e-günlük, Röportaj / Söyleşi

En Güçlü Muhtar Adayı Benim!

Processed with VSCOcam with f2 preset

Muhtar adayı Süheyla Karademir ve eşi Oktay Bey’le

{Güncelleme: 8 Mart 2015 Pazar günü gerçekleştirilen muhtarlık seçiminde Süheyla Karademir, en yüksek oyu alarak Akevler Mahallesinin ilk muhtarı oldu. Muhtar adaylarının katılımın az olacağına dair beklentileri doğru çıktı ve 5.600 kayıtlı seçmenden sadece 1.180’i sandık başına gelerek oy kullandı.}

Haftaya bugün Esenyurt Akevler Mahallesi muhtarlık seçimi için sandık başına gideceğiz. Seçim öncesi adayları daha yakından tanımak için görüştüğüm ikinci isim Süheyla Karademir oldu.

Kendisiyle görüşme teklifimi başta kabul etmek istemediğini, söyleşi sonrası ‘ama iyi ki kabul etmişim’ itirafıyla dile getiren Karademir genç bir kadın aday olmasının yanında hırslı kişiliğiyle de muhtarlık yarışında ön plana çıkıyor.

Sizleri Süheyla Hanım’ın açıklamalarından öne çıkan notlarla baş başa bırakmadan önce kendisini şu cümlelerle özetleyebilirim: Konuşmayı ve kendisini anlatmayı seven heyecanlı bir insan. Öyle ki daha ilk sorumda 10 sorumu birden cevaplayacak kadar uzun konuştu =)

Öncelikle e-vren dünyası’nda yer almayı kabul ettiği; güler yüzü, samimiyeti ve sorularıma detaylı cevaplar verdiği için Akevler mahallesi muhtar adayı Süheyla Karademir’e teşekkür ediyorum.

Süheyla Karademir

Süheyla Karademir

“En Güçlü Muhtar Adayı Benim!”

Kendinizi nasıl biri olarak tanımlıyorsunuz?

Ben evde oturabilecek yapıda bir insan değilim. Evde oturamam, bir şeyler yapmam gerekiyor. Evde oturduğumda hayat akmıyor, boşuna geçiyor gibi geliyor. Benim her zaman insanların içinde olmam, hep bir şeyler yapmam lazım. Bunun maddi karşılığı olsun olmasın, bu beni mutlu ediyor. Hayata daha iyi bakıyorum. Evde oturduğumda köreldiğimi düşünüyorum. Kurslarla, toplantılarla, arkadaşlarla ben sürekli kendini geliştiren biriyim. Sürekli insanların içerisindeyim. Zaten insanlara elimden geldiğince el uzatmaya çalışıyorum. Ama bunu statü alarak yapmak daha başka olur. Yetkim olursa insanlara daha fazla yardımda bulunabilirim.

Muhtarlık makamına bakış açınızı öğrenebilir miyim?

Topluma dokunabilen en aşağıda bir makam ama en önemli makam muhtarlık. Senin derdini yüksek makamlara da iletebilecek en yakın kişidir muhtar. Muhtarlık görevini bir anlamda ‘sosyal sorumluluk’ olarak görüyorum. Bu bir koltuk kavgası değil, orada oturmaya gelmiyorsunuz sonuçta. ‘Ben muhtar olayım orada oturayım’ı amaçlamıyorum.

Kimseyi yalan söylemlerle kandıramazsınız. Muhtarlığın belirli sınırları vardır, Kaymakamlık’a bağlıdır. Buradaki sorunlarla ilgili köprü görevi görüp takipçisi olacağız. Gidip sürekli araştırmak, dilekçe vermekle olmaz; takip etmek de gerekir. Ben bunları görev olarak değil de gerçekten isteyerek yapacağım. Ben ileriye güvenle yürümek istiyorum. İdeallerim düşüncelerim var, sağlam basarak gitmek istiyorum.

“Bu Seçim Bütün Seçimlerden Daha Zor”

Muhtarlık seçimi bütün seçimlerden zor bir seçim. Çünkü belediye başkanı, başbakan vaatler verebiliyor ve yaptırım gücü var yerine getirebiliyor. Ama muhtarlık bu konuda zor bir şey. Muhtarın yetkileri belli bir yere kadar sınırlandırılmış. Ben yetkilerim elverdiğince yapacağım. Ben her zaman düsürt oldum. Ben okul yapacağım! Kimi kandırıyorsun? Öyle bir şey söz konusu değil. Ben yetkilerim el verdiğince nereye gidilmesi gerekiyor ne yapılması gerekiyor bunun takipçisi olacağım.

