Monthly Archives

Temmuz 2011

e-günlük

İlköğretim Çağına Gelen Bir Blog

e-vren günlüğü’nün bugün doğum günü. Gerçek hayatta yaşasaydı Eylül’de İlköğretim 1. sınıfa başlayacaktı. 7. yaşından gün alan e-vren günlüğü, gördük ki 1 nesil büyütmüş ve Türk blogları içerisinde en uzun soluklu kişisel web günlüklerinden biri olmuş ;)

Son bir yılını bazen çok durgun bazen çok hareketli geçirdi e-vren günlüğü. Ziyaretçilerinin ortak kanısı 6. yılında fotoğrafların yazılardan daha ön plana çıkmasıydı. Çektiğim fotoğraflara ağırlık verirken yazılarda kendime ait kişisel fotoğraf neredeyse hiç kullanmadım. Bunda hem 20’li yaşlara veda etmenin bende yarattığı bir değişim hem de özel yaşamımda son bir yıldaki keyifsizlikler etkili oldu. Oysa ben bu kişisel blogun benim yazılarım ve fotoğraflarımla bir e-albüm olması gerektiğine inanıyorum.

Merak edip önemseyenler için şöyle birkaç detaydan daha bahsetmek istiyorum. Devamını Okuyun

e-günlük

Fikrî Tatilin Ardından

Evren’in fincanını küçültelim, evde kahve çabuk bitiyor. diyor bizimkiler ;) Haklılar, bendeki Türk kahvesi sevgisi kıtlık getirir cinsten. Kahve tüketimimi arttıran çalışma hayatıma geri dönme çabalarım neticesinde geldi bu açıklama ;) Elim bir türlü klavyenin tuşlarına gitmese de verdiğim aranın son bulması gerektiğine karar verdim. Yazmam gereken ve biriken pek çok iş var. Ama ağır ve yorucu bir süreçten geçtiğim gerçeğini de düşünerek kendime bu izni gayr-ı resmi olarak verdim. Neyseki freelance patronlarım da bu konuda anlayışlıydılar.

Benim için fikrî tatil biteli henüz birkaç gün oldu.  Öncelikle okunmayı bekleyen kitaplarımı ayırdım. Fotoğraf makalelerimi de okumak üzere sıraya koydum. Sosyal medyadaki hesaplarımla ilgili de radikal bir düzenlemeye gitmeyi planladım. Google Plus‘ı keşfetme sürecindeyim; aslında blog haricinde hiçbir yerde olmamayı istiyordum ama Google Plus sanki daha derli toplu bir sosyal paylaşım imkanı sağlayarak beni ağır bir yükten kurtaracak.

Dersler, işler, fotoğraflar, blog vs dışında zihnimi en çok meşgul eden şeylerden birine daha çok yoğunlaşmaya da başladım. Kardeşimin muhtemelen seneye gerçekleşecek düğünü için pek çok ayrıntıyı netleştirmeye başladım. Geleneksel düğün programının haricinde kalan ilk kısımla ilgili fotoğraflardan, videolara, müziklerden sürprizlere kadar neyin ne olması ve bütün bunların gerçekleştirilme sırasıyla ilgili notlar alıyorum.

Aydın sıcak, hem de çok sıcak. Üşümeyi hiç sevmeyen bir Egeli olarak bu sıcaklardan hiç şikayetçi değilim. Öyle ki serinlemek için içtiğim kolanın içindeki aşırı şeker artık bana çok ağır gelmeye başladı, bunu farkediyorum. Şıpır şıpır terlesem de bilgisayar başında çalışırken çay keyfi yapmaya, üstüne Türk kahvesi içmeye daha da yetmez gibi nescafe ile motivasyonumu arttırmaya devam ediyorum ;) Bir taraftan da Kürk Mantolu Madonna‘yı okuyorum; ben çok sevdim, senin de seveceğini tahmin ediyorum. diyerek doğum günümde bana Melek‘in hediye ettiği Sabahattin Ali‘nin romanı.

Hatta bu yazıyı yazarken diğer bir taraftan da sürekli takip edildiğinden şüphelenen ve bunun için yurt dışına bile kaçmak isteyen Sabahattin Ali’nin Kırklareli taraflarında öldürülüşünün detaylarını merak ediyorum. Usta bir edebiyatçının henüz aydınlatılmamış trajik ölümü hakkında vakti zamanında kimler ne yazmış bakmak gerekiyor.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Evren’in Şahit Olduğu En Huzurlu Tatil Beldesi: Dalyan

Tatil tatil derken Ortaca Dalyan‘daki günlerim sona erdi. Asker arkadaşlarımla birlikte tatil yapma fikrini ortaya atmış ama bu kadar insanı organize etmenin aslında tatilsizliğe sebep olacağını hiç düşünmemiştim ;) Küçük bir krize dönüşen bu yazki tatil planı suya düştü ama neyse ki benim için tatil, Caretta Carettaların muhteşem diyârı Dalyan ile doyumsuz bir rüyaya dönüştü.

