, çünkü her şey orada. İnsanların dışarıya ihtiyaç duyacağı bir şey yok. ‘Bir hava alalım, Carrefour’dan alışveriş yapalım’ diyorlar; en büyük lüksleri o. Üç sitenin de seçime ne kadar katılacakları meçhul. Belki züğürt ağa olacağız; 1 tane oy çıkacak herkes diyecek ben verdim, iyi de ben kime verdim acaba? Emin ol bu olacak; belki beş aday da bunu yaşayacağız. Gerçekçi olmak lazım; sitelerle mahalleyi kaynaştırırım demek bana göre hikaye.

Konu bu kaynaşmama – ayrışma olunca bütün muhtar adaylarının beklentisi muhtarlık seçimine katılımın az olacağı yönünde. Siz de aynı beklentide misiniz?

Aslında mahalleli muhtarlık seçimini önemseniyor da internet başında oy kullanılsa emin ol herkes 5 oy kullanmaya çalışırdı. Ama ‘yerimden kalkıp da rahatımı bozamam, aman n’olacak’ modundayız. Rahat davrandığımız için de seçim günü insanların rahatını bozacağını pek sanmıyorum. O yüzden katılımı çok iyi beklemiyorum. Toplamda 5.600 seçmenin oy kullanacağı söyleniyor ama üç bin oy kullanılsa çok iyi bir rakam. Ama beklentim katılımın az olacağı yönünde. Sadece muhtar adaylarının fanatikleri varsa onlar gelip oy kullanacak. Bizim halkımız muhtarın gücünün hâlâ farkında değil. Gelir kaynağı olarak görüyorlar muhtarlığı ama öyle değil.

Ben ve Azalarım Voltranı Oluşturduk!

Muhtar adaylarıyla birlikte merak edilen diğer bir konu da azalar. Siz azalarınızı neye göre seçtiniz?

Aktifliğine, ortak hareket edebilirliğine göre belirledim. Yaptığım bir işin benim arkamdan devamını kim nasıl getirebilir; buna baktım. Biz tamamen voltranı oluşturduk. Her azamın bir gücü var. Ev hanımını; bu mahalle dışında iş yapanı özellikle seçmedim. Biz bir aradayız. Azalarımdan Selçuk, bu mahallenin yerlisi, bütün akrabaları burada. Regnum’dan Didem Hanım, herkesi tanıyor. Gümüşken’ten İsmail Bey, oraya hakim. Solarkent’ten Semih abi var, oraya hakim. Yine Sibel Hanım var. Böyle güzel bir ekibiz. Genç bir kadro, her şey düzgün, yerinde. Potansiyel iyi.

Tarık Arta’yla gerçekleştirilen bu söyleşi sonrası sosyal sorumluluğa dikkat çekmek adına Lösemili Çocuklar Vakfı‘nın (LÖSEV) Bir Tuğla da Sen Koyar mısın? projesine Evren Soyuçok / e-vren günlüğü tarafından bağışta bulunulmuştur. 

lösev_birtugladasenkoy

Bu söyleşinin muhtar adayını tanımanızda size yeterli gelmediğini düşünüyorsanız Tarık Arta’nın Facebook Profili‘ni de inceleyebilirsiniz.

Bütün muhtar adaylarına ait söyleşileri de {şuradan} okuyabilirsiniz.

Evren’i Sosyal Ağlarda Takip E+

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın