e-günlük

e-vren Anlık Monologları

@Geleneksellikten ödün vermeyen birinin biraz da sert olsun diye Nescafe’ye bir tutam Türk kahvesi karıştırması çok mantıksız mı? {20.04.2011; Balkonda Nescafe içerken}

@Evde yengeç besleme konusunda içimde acayip bir heves peyda oldu. {18.04.2011; kütüphane}

@Hiç araba merakım yokken Volkswagen’in Sarı Tosbağa modeline deli gibi sahip olma arzusuna kapılmam ve bari oyuncağıyla idare edeyim diyerek oyuncakçı oyuncakçı dolaşmam çok sağlıklı bir durum mu bilemedim. {17.04.2011; Sarı Vosvos oyuncak araba bulamadan eve dönerken}

@Facebook, MSN Messenger vb şifrelerini sevgililerine veren ve sevgililerinin bu sanal hesaplarına girip bir de üstüne onunla bununla sohbet edenlere çok ama çok sinir olduğumu farkettim :/ {14.04.2011; Bilgisayarımın başında facebook’ta çevrimiçi iken}

@Kendimi ait hissedemediğim bir dünyada yer alabilmek için anlamsız bir savaş veriyorum. Ne aptalca! {23.03.2011; kütüphane}

@444 00 00, Ziraat Bankası’nın Müşteri Hizmetleri numarasıymış, çok hoşuma gitti. On milyon yıldır ben bunu niye görmemişim :P {08.04.2011; Ziya arayıp Ziraat Bankası Müşteri Hizmetleri numarasını istediğinde bankamatik kartımın arkasını çevirip baktığımda}

@“Hayatımda bir şey eksik, bir şey eksik ama ne eksik?” diye 29 yıldır düşünür dururken az önce neyin eksik olduğunu keşfettim: Benim hiç Kızılderili arkadaşım yok! {18.03.2011; evde}

@Aydın’daki öğrenciler test şıklarını söylerken “A” şıkkı için niçin Aydın demez de Adana der anlamıyorum ;) {19.10.2010; 17.30; Yöntem Teknik dersi}

@Havalar bulutlanmaya başlayınca farkettim ki artık bulutlara dakikalarca bakıp onları farklı şeylere benzetmeye çalışmıyorum :( {08.10.2010; 12.33}

@“Hayır” anlamında “yok” kelimesini kullanmaktan bir an evvel kurtulmalıyım, nasıl nereden dilime yerleşti bu bilmiyorum. “Yok, yemek yemeyeceğim; yok, ben gelmeyeyim.” Bu ne yahu! {13.09.2010; 03.18}

@İnternette arayıp da bulamayacağım kimse yok.” iddiamı geçen gün yine kanıtladım. Ama bugüne kadar sadece iki kişinin sanal alemde izine rastlayamadım. :/ {26.08.2010; 06.01}

@Anayasa değişikliği paketi referandumu öncesi öğrenim ve katkı kredisi geri ödemelerine af gelse de bu af Hayır’lara vesile olsa olmuyor mu :P {26.08.2010; 04.00; alakasız bir yer}

 

@Sabahları Müge Anlı’nın sesiyle uyanmayı özlemişim. (yalan!) Cinayetleri bir kenara bırakıp KPSS 2010 kopyacılarını ortaya çıkartırsa mesleki kariyerinde zirve yapacağına eminim ;) {24.08.2010; 14.00}

@Ramazan günü “niyetli misin?” diye soruyor; “sen niyetli değil misin yoksa!” diyesim geliyor. Demiyorum. {21.08.2010; 18.00}

@Coco Cola sanarak hayatımda ilk kez Cola Turka içtim. Olay anında bilincim yerindeydi ama balkonda karanlıktaydım ;) {18.08.2010; 00.30}

@Teselli etmek için teselli edilecek durumda olmamak gerekiyor. {17.08.2010; 01.00}

 

@Kahve fincanının kulpunun olmadığını sanıp sonradan var olduğunu farketmeyi hayatımdaki bazı şeylerle ilişkilendirdim. {16.08.2010; 23.50; balkon}

@Bir an beynim durdu. “Değmek” mi yoksa “deymek” mi yazılıyordu diye karıştırdım ;) Yaşasın “değmek”! {16.08.2010; 22.00}

@Kaç kişinin iftara dakikalar kala balkonda umarsızca akşam yemeği yiyen veya başka bir balkonda gece vakti yüksek sesle televizyon seyreden komşuları vardır? {16.08.2010; 20.00; balkon}

@Başkalarının yaptıklarıyla ilgilenmeye kendimizi alıştırınca asıl ilgilenmemiz gerekenleri unutabiliyoruz. {15.08.2010; 22.00}

@Kolayı bardağa koyarken köpürüyor, o köpüğü içmeyi çok seviyorum. Sadece kolanın köpüğü satılsa alırım. {14.08.2010; 23.00; mutfak}

@Sanırım şu an, e-vren günlüğü tarihinde “en çok okunan ve en çok yorum alan yazı” için ilk cümleyi yazıyorum ;) {13.08.2010; 15.17}

evrengunlugu.net

2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

6 Yorumlar

  • Yanıtla umar türkoğlu 28 Nisan 2011 at 20:38

    Sarı tosba bulamadıysan bende mavisi var yollayabilirim.

    • Yanıtla evrengunlugu 28 Nisan 2011 at 20:40

      @Umarcım, internetten nihayet bulabildim. Hatta siyah rengiyle birlikte sipariş ettim ve geçen hafta elime geçti. Çok teşekkür ediyorum ;)

  • Yanıtla Birisi 20 Nisan 2011 at 20:46

    Çok eğlenceli, bir ara ben de böyle birşey yazacağım kesinlikle.

    Yalnız bir kaçına dokanacam:D

    Geleneksellik adına, hadi nescafeye türk kahvesi kattınız diyelim,o zaman kolaya da gül suyu katmalısınız:D

    Evde yengeç beslemek mi? :D
    Ne ulu bir hayvenat sevgisi bu.
    Ben değil beslemek, yakınımda yamacımda görsem , yalın ayak ekvatora kadar koşarım :)

    Değmek -deymek?
    Buna çok sevindim niyesini bilmiyorum, ama sevindim:D

    Kızılderili bir arkadaş …
    Ben hiç kızılderili birinin eksikliği hissetmedim, ama bir italyan arkadaşın eksikliğini fena hissediyorum!!! Sergio ,Roberto, Pio olabilir.

    “Se vuoi?”

    Köpüksüz kola kolalıktan çıkmış demektir zaten. Ne edelim meyan şerbetini?

    Teselli etmek için teselli edilecek durumda olmamak gerekiyor. Bu harika bir tespit…

  • Yanıtla Fadime 11 Ocak 2011 at 11:34

    geç okudum ama yazmadan edemedim :)
    Ben de hep neden “lüleburgaz”dan daha kısa bir kelime bulmamışlar diye düşünürdüm ama geçenlerde başka bir konuyu öğrenmek için TDK sitesinde gezerken bu bilgiyle karşılaştım (Adana memleketim olunca onu pek merak etmemişim:)):

    http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF972A041C6D30ED2E

  • Yanıtla meftune 02 Kasım 2010 at 14:01

    DEĞMEK hocam DEĞMEKK:))

  • Yanıtla sultan 01 Ekim 2010 at 22:00

    Eğlenceli bir yazı olmuş:D Paylaşımlarının altında beğen tuşu olsaydı keşke:D Nasıl da alışıyor insan kolaya.

  • Bir Cevap Yazın