
{Ocak ‘10 Gönüllü MisAfiR KaLeM Yazısıdır.}
Tebdil-i mekandaki ferahlık kaç gün sürer ya da insanın cehennemini de beraberinde götürdüğünü anlaması için kaç gün geçmelidir?
Herhangi bir sebepten dolayı bir mekandan, bir şehirden hatta bir evden soğuyunca insan; en kolayı “tebdil-i mekanda ferahlık vardır” sözüne inanıp uzaklaşmak, gitmek kimine göre de kaçmak oluyor. Önce “uzaklaşmalıyım birazlar” , “gidiyorum”a dönüşüyor. Gidiyorumlara bir bakıyorsunuz “kaçmak” oluvermiş çoktan…
Yüreğini ferahlatmak adına mekanlardan, şehirlerden vazgeçince bir süre yeni olana takılıyor göz, yürek. İşte “ferahlık”… Sonra soğuyor yine renkler… Tanıdık bir hal alıyor herşey. Yakaladım dediğin ferahlığı ararken, unutmaya çalıştığın cehennemini tutuveriyorsun. Halbuki kaçtığın yerde bırakmamış mıydın kendi kişisel cehennemini? Sadece bunun için kaçmamış mıydın? Sırf cehennemini ardında bırakmak için onca güzel şeyden vazgeçmemiş miydin?
İnsan kendi cehenneminin ateşini söndürmeden hiçbir kaçış ferahlık getirmiyormuş. Çünkü insan kendi cehennemini yüreğinde taşıyormuş. Bu yüzden bütün kaçışlar yerinde saymakmış. (Ve bunlar tecrübeyle sabitmiş…)
evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği‘nin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir.TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası”na 5 TL’lik bağışta bulunun.













Şubat 6th, 2010 at 17:17
Yazımı yayınlayan sevgili Evren’e ve yorum yapan arkadaşlara çok teşekkür ederim.
Umar arkadaş Evren’in dünyasında varolabilmekten bahsetmiş.. Bunun gerçekten mutluluk verici olduğunu eklemeliyim. Sevgiyle kalın..
Ocak 27th, 2010 at 01:24
Tezer Özlü: “Gittiğini sanan, delidir.” der. Gideriz çok zaman. Dönmemecesine gideriz; ama geride bıraktıklarımızın bizim yaşamımızın geri kalanını dolduracağını bilmeden gideriz. Aslında gittiğimizi zannederiz; ama hiç gitmeyiz, gidişleri beceremeyiz. Boyut değiştirmektir, şehir değiştirmektir ya da kişi değiştirmektir kimileyin gidişlerin adı; ama bir kez daha dikkatli bakın: Giden hiçbir zaman biz değilizdir.
Ocak 27th, 2010 at 01:01
İnsan düşüncelerini de beraberinde götürdüğü sürece gittiği mekanın bir önemi kalmıyor:)
Ocak 26th, 2010 at 23:09
Eğer kendi cehennemini oluşturan şeylerin farkındaysan ve onları dizginleyebiliyorsan gittiğin yerlere cehennemi taşımassın.Ama bu çok zordur ve neredeyse imkansızdır.
Kainatın varoluşundan bu yana süregelen bu duruma sadece peygamberler muvaffakiyet göstermiştir.
Bize cennetin ne şekilde vaat edildiği bu kadar aşikarken biz Adem’in düştüğü o ilk hata gibi yasaklı elmanın tadına doyamıyoruz.
kendi elmalarımızın farkında olmalıyız…
Benim için PARA,HIRS,MEVKİ,DÜNYEVİ ZEVKLER,vs vs vs çoğaltılabilir.
Bunlardan vazgeçmek ve saf olabilmek o kadar zorki gelde çık işin içinden.
Ayrıca tebrik ederim.Evrenin süzgeçine takılıp misafir kalem olabildiğin için…Çok zordur evren dünyasında var olabilmek :)