]fh[ fotoğrafhikayeleri

Aşk’tan Yumurta

]fh[ fotoğrafhikayeleri {Nisan ‘10}

Son dönemde beni en iyi yansıtan fotoğraf bu diye düşündüm; oysa çekerken hiç böyle hesap etmemiştim. Ah yumurta, meğer sen yalnızca bir yumurta değilmişsin.

Sıradan bir yumurta bile olsa –tıpkı fotoğraftaki boş kısım gibi– yanındaki yumurtaların gidiş gelişlerine şahitlik eder. Burada dramatik olan giden yumurtaların yerlerine geri dönememesidir. Her gidenin yeri ya boş kalır ya da bir yenisiyle canlanır.

Ben demiyorum, Özdemir ASAF yazıyor:

Bana öyle geliyor,

Bütün oyunlar gerçek.

Yalnız şimdi bırakıp giden değil,

Bir başkası gelecek.*

Başkalarının aşklarını yaşayınca tat almıyor insan. Haydi, kendi adıma konuşayım: Başkalarının aşklarını tadınca yaşayamıyorum ben kendi aşkımı. Ah bir de kendi içimde yaşattığım ve karşımdakine yansıtmaya çalıştığım sorgulandıkça, ruhumda ağır bir acı hissediyorum.

Söylediklerine göre bendeki aşk –kimisine göre de bana uygun sevgili- yaratılmamış henüz yer yüzünde. Ben de bundan yola çıkarak “yalnız yaşayan biri olmaya” mahkum olduğuma kanaat getirdim. Aşkı ben bir başıma yaşamalı, kendi kendime onun keyfini sürmeliyim. Bunda bir bencillik yok; iki tekerlek olsa da bende, tek bir direksiyon var ve de tek bir koltuk…

Başka bir aşkın adını telaffuz ederken aslında hep aynı aşkı anıyordum. Bir kızıl sevda masalında takılıp kalmış gönlümün sevda takvimi. Evren dünyasından gelip geçen isimler, sesler, silüetler değişse de gönlümdeki aşk hiç değişmiyor. Oysa farkındayım; bugün bir kızıl sevda masalının kahramanı da çıkıp gelse kabul etmeyeceğim onu. Çünkü çok iyi özümsedim ki ben yıllar önce yüreğimde tat bırakmış o sevdayı yine eski tadıyla hatırlamak istiyorum.

Acı ama acı da olsa yumurta işte! Ah sıradan gibi görünen aşk’tan yumurta! Neler de söylettin bana!

Dip(siz) not: Yazının orijinali bu değil. Özdemir Asaf’ın Oyun şiirinden yukarıdaki kısmı alıntılamak için dakikalarca o şiiri aradım. Üç kitap değiştirdim, iki saat üzerinde çalıştım. Yumurtalar beş tane. Hala buz dolabındalar. Beş yumurtayı çekmek 1 saat. Raf ömürlerini bilmiyorum.

*Özdemir Asaf – Oyun

**Yumurta serisi’nin diğer kareleri: http://www.flickr.com/photos/evrengunlugu/tags/yumurta/

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyasına 5 TL’lik bağışta bulunun.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

4 Yorumlar

  • Yanıtla Sudiye 11 Aralık 2011 at 19:03

    Fotoğrafa bakarken benim yüzümde o sıradan olmayan yumurtanın ki gibi oluyor.Hikâyesini okuyunca daha bir hüzünleniyorum.Elime silgi, kalem alıp yüzünü değiştireyim, gülümseyen bir yumurta olsun istiyorum :)Bazen çok duygusal görünüyorsun.

  • Yanıtla İsmail Emre 12 Nisan 2010 at 12:05

    Sohbet ederken bahsetmiştin yumurtalardan. Bu kadarını beklememiştim. “Ah yumurta, meğer sen yalnızca bir yumurta değilmişsin.” Sanırım benim de tam buraya bir cümle eklemem gerekecek: “Ah Evren, meğer sen yalnızca bir öğretmen değilmişsin.” Hoş, bunu yeni anladığım zannedilmesin. Sırf uyaklı olsun diye yazdım bunu. :) Zaten Evren’in evrenliği herkesçe aşikâr.

  • Yanıtla Nef'i 11 Nisan 2010 at 18:07

    fotoğraf hikayelerini Özlemişim. konuysa tek kelimeyle BENİM GERÇEKim

  • Yanıtla Halis 08 Nisan 2010 at 09:52

    Bugün bir sevda masalının kahramanı çıkıp gelse ve sen de kabul etsen, yıllar önce yüreğinde tat bırakmış o sevdaya ulaşamazsın. İçinde besleyip büyüttüğün aşk, imkansızlığın aşkı, O’na kavuşma aşkıdır. Bu tabi benim hislerim… :)

  • Bir Cevap Yazın