“Bu İşin Mutfağında Olmak İstiyorum”

Niçin Muhtarlık Seçiminde Size Oy Verelim?

İnsanlarla bire bir olmayı, konuşmayı, onların sorunlarıyla ilgilenmeyi seviyorum. Kendime öz güvenim tam; çözüm üretebileceğime, bu işi hakkıyla yapabileceğime inanıyorum. Akevler, çok nezih bir mahalle oldu. Buradaki insanlara hitap edebileceğimi, muhtarlık görevini layıkıyla ve severek yapacağımı düşünüyorum. Vaatlerimden biri de şu: Her gün bir esnafımızda yemek yiyeceğim. İnsan bu anlamda da faydalı olmalı. Bu bir moraldir, motivedir. Beni tanıyan insanların gidip başkasına oy vereceğine kesinlikle ihtimal vermiyorum. Ulaşabildiğim kadar insana ulaşmaya çalışıyorum. Gelen benim için gelecek, başka bir şey için gelmeyecek. İnsanların bana güvenebileceğine inanıyorum. Samimi olmadığınız birçok insanın bile sizi sevdiğini fark ediyorsunuz; ben sahada bunu gördüm. Bu iş olur ya da olmaz kısmet ama ben elimdem geleni fazlasıyla yaptığıma inanıyorum. Keşkeyi sevmiyorum o yüzden keşke dedirtecek hiçbir şey bırakmıyorum. Ben işin mutfağında olmak istiyorum, bu işi yapmak istiyorum. Oy kullanamayacak bile olsalar esnafı ziyaret ettim. Onların takdirini almam benim için çok önemli.

Seçim çalışmalarında 13 yıldır kullandığı cep telefonu numarasını paylaştığını, bunun da samimiyetinin bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Seçim öncesinde de muhtar olduktan sonra da vatandaşın aynı numaradan kendisine ulaşmaya devam edebileceğini söylüyor. 

Ben Ulaşılamayan Bir Muhtar Olmayacağım

Mahalle sakinlerinin bana gece de gündüz de olsa her zaman ulaşabileceklerinin garantisini veriyorum. Geldiler, makamımda beni bulamadılar; rahatlıkla beni telefonla arayıp birinci ağızdan sorunlarını iletebilirler. İnsanlar seçildikten sonra onları bir daha göremezsiniz, onlara ulaşamazsınız dokunamazsınız ama ben öyle olmayacağım. Hatta kapının önüne çıkıp okul saatlerinde beklemeyi bile düşünüyorum.

Seçimden galibiyetle çıkacağınıza inanıyor musunuz? 

Kazanacağıma kesin gözüyle inanıyorum; eminim. En güçlü aday olduğumu düşünüyorum. Sahadaki etkinliğim çok fazla. Eşim de ben de muhasebeciydik, bir büfemiz de var. Esnaf olmanın da verdiği bir şey. Eşim de ben de mülayim insanlarız. Bu işi yapabilecek insanın da tahammülü, mülayim olması gerekiyor. Esnaf olduğumuz için sima olarak da kesinlikle tanınıyoruz, seviliyoruz. Ben bunu sahaya çıktığımda da gördüm. Tek tek evlere gittim. Mahalle kısmında herkese gittim. Açılan on kapının 9’unu ben tanıyorsam 10’u da beni tanıyor; tepkiler çok güzel. Beni tanıyan bir insanın benden başkasına oy verebileceğine inanmıyorum.

Seçim sürecinde 80’e yakın afişinin kesilerek indirildiğini, yerine de sürekli yenilerini astıklarını söylüyor. Bu durumu güçlü bir aday olduğunun bir göstergesi olarak yorumluyor.

13 yıldır yaşadığınızı söylüyorsunuz ama Akevler mahallesini ne kadar tanıyorsunuz?

Bu mahallenin çok kötü olduğu dönemleri biliyorum. Derelerin taştığı, evleri suların bastığı dönemleri biliyorum. Bire bir bu mahallede yaşadığım için bu sorunlar aynı zamanda benim de sorunlarım. Otel inşaatında madde bağımlıları toplanıyor. Okul sorunu var; sağlık ocağı yetersiz. Burada oturan kişiler kokudan çok rahatsız; derenin ıslah edilmesi gerekiyor. 

Kadına şiddetin Türkiye’nin ciddi sorunlarından biri olduğunu düşünüyor ve bunun için de bir şeyler yapmak istediğini dile getiriyor. Kadın seçmenlerin kendisine eşleriyle tartıştıklarında bile yanına geleceklerini söylediklerini aktarıyor.

Diğer muhtar adaylarıyla görüştünüz mü?