İnsanın az insanlığın çok olduğu bir yerlerde huzurlu bir tatil dileğimi Devamını Okuyun

e-günlük

Kendimizi Kandırdığımızı İlk Kez Farketmedim

Bugün, çokça kendimizi kandırdığımızı konuştuk. Bugün derken virgül’ü özellikle koydum ki kendimizi kandırmamızın sadece bugüne has değil her zaman yaptığımız bir şey olduğu ayrımına vardırmak için. Niye cümleyi bu kadar uzatıyorsam? Daha düzgününü yazsam olup bitecek: Kendimizi uzun süredir kandırdığımızı konuştuk.

Bunu ilk önce Harun‘la konuştuk… Bizim balkonda çay içerken konuştuk, yüz yüze… Dedik ki hayatı erteliyoruz. Hatta ben bir ara baya beylik laflar ettim, büyük konuşma dedirten cinslerdendi. Sonra, Aykut‘la konuştuk. Ama telefonda… Onunla da aynı şeyi konuştuk. Hayatı bekletiyoruz, bazı şeyleri erteliyoruz. dedik. Biz bunları pek konuşmuyoruz, her zaman konuştuğumuz şeyler de olabilir aslında. Veya ben farkında değilmişim.

Bir de şu çok ilginç: Aynı çevrede dönüp duruyor bazı olaylar. Mesela birbirini hiç tanımayan iki insan… Biriyle öbüründen bahsediyorsun sonra o bahsettiğinle karşılaşıyorsun ve biribiirnden habersiz bu iki insanla farklı zamanlarda aynı konu üzerine konuşuyorsun. Tuhaf geliyor bana. Facebook’ta ortak arkadaşlar çıkıyor ya. Ne alaka ya deyip şaşırıyorsun ya. İşte böylesi bir durum beni de şartabiliyor mesela.

Ya sen hala niye şaşırıyorsun ki böyle şeylere diyorlar. İnternette yazıyor olunca bir de bayadır yazıyor olunca facebook, twitter delisi gibi mi görünüyorsun anlamadım. Bir gün şu bilgisayarın ekranındaki zeminde yürüyen, harbiden sanal dünyada nefes alan blog yazarları türer mi acaba? Hiç düşünmemiştim; şimdi düşündüm bak. Adam açıyor bilgisayarını, giriyor benim bloga ve ben benim sayfanın üzerine oturmuş kitap okuyorum, uyuyorum, satırlar arasında geziyorum, farenin imleciyle beni gıdıklıyorlar vesaire. Yahu ne biçim olurdu bunlar olabilse ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Avea Müşteri Hizmetlerinin Kontörü Yokmuş

Geçen gün şurada {http://www.evrengunlugu.net/2011/07/03/bedava-kaziklayan-avea/} bahsettiğim şikayetim üzerine AVEA Müşteri Hizmetleri‘nden cep telefonuma mesaj geldi. Mesajda AVEA Müşteri Hizmetlerine ilettiğiniz talebiniz ile ilgili AVEA 500’ü arayınız. yazıyor ;) Nasıl yani? Bari çaldırıp kapatsaydınız, tam olsaydı ;) Ben şikayetimi her kanaldan iletmişim, AVEA çözer veya çözmez. Bizzat kendileri ya ararlar ya da eposta gönderirler. Profesyonel bir şirkette işler böyledir. Koskoca GSM sektöründe müşterisinin şikayetlerinin neticesini, müşterisine kendisini arattırarak bildiren bir başka şirket daha var mıdır? Yoktur! AVEA Müşteri Hizmetleri’nin bu bu geri bildirimi diğer GSM Operatörleri’nin ağzında reklam kokan mesajlara dönüşmesin de ne olsun ;) Alın Şahan Gökbakar‘a ve Şafak Sezer‘e süper bir malzeme işte ;) AVEA Müşteri Hizmetleri’nin müşterilerine kendilerini aramaları için mesaj atması reklamlara konu olmadan bence Turkcell ve Vodafone‘dan bu konuda eğitim desteği alsınlar derim ben ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-vreniyyat

Bu Senin Lisanın, Kullandığın

Atalar 29 harfi bulmuşlar. Sana kâfi gelmiyor. Yüz binlerce kelime üretip bırakmışlar. Sana yetmiyor. Anlatmaya, yürekteki yangını resmetmek için yeterli değil bildiğin hiçbir harf; kullandığın bütün kelimeler. Çünkü bazen insan, tüm insanlığından sıyrılıp varlık ile yokluk arasında gidip geliyor; işte o an’da sahip olduğun hiçbir şey seninle olmuyor.

