e-vreniyyat

Bu Senin Lisanın, Kullandığın

Atalar 29 harfi bulmuşlar. Sana kâfi gelmiyor. Yüz binlerce kelime üretip bırakmışlar. Sana yetmiyor. Anlatmaya, yürekteki yangını resmetmek için yeterli değil bildiğin hiçbir harf; kullandığın bütün kelimeler. Çünkü bazen insan, tüm insanlığından sıyrılıp varlık ile yokluk arasında gidip geliyor; işte o an’da sahip olduğun hiçbir şey seninle olmuyor.

Hâlâ orada olduğunu biliyorum, çünkü seni orada bıraktılar. O beyaz badanalı  duvarın ve siyah boyalı kapının önünde. O zaman bile bazı şeylerin bu kadar anlık olmasına hayret ediyordun. Şimdi her şey daha da hızla değişiyor. Sevginin, huzurun, öfkenin bu denli gel gitler yaşaması çok yoruyor seni. Biliyorum, çünkü sen anlam veremiyorsun bütün bunlara. Orada öylece durup hayretler içerisinde kalıyorsun.

Fotoğrafı yok ızdırabının, bestesi yok acılarının, cümleleri yok hüzünlerinin. Yazı dili henüz icat edemedi senin içindeki savaşları ifade etmeyi. O adam da artık orada değil. O kadın, tutmuyor elinden. Sanki hep yalnızdın, âdeta tek başına doğdun ve yalnız yürüyorsun.

Korkunç adamlar var, kötü kadınlar. Ama senin dışındaki her yerde onlar sevimli adamlar, iyi kadınlar. Bazen, “ben mi böyle kötü oldum yoksa herkes kötü de bir ben mi görüyorum gerçeği?” diyorsun ya… Sadece senin için yaratılmamış dünyanın sana özel kurgulanmış bir bölümünde biz bütün o soruların cevaplarını okuyabiliyoruz.

Birgün, o hep istediğin ıssızlık seni bulacak. Sessizliğin dile gelecek. Ya o yolda ya o yolun sonunda biri elinden tutacak. Hangisi haklı, hangisi doğru; yanlış neydi, yalan neredeydi bütün gerçekler ortaya çıkacak.  O gün, kendi kitâbene kendi harflerinle kendi dilinde yazacaksın tüm yaşadıklarını. Bizler oradan okuyacağız, okudukça hayran kalacağız. O gün, yeni bir lisan öğrenecek ve yeni bir evren keşfedeceğiz. O yeni dünyada tek bir kural değişmeyecek: Sen, yalnız oldukça insanlık çoğalacak

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

6 Yorumlar

  • Yanıtla Sudiye 11 Ağustos 2011 at 03:34

    “Hala o sokakta duruyorsan buradaki kim,yoksa biz aynı sokakta mı duruyoruz :D” aynı evde mi duruyoruz deseydin keşke anlardım hemen özellikle bana muhalefet olan kardeşimin kim olduğunu Erd :)

    Haksız değilim ki ben Evren’in yazıları çok güzel. Yüreğine sağlık.

  • Yanıtla Birisi 06 Temmuz 2011 at 02:59

    Ne ilginç …
    Bu yazı fotoğraf gibi olmuş.
    Yani sanki yazar eline bir fotoğraf almış, ona bakarak gördüklerini harflendirmiş :)
    Bu yazının tek bir eksiği var!
    Bence bir fotoğraf eklenmeliydi bu yazıya ;)

  • Yanıtla Sudiye 04 Temmuz 2011 at 10:58

    Ama burası E-vren Günlüğü, güzelim yazının altında çocuk gibi tartışıyoruz, zaman kaybı.Bir daha alakasız yorum yok :)Evren hocam sinirlenmiyordur umarım :)

  • Yanıtla Sudiye 04 Temmuz 2011 at 10:46

    Erd/al bey,gündüz de var gece de, üstelik burada olabiliyorsam bu kadar karamsarlık neden:)Bir kaç gece üst üste bu rüyayı görmüştüm, karanlık, etrafındaki insanlara rağmen kimsesizlik.Ki dışarıdaki karanlığa tahammül edememiyorum,rüyalara da inanıyorum, gel de etkilenme :)Edebiyatçı diyorsunuz yetmiyor bir de çırak :))Edebiyatçı başka bir şey, edebiyatçı olan E-vren :)

  • Yanıtla Erd 04 Temmuz 2011 at 00:11

    güzel yazı evren , insanın yüreğinde bu kadar duygu taşıması bunu da yanstabilmesi güzel.Hoş herkes kendince bir anlam çıkarır.Şu karanlıktaki kız da yorumumu okursa karanlık bir vardır birr yoktur.Bazen geceler uzundur bazen de güzdüzler, ama her karanlığın sonrasında yeni bir gün vardır, yeni bir günün sonunda yeni bir karanlık. bu kadar kara-msar olup bütünü kara görmek yanlış.Hala o sokakta duruyorsan buradaki kim,yoksa biz aynı sokakta mı duruyoruz :D Edebiyatçılarla uğraşmak zevklidir,hele çırak seviyesindeyse :D

  • Yanıtla Sudiye 03 Temmuz 2011 at 21:37

    Karanlıklarda yürüyorum, öyle karanlık ki yanımdaki duvarları dokunmadan farkedemiyorum.Bir sokak yürümek o kadar zor geliyor ki; gitmek istediğim, olmak istediğim yere sadece bir sokak var;ama ben gidemiyorum.Karanlık karanlık ben karanlıktan başka bir şey göremiyor muyum,kör de değilim biliyorum.Yalnızım, yalnız bırakılmışlık gibi bile değil sanki hep yalnızdım, bu zaten böyleymiş gibi.Ve biliyorum herkes gelecek geçecek, güneş doğacak batacak ben yine o sokağın başında eskisi gibi duracağım.Kör değilim biliyorum,görecek bir şey yok belki de.

  • Bir Cevap Yazın