Adayların afişlerini gördüğüm anda hepsini aradım, tebrik ettim. Demokratik ortamda olması gereken budur. Herkesten aynı şeyi bekliyorum. Saygı sevgi çerçevesi içinde bu seçimin olmasını istiyorum. Herkesin medeni hakkı, medeni cesaretidir. Bu işi kendisinin layıkıyla yapabileceğine inanıyorsa herkes aday olabilir; ben de saygıyla karşılar tebrik ederim. Ben seçimi kazanırım kaybederim hiç önemli değil; ben insanların sevgisini kazanmışım onu gördüm. Şerefimle onurumla mücadele veriyorum. Kesinlikle kimseye bir iftira da yanlış bir söylemde bulunmaktan kaçınıyorum.

Bir dönem çok tartışılan sitelerden metrobüse ücretsiz servisin kaldırılması olayına da değiniyor; ücretsiz servisin kaldırılmasının bir daha başlatılmayacağı anlamına gelmediğini, bunu isterse tekrar geri getirebileceğini ifade ediyor. 

Kaleyi İçeriden Fethetmeye Çalışıyorum

Kadın olmanız, muhtarlık seçiminde size bir avantaj sağlar mı?

Avantaj sağlayacağını düşünüyorum. Ama bazı erkekler de kadından hizmet almak isterler mi onu bilemiyorum. İnsanların her türlü düşüncesi var. Kimisi der ki ben orada erkek görmek istiyorum. Ama ben herkese açığım. Bir erkek de gelip benimle rahatlıkla konuşabilir, sorununu anlatabilir ama bir kadın bir erkeğe geldiğinde daha rahat olamaz, derinliğine inemez. Ama erkekleri de dışlıyor gibi bir şey olmasın. Kadın erkek ayırmıyorum, biz hepimiz biriz. Ben hepsinin oylarına talibim, hepsinin desteğini istiyorum.

Kadınlar erkeklere göre daha ince ayrıntılara dikkat ederler. Hiçbir adayın sevgililer günü afişini görmedim, ben her yeri donattım. Bu bizim ruhumuzda olan bir şey. Şimdi kadınlar günü afişlerimi bastırdım. Broşürle, gazete haberiyle, sosyal medya ile ben kaleyi içeriden fethetmeye çalışıyorum.

Kadınların her yerde olması konusunda herkes hemfikir. Ama sözde kalmadan bunu gerçekleştirelim. Kadınlar her yerde her işin içinde olsun istiyoruz. Hiçbir Kadının el atıp da yarım bıraktığı bir şey ben bilmiyorum. Şahsen ben öyleyim ve istediğim şeyi hep almışımdır. El atıp da yapmadığım başaramadığım şu ana kadar bir şey olmadı. Olursa bu ilk olacak.

Muhtar seçilirseniz mahalleden ayrışıyor gibi görünen sitelerle ilgili planınız nedir?

Biz bütün sitelerin yöneticileriyle bire bir görüştük, onların sorunlarını isteklerini dinledik. Ne vaat ettiğimi sorduklarında “Şu an vaat ettiğim tek şey sizin istekleriniz, sorunlarınız.” dedim. Seçilirsem hepimiz bir araya geleceğiz. İlk başta site yöneticileriyle görüşerek sorunlara çözüm üreteceğim.

Hiçbir zaman aşağılık kompleksine sahip olmadığını, işlettikleri büfede bardak da yıkadığını, masa da sildiğini, gelen müşterilere çay servisi de yaptığını söylüyor. 

Muhtar olduğunuz takdirde yapacağınız ilk iş ne olacak?

Okulun peşine düşeceğim. Okul gerçekten önemli. Şu an sınıflar 70 kişilik olduğu için insanlar çocuklarını çevre okullara göndermek zorunda kalıyor. Kendi bölgemde okul varken neden ben başka bir yere göndereyim. Bir blokta bir mahalle kadar insan var ve okul yok. Sağlık ve yollar da çok önemli. Ayrıca peyzaja önem vermek istiyorum. Peyzaj çok önemli. Ben süsleyeceğim, daha da güzelleştireceğim. 

Sitelerin muhtarlık seçime ilgisini nasıl bulunuyorsunuz?

Siteler bir yerde bizim elimizi kolumuzu bağlıyor. Sadece posta kutularına asansörlere koyabildik. O kadar afişe rağmen çoğu kişinin haberi yok. Bu yeni mahalle olayı Esenyurt’a has bir şey, şu anda başka bir yerde yok. Ara seçim olacak, bilemiyorum katılım ne olur. 

Anladığım kadarıyla seçime ciddi bir katılım beklemiyorsunuz?

