Monthly Archives

Kasım 2010

e-günlük

Bakmazsan Göremezsin

e-vren günlüğü’nün MisAfiR KaLeM{LeR}inden sevgili Elvan, 4 yıl aradan sonra bu kez fotoğraflarıyla konuğum. 27 Kasım’da kendisiyle bir fotoğraf çekimi gerçekleştirdik. Fotoğrafların tümüne {buradan} ulaşabilirsiniz ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Yine Bir KPSS Sonrası

Bugün KPSS’ye giren öğrencilerim Meftune, Mehmet, Murat, Mustafa ve Hüseyin‘le sınav çıkışı bir araya geldik. Onur mu? O, tamamen korsan ;) Lise mezunları için son kez yapılan sınav soruları genellikle kolaymış ki benim öğrencilerime her türlü soru kolay ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Marmaris

Bugün Aykut‘la beraber Marmaris‘teydim. İlk kez gittiğim Marmaris’te çoğunluğun bisiklet ve motorbisiklet biniyor olmaları hem çok hoşuma gitti hem de beni çok şaşırttı. Sevdim seni Marmaris ;)

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

Ve Testere Efsanesi Biter

Yıllar önce keşfettiğim Testere serisinin “final” olarak çekilen yedincisini seyretmek için bugün sinemadaydık. Her seferinde korkup gözlerimi kapatarak seyrettiğim -ama inatla seyrettiğim- Testere’nin finaline gitmeden günler öncesinden kendime söz vermiştim: Her bir saniyesini sey-re-de-ce-ğim! Öyle de oldu, üstelik 3D teknolojisiyle üzerime fırlayan kan, et, tahta parçalarına rağmen ;)

Testere 7, açıkçası bende hayal kırıklığına sebep oldu. Final olunca şiddetin ve iğrençliğin dozu artacak, artık ipler iyice kopacak ve bütün düğümler çözülecek sanıyordum. Ama öyle olmadı. Hatta biz size final dedik ama 8. seriyi çekmeye şimdiden başladık dedirten bir sonla veda etti SAW, beyaz perdeye ;) Her zamanki gibi seri katilimizin yeni bir elemanı daha olaya el attı, bir sürü soru işareti ve havada kalan konularla bitmeyecek bir serüvenin fitilini ateşledi. Önceki testere yazılarımda da yazmıştım, şimdi de yazayım: Bu Testere serisi bitmek bilmez, 8.sini çekmezlerse neciyim ;)

Bu arada, ilk kez 3D gözlükle film seyretmiş olduğumu da buraya not ediyorum. {Yalnız, sinema çıkışında gözlükleri geri almalarını çok basit bir davranış olarak buldum. Oysa biz onu güneş gözlüğü olarak kullanıp eşe dosta hava atacaktık.} Üç boyutlu film seyretmek harika bir tecrübe. Ancak bu tecrübeyi alt yazısız bir filmle daha harika bir hale getirebiliriz çünkü yazıları okumak zor, hatta son derece göz yorucu. Sinemadan çıkıp tek boyutlu gerçek dünyaya geri döndüğümde gözlerimin ağrıdığını ve neredeyse bütün bir gece bilgisayarın başında çalışmışım gibi tuhaf bir yorgunluk hissettiğimi söyleyebilirim.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük, e-vreniyyat

GÜÇ

Bunu kaç kez yaşadım, bilmiyorum. Boş verdim, hiç de önemli değil. Aylar sonraki ilk buluşmada yüzünü omzuma kapatıp hüngür hüngür ağlamaya başladığın o an “senin için her şeyin bittiğini” sanmıştım. Yaşam alanımın tam göbeğinde, hayatın koşuşturmacasındaki onlarca göz bize bakıyordu.

Yirmili yaşlarımın sonlarındayım. Annem altmışlı yaşlarında. Ama ben hâlâ daha annemi güçlü görmek isterim. Yılların bunca yorgunluğuna rağmen hakkı olmasına rağmen kimi zamanki zayıflıklarına, ağlamalarına tahammül edemem. Hal böyleyken küçücük bir çocuğun anne veya babasını ne kadar güçlü görmek isteyeceğini, onları çökmüş bir halde görünce de yaşayacaklarını sen benden daha iyi biliyorsundur.

Allah kuluna “en beterini”, “biraz daha az beterinden” önce yaşatmaz. Veya ben buna inanmak istiyorum. “Her şeyimi kaybettim” derken insan, aslında gerçekten her şeyini kaybettiğinde bunu hangi cümlelerle ifade edecek peki?

Dostum! Hayatının en kötü günlerinden birini yaşadığını düşündüğün an soluğu yanımda alıp Huzur’a benimle birlikte çıktığın için teşekkür ederim, inan çok mutluyum. Ben sevdiklerimin zayıflıklarını görmek istemeyen bencillikte bir adamım. Dostlarım ve ailem güçlü oldukça güçlü olabilen saçma biriyim de aynı zamanda. Bir daha ki sefere “her şeyini gerçekten kaybettiğin o an” beraber ağlıyor olacağız ve bizi kimse teselli edemeyecek. Ay’ın bir yüzü üç gün karanlıktaysa diğer üç günü mutlaka aydınlıktır. Biliyorum, şu an aydınlık yüreğin.

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-vreniyyat

KİR

Kocaman arabaları olan küçücük adamlar tanıyorum; büsbüyük evleri olan minnacık kadınlar…

Zengin gibi görünen fakirler biliyorum; kendini mutlu gibi gösteren mutsuzlar…

Anlıyorum, büyüklendikçe küçülüyor; çok güldükçe ağlıyor; sahip oldukça kaybediyor; kalabalıklaştıkça yalnızlaşıyor insan.

Ve çok az insan göründüğü gibi yaşıyor, görüyorum.

Birkaçımız zannedildiğimiz gibiyiz. Kirliyiz, aslında hangimiz tertemiziz. Temiz kalmaya çalıştıkça kirleniyoruz. Birçoğumuz temiz zannedildiğimiz için kirletiliyoruz.

KİR, Türk bloglarında ilk kez e-vren günlüğü’nden önce haliselciman.com’da yayımlanmıştı.

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

e-günlük

İlk Kez Bir Yazı “Önce Başka Blogda”

e-vreniyyat kategorisine girecek yeni bir yazı üzerinde gidip geliyordum. Yaklaşık 2 ayın sonunda son noktasını koyduğum ve KİR adını verdiğim o yazı, o yazıya özel fotoğrafla birlikte Türk bloglarında ilk defa bir başka blogta yayımlandı.

Söz konusu yazıya Halis Elciman ev sahipliği yapıyor. Buyrun.

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.