Monthly Archives

Mart 2011

e-günlük

Aşkın 50mm’si

Şubat 2011’de çektiğim yukarıdaki fotoğraf, geçen hafta flickr‘daki arşivimde en çok ziyaret edilen kare olmuştu. Ayakları yerden kesen bu fotoğraf aynı zamanda kardeşim ve nişanlısının adını “DeniZiya” koyduğum çalışmanın son karesiydi. 

Bu çalışmayı yaparken, Aydın‘da fotoğraf çekmek için rahat bir ortam olmadığını ve çevredeki insanların da fotoğraf çekimine pek saygılı olmadığını tecrübe ettik ;) Kalabalık yerlerde ve şehir merkezlerinde fotoğraf çekmeyi sevmemekte haklı olduğumu bir kere daha görmüş olduk :P

Yeni bir hobi edinene kadar beni en çok mutlu eden uğraş fotoğraf. Ve 50 mm f:1.2 alana kadar da tek sevdam 50 mm f:1.8 II objektif ;)

DeniZiya serisinin tamamını {şuradan} görebilirsiniz.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Amasya’yı Ege’ye Taşıyalım!

Benim canım Türkiyem’in her karış toprağına vurgunumdur ama gezip gördüğüm çok az şehri beğenmişimdir. Kardeşimin yemin töreni için geçen hafta ilk kez ziyaret ettiğim Amasya‘yı ben çok sevdim ve Ah Amasya, tek kusurun Ege’ye uzaklığın. dedim ;) Ege’nin insanı Ege’den başka yerde yapamaz. diyenlerdenim ben. Dünyanın merkezi Ege’dir sanki benim için ve bu sebeple pek beğendiğim Amasya’nın bir şekilde Ege’ye kaydırılmasında veyahut şehri tam ortasından ikiye ayıran Yeşilırmak’ın yönünün değiştirilerek Adnan Menderes Bulvarı’nın göbeğinden akmasını talep ediyorum. Büyük ve Küçük Menderes kardeşlerin iznini de almak şartıyla elbette :P

İbrahim, bizim ailenin son askeri. Sayesinde Kayseri‘yi görecekken son dakikada soluğu Amasya’da aldık ve bu kutsal görevin yeminle taçlanan gururunu Amasya Askeriyesinin güler yüzlü ev sahipliğinde tattık.

Bu şehirde en çok kıskandığım özelliklerden biri, kentin ortasından geçen Yeşilırmak. Karadeniz’e dökülen en büyük akarsuyumuz olan Yeşilırmak boyunca bir ressamın fırçasıyla çizilmiş gibi ahşap evler uzanıyor ve her iki yakada da yürüş yolları, park alanları yapılmış. Amasyalılar biz Aydınlılar gibi Devamını Okuyun

e-günlük

Piknik Sezonu

Güzel şey tabi piknik yapmak, pikniği ailecek yapmak, üstelik ızgara da yakmak… Ben yaz çocuğuyum; öyle kardan, soğuktan, kıştan, üşümekten pek haz almam. Gözüm takvimde hep Mart, Nisan aylarındadır. Aydın’da İlkbahar hemen gelir geçer, yaza döner; yeşillikler hemen kurur. O yüzden Aydın’da vakit kaybetmeden piknik sezonunu açmakta fayda vardır ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Ama Ama Ama’sya ;)

Egeli biri olarak 25 Mart Cuma günü ilk kez bir Karadeniz şehrine adım attım. Amasya‘ya hayran olmuş bir şekilde doğduğum topraklara döndüm.

e-vren günlüğü’nün Amasya yolculuğunu facebook üzerinden takip edenler orada gezip görülecek 20’ye yakın öneride bulundu. Çok vaktimiz ve pek enerjimiz yoktu ancak gezebildiğim kadarıyla Amasya yaşanılası bir şehir.

30 saati bulan bir yolculuk sonunda çok yorgunum. 200’den fazla fotoğraf çekmişim.  Amasya’ya dair daha derli toplu bir yazı için biraz zamana ihtiyacım var ;) Şimdi uyuyacak olmanın ve uyanınca da baharın ilk pikniğini yapacak olmanın heyecanı içerisindeyim.

evrengunlugu.net;

 2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-vreniyyat

Dur!up Düşün!düm

Uzun zamandır yapmadığım şeylerden birini yaptım: Durup Düşündüm.

Bir süredir Dr. House‘u seyretmeyi, 46 Dergisinin yeni sayısını almayı, frizby oynamayı ve hatta bir yıl boyunca dört gözle bekleyip de çıkar çıkmaz aldığım YKY Şiir Yıllığını okumayı ertelediğim gibi Durup Düşünmeyi de erteliyordum. Parmağım denklanşöre gitmiyordu. Elim kaleme uzandığında da hep başka şeyler yazıyordu ve bunlar için harcadığım zamandan memnun olmuyordum.

En son, kitaplarla dolu bir yerden nefes almak için çıktığımda denk geldiğim kendini bilmez birinin sözleri üzerine düşündüm. Sandığımdan da kısa sürdü düşünmem. Halbuki  üzerinde bu kadar az durmuş olmama şaşırdım. Bir grup insanı karşısına toplayıp onlara hitaben konuşurken aslında bana mesajlar gönderen adamın o anlamsız tavrı üzerine bile daha çok düşünmüştüm.

İnsanın en zor yaptığı şeylerden biri midir, karşısına geçip kendisini tepeden tırnağa süzmek, süzerken de kendisi hakkında etraflıca düşünmek? Bana kim kendisini dipten tırnağa fotoğraflayabilir veya ben boylu boyunca kendimi acımasızca eleştiren sayfalarca bir yazıyı ne kadar tarafsız yazabilirim?

Durmamak gerek ama elbette düşünmek şart. Hele ki başkalarını bırakıp kendimiz hakkında düşünmek gerek!

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

evrengunlugu.net;

 2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.