Monthly Archives

Şubat 2013

e-günlük

Paşa!

Bunu daha önce de buralara bir yerlere yazmıştım sanırım. Semih, sürekli ama sürekli derdi ki “İnsanlara anlam yüklemeyeceksin Evren; onları homojen bırakacaksın!”

Ancak ne o beni ne de ben onu hiçbir zaman homojen bırakamadık; üniversite yıllarımızın ve sonrasının en yakın iki dostu olduk. Hayatımızdaki insanlara anlam yüklerken ya da yüklemezken -belki de böyle bir durumun farkında bile olmazken- onlara hitap şeklimizle aslında böylesi bir sınıflandırmaya gittiğimiz de oluyor. Örneğin benim için ‘im takısı her zaman çok kıymetlidir.

Bana Paşa’m diyen tek bir kişi var; daha ağzından Evren’i duymadım; duyduğum gün de aramızdaki her şey biter zaten :) Yalnızca Harun bana “Paşa’m!” derken Turgut hocam da her zaman “Paşa!” der, çok da hoşuma gider. Ama bir başkası bu iki kelimeyi bana karşı kullandığında tüylerim diken diken olabiliyor ;)

188245_535562243150983_1414890610_n

İstanbul’da yeni tanıştığım arkadaşlardan biri de bana sürekli “Paşa” diyor, bu da beni sinirlendiriyor :) Gülüyorum ama aslında bu duruma gerçekten sinirleniyorum ;)

Söz dostluktan açılmışken, dün akşam asker arkadaşlarım Haluk ve Yasin yeni evime ilk kez geldiler. Benim asker arkadaşlarıma duyduğum sevgiyi ve verdiğim değeri çoğu insan bilir. Gece 2’ye kadar süren sohbetimizin ardından bir kez daha anladım ki ben dostlarımla çok zenginim ve İstanbul’da kesinlikle yalnız değilim.

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik

e-günlük, e-vreniyyat

Orada Olduğunuzu Biliyordum

Aldığım her nefesi ve varlığımı önemseyen bir ailem ve dostlarım; diğer tarafta da yazdığım tek bir cümleyi, paylaştığım bir kare fotoğrafı ya da bütünüyle e-vren dünyasını önemseyenler var. Aşağıdaki cümlelerin hikayesi hepimizin e-vren günlüğü’nde tanık olduklarıyla alakalı. Bir sır gibi ama aslında çok ortada.

Evren merhaba,

Üzüldüm demek çok klasik bir ifade olacak biliyorum, ama inan bana hakikaten üzüldüm. Devamını Okuyun