e-günlük

Kimi Kimin Evinden Kovuyorsun!

Dün ilk teravih, bugün de ilk sahur ve  ilk iftar derken 2009 Ramazanının ilk gününü geride bıraktık.

İftar yemeğinden önce suya saldırdım. Ekmek bile yeme ihtiyacı duymadım. 10 yıldan fazla sürecek yaz Ramazanlarında açlıktan ziyade susuzluk sınavı vereceğiz :)

Dün gece ve bugün itibariyle e-vren günlüğü’nün oto-sansür mekanizmasını devreye soktum. Ayrıca blogun irtibatlı iki sitesiyle koordinasyonunda güvenlik düğümleri attım. Birkaç noktada akıllı ve güvenli ziyaretçi ara yüzünü aktif hale getirdim. Beşinci yılda böyle önlemleri almak artık gerekliydi.

Akşamüzerine doğru 3 öğrencimi ders çıkışı dershanelerinden aldım. Biraz yürüdük ve oturup sohbet ettik. Hayatımda son dönemde baş döndüren ama bir o kadar da ağır aksak ilerleyen gelişmelerin bunaltıcı etkisinden kurtulmayı öğrencilerimle başbaşa vakit geçirmekte aradım. Onların hayat dolu, bitmek bilmez enerjileriyle kendime geldim.

Bugün teravih namazında birkaç çocuğun camiden kovulduğuna şahit oldum; hem de bu akşam namazı başkasına devreden ama aslında o caminin kadrolu görevlisi olan imam tarafından. Cuma namazlarında efendi, ağır başlı sandığım adam gülen, gürültü yapan üst balkondaki çocukların karşısında bir anda canavara dönüştü. {Bu arada cumartesi ulaşamazsam pazartesi günü mutlaka müftülüğü arayıp bu rahatsız edici durumu dile getireceğim.}

Gençlerin dine uzak olduğundan, camiye gitmediğinden, namaz bilgisinden yoksun olmasından şikayet eden amcalarımız; bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Daha iki gün öncesine kadar koca camide  yatsı namazlarını 5-10 yaşlı amca halinde huşu (!) içerisinde kılarken çocuk cıvıltıları arasında teravih namazını kılıyor olmak maneviyatınızı mı zedeledi! Yıllardır ama yıllardır, sadece bu camide değil çoğu camide yaşanıyor bu “çocuk kovma” olayları.

Oysa çocukların çoğu teravih namazılarına, Kur’an kursuna gitmekten daha büyük zevkle gidiyorlar. Ayrıca son yıllarda çocukları Kur’an Kurslarına ısındırabilmek adına (çok da takdir ettiğim) farklı projelere girişen Diyanet’in bazı imamları bütün bu sempatikçi yaklaşıma gölge düşürüyorlar. Yazın çikolatayla, dondurmayla ve farklı drama oyunlarıyla camiye ısındırılan çocukların onlarca insanın gözü önünde teravih namazlarından  azarlanarak kovulması hangi mantığa sığar?

Camiler Allah’ın kutsal mabedidir; 70 yaşına gelmiş ve ön safları zapteden dedelerin tapulu mekanı değil! 7 yaşındaki çocuğun da en az 70 yaşındaki dede  kadar o camiden istifade etme hakkı vardır. Camilerden çocuk kovan, kovulmasına göz yuman, cuma hutbelerinde ya da teravih namazları öncesi çocuklara hoş görülü davranın, bırakın gülsünler; yeterki caminin atmosferini solusunlar demekten yoksun ey birkaç İmamcık! Söyler misiniz, neden doktor, öğretmen, avukat olmak isteyen çocukların yanında en azından 1 çocuğa “ben de büyüyünce imam olmak istiyorum” dedirtebilecek örnek bir şahsiyet sergilemediniz yıllardır?

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası”na 5 TL’lik bağışta bulunun.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

3 Yorumlar

  • Yanıtla kayhanovic 23 Ağustos 2009 at 04:21

    Ben cami için de corapları birleştirip mac yapıyordum. Cocuğum aklım neye ererki. Hocanın kıldığı yeri kale yapardık. Tabiki de güldüm, eğlendim. Önümdeki adama bakıp, bakıp namaz kıldım. Camilere böyle alıstım. 70 yasına gelince Allah aklına gelenler bence cocukların camilerde itişip oynasmasına karsı cıkarlar. Ne malum onlar gibi cocukluk dönemi yasamadıkları!

    Tamam 20 tane cocuk konustumu cok uğultu oluyor ama onu da caminin imamı belli bir uslupla cocuklar cocuklar diyip usulen uyarabilir. Cami den kovmak bilmiyorum günah olsa gerek.

  • Yanıtla kalderavolkan 22 Ağustos 2009 at 13:49

    Bu yaz benim oğluşum da büyük keyifle gitti yaz kursuna, oysa geçen sene ne çok üzülmüştüm. Fazlasıyla sert ve anlayışsız olduğunu söylediği hocası sebebiyle 2. haftasında bırakmıştı kursu :(

    Çocuklarla, geleceğin temel taşlarıyla ilgilenilen mesleklerde hoşgörünün ve sevginin ne denli önemli olduğunu hemen her gün bir kez daha görüyoruz.

  • Yanıtla fz 22 Ağustos 2009 at 00:04

    Haklısın, geçenlerde okulun bahçesinde bir grup çocuk cami imamıyla birlikte maç yapıyorlardı… Çok takdir ettim kendisini, sonra da hep birlikte biyere gittiler belki bi pastaneye dondurma yemeye belki başka bir yere… Hepsi de camiye Kuran öğrenmeye gelen çocuklarmış… Bravo dedim adama böyleleri de varmış demek, çocuklar çevresinde dört dönüyorlardı “hocam hocam” diye

  • Bir Cevap Yazın