Hâlâ orada olduğunu biliyorum, çünkü seni orada bıraktılar. O beyaz badanalı  duvarın ve siyah boyalı kapının önünde. O zaman bile bazı şeylerin bu kadar anlık olmasına hayret ediyordun. Şimdi her şey daha da hızla değişiyor. Sevginin, huzurun, öfkenin bu denli gel gitler yaşaması çok yoruyor seni. Biliyorum, çünkü sen anlam veremiyorsun bütün bunlara. Orada öylece durup hayretler içerisinde kalıyorsun.

Fotoğrafı yok ızdırabının, bestesi yok acılarının, cümleleri yok hüzünlerinin. Yazı dili henüz icat edemedi senin içindeki savaşları ifade etmeyi. O adam da artık orada değil. O kadın, tutmuyor elinden. Sanki hep yalnızdın, âdeta tek başına doğdun ve yalnız yürüyorsun.

Korkunç adamlar var, kötü kadınlar. Ama senin dışındaki her yerde onlar sevimli adamlar, iyi kadınlar. Bazen, “ben mi böyle kötü oldum yoksa herkes kötü de bir ben mi görüyorum gerçeği?” diyorsun ya… Sadece senin için yaratılmamış dünyanın sana özel kurgulanmış bir bölümünde biz bütün o soruların cevaplarını okuyabiliyoruz.

Birgün, o hep istediğin ıssızlık seni bulacak. Sessizliğin dile gelecek. Ya o yolda ya o yolun sonunda biri elinden tutacak. Hangisi haklı, hangisi doğru; yanlış neydi, yalan neredeydi bütün gerçekler ortaya çıkacak.  O gün, kendi kitâbene kendi harflerinle kendi dilinde yazacaksın tüm yaşadıklarını. Bizler oradan okuyacağız, okudukça hayran kalacağız. O gün, yeni bir lisan öğrenecek ve yeni bir evren keşfedeceğiz. O yeni dünyada tek bir kural değişmeyecek: Sen, yalnız oldukça insanlık çoğalacak

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

e-günlük

Bedava Kazıklayan AVEA

Bu ayki AVEA faturam kesilmiş ve e-postama gönderilmiş. Facebook‘a 0.facebook’tan giriş AVEA’da ücretsizken ben utanmadan bu ay ki faturamda 7.59 TL’lik GPRS kullanımı gerçekleştirmişim. Çok ilginç ;)

Hemen özür dilemek için AVEA Müşteri Hizmetleri‘ni aradım. Böyle böyle… dedim; Acaba nerede yanlış yaptım? dedim. Müşteri temsilcisi de bana dedi ki Evren bey, facebook’a giriş ücretsiz tamam ama yorum yazmak, mesajlaşmak, onu bunu beğenmek vesaire hepsi ücrete tabi. dedi ;) Ben de AVEA, niye en başından beri bedava olan facebook’ta yazışma yapmanın ücretlendirilmeye başladığını daha önceden haber vermiyor; müşterilerini gizli gizli soyuyor. demek gibi bir patavatsızlık ettim; benim gibi eski bir AVEA’lının edeceği laf mı bu! Çok ayıp attim :(

Turkcell ve Vodafone, rekabete rekabet katmak adına facebook’u bedava kullandırdırırken AVEA’nın akıllılık edip abonelerinin facebook’ta yaptığı her hareketi sessiz sedasız bir şekilde ücretlendirmesi tuhaf bir durum. Hatta tüketici haklarına bile aykırı bir durum. Facebook’u AVEA üzerinden bedava kullanmaya bayılmıyoruz,  girişi de dolaşmayı da çıkışı da ücretlendirsin ama bunu internet sitesinden veya başka yollarla abonelerine mutlaka duyursun. Müşteri hizmetleri ile görüşmeden önce avea.com.tr’nin altını üstünü geitrdim ama sitede facebook kullanımı veya facebook kullanım ücretleri ile ilgili hiçbir bilgilendirmeye rastlamadım.

Müşteri Hizmetleri’nden ve avea.com.tr üzerinden bu konudaki özrümü dile getirdiğim sevgili AVEA, bakalım beni affetiğini dile getiren küçük bir geri bildirimde bulunacak mı ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.