Özellikle sitelerden ciddi bir katılım beklemiyoruz. İnsanlar çalışıyor, bir pazar günleri var, uyumak dinlenmek istiyorlar. Seçim günü sağanak yağış da olacakmış, Ulaşım için araçlar da ayarlayacağım. Habere olan olmayana haber versin. Bana veya bir başkasına oy versin ama katılım olsun. Sitelerden seçime katılsın. 1 kişinin bile gelip oy kullanması benim için çok önemli.

Genel seçim olduğunda bile katılım yoktu. Genel seçim de bile oy kullanmak için vatandaş kalkıp gelmiyorsa bu seçimde benim için niye kalkıp gelsin? Beni tanıyan kesinlikle gelecek ve oyunu bana kullanacak bundan eminim.

Sitelerin tel örgülerini, onlara ulaşmanız adına olumsuz bir etken olarak görüyorsunuz. O halde diğer muhtar adaylarına karşı mücadele verirken aynı zamanda büyük sitelere karşı da bir mücadele içinde olduğunuzu hissediyor musunuz?

Hayır hissetmiyorum. İnsanlar bilinçli, araştırıyor. Ancak katılımı yüksek beklemiyoruz. Ayrıca sırf o siteye güvenerek aday olunuyorsa bu yanlış bir şey. Madem öyle, ben bu mahallede hepsinden eski oturuyorum; hepsinden en tecrübeli benim; buraların sorunlarını baştan beri bilen benim. Eğer o konuda bir yarış başlatılıyorsa ben 1990 yılından beri Esenyurt’tayım.

Ben Sitede Değil Mahallede Oturuyorum!

“Onlar sitede oturuyor ama ben mahallede oturuyorum” dersek doğru olur mu?

E tabi ki, mahalledeki insanlara bire bir ulaşıyorum, daha içindeyim. Benim için herkes aynı değerde ama hitap çok önemli. Ben mahalledeki insanın sıkıntısını da anlayabilecek durumdayım. Seçmenin de sıkıntısını anlayabilecek kapasitede olduğumu biliyorum. Herkesin muhtar olup buradaki insanlara yardımcı olabileceğini düşünmüyorum. Muhtarın buradaki kişilere hitap edebilmesi için belirli bir kalitesinin olması gerekiyor. Oradaki insanlara da hitap edebilmek için onların gözünden bakmak gerekir. Esenyurt’u çamurundan asfaltına kadar bildiğim için ben onları çok iyi anlayabilirim.

Süheyla Karademir’le gerçekleştirilen bu söyleşi sonrası sosyal sorumluluğa dikkat çekmek adına Lösemili Çocuklar Vakfı‘nın (LÖSEV) Bir Tuğla da Sen Koyar mısın? projesine Evren Soyuçok / e-vren günlüğü tarafından bağışta bulunulmuştur. 

lösev

Bu söyleşinin muhtar adayını tanımanızda size yeterli gelmediğini düşünüyorsanız Süheyla Karademir’in Facebook Profili‘ni de inceleyebilirsiniz.

Bir sonraki yazıda diğer muhtar adayı Sevgi Yartaş‘la gerçekleştireceğim söyleşiyi paylaşacağım. Bütün muhtar adaylarına ait söyleşileri {şuradan} okuyabilirsiniz.

Evren’i Sosyal Ağlarda Takip E+

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

3 Yorumlar

  • Yanıtla Cengiz 08 Mart 2015 at 00:00

    süheyla Hanım’ın bn kazanacağına inanıyorum zaten şimdiden tebrık edip başarılarının devamını dilemek istiyorum :)

  • Yanıtla Erkek Adaylardan Biri Muhtar Seçilirse Çok Üzülürüm! – bi' blog e-vren! 02 Mart 2015 at 14:51

    […] Süheyla Hanım da bir kadın ben de bir kadınım; o da bir anne ben de bir anneyim. Ben seçilmezsem, Süheyla hanım seçilirse hiç üzülmeyeceğim. Ama ne Süheyla Hanım ne ben seçilmezsek bir erkek aday muhtar olursa ben çok üzüleceğim. Evet bunu açık ve net söylüyorum: Çok üzüleceğim! Neden çok üzüleceğim? Ben erkeklerin kadınlara fırsat vermesinden yanayım. Önümüzü açsınlar, kadınların neler yapabileceğini görsünler istiyorum. […]

  • Yanıtla Süheyla 01 Mart 2015 at 16:14

    Kadına verilecek en güzel hediye Seçilme Hakkının verilmesidir. 8 Mart dünya kadınlar günü hediyemiz olsun. SÜHEYLA. KARADEMİR.

  • Bir Cevap